Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bilimin popstarları aranıyor!

"Bilim dünyasının Cem Yılmazları, stand up'çıları, popstarları aranıyor bu yarışmada." Dr. Miraç Özer, British Council ile ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen "FameLab-Bilim Elçileri Yarışması"nı anlattı...

AYLİN VARON

Popstar, rockstar, dansstar, buz dansstar, alaturkastar... Her şeyin starı oluyor da, neden bilimin de bir starı olmasın? Düşünsenize sahnede elektrogitarıyla çılgın sololar atan bir fizik profesörü duruyor ya da bir doktor veya genetik mühendisi... Bir yandan Rolling Stones'un efsanevi şarkısı "I Can't Get No Satisfaction"ını söylerken, bir yandan en komik anekdotlarla ses dalgalarının nasıl yayıldığını ve ses armonisinin fiziğini anlatıyor.
Alın size üç dakikalık çılgın bir sunumla "Saturday Night Live"ın komedyenlerine taş çıkartan bilimsel bir stand up gösterisi. Kafanızda o sıkıcı, kalın gözlüklü, asosyal bilim adamı imajıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bambaşka bir görüntü oluştu değil mi?
Bu görüntünün çok benzeri ve daha fazlasına yakında Abbas Güçlü'nün Kanal D'de yayımlanan programı "Genç Bakış"ta rastlarsanız sakın şaşırmayın. Siz "Karşı dağlarda karlar bitti, ah şu küresel ısınma nelere kadirdi" diye sızlanırken, genç ve donanımlı bir bilim adamı şakalar, hikayeler ve maketlerle üç dakika içerisinde anlatabilir size şu küresel ısınmanın gerçekten nasıl işlediğini... Ya da yaşlanmanın genetik düzeyde nasıl gerçekleştiğini, nanoteknolojiyi, kuş gribinin vücudumuzu nasıl etkilediğini...
Bunu yapacak olanlar çok yakında gerçekleştirilecek olan "FameLab-Bilim Elçileri Yarışması"nda finale kalan bilimin genç yetenekleri...
Bilimin popstarlarını keşfetmek amacıyla bu projenin İngiltere'den Türkiye'ye gelmesine ön ayak olan British Council Bilim Programları Müdürü Dr. Miraç Özer "FameLab"i anlatıyor...

"FameLab-Bilim Elçileri Yarışması" nedir?
Müspet bilim ve mühendislik alanlarında çalışan kişiler genelde halk tarafından anlaşılamamaktan şikayet eder. Bu yarışma kendi alanlarındaki heyecanlarını paylaşmak isteyen bilim insanlarını halkla kaynaştırmayı ve halka bilimi sevdirmeyi amaçlıyor. İngiltere'de 2005 ve 2006 yıllarında Cheltenham Bilim Festivali kapsamında iki kez düzenlendi bu yarışma. British Council ile ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi işbirliğiyle bu yıl ilk kez Türkiye'de de gerçekleştiriliyor.
Bu projenin içinde yer aldığı büyük şemsiyenin adı "Bilim Güzeldir" projesi. Burada amaç bilimi popülarize etmek, toplumda bilimsel konularda farkındalık düzeyini artırmak, toplumun bilimsel ve teknolojik konulara olan ilgisini yükseltmek, bilimi sevdirmek ve gündelik yaşamda kullanımını artırmak. Bir de daha çok genci bilimi kariyer olarak seçmeye teşvik etmek. Bunun en iyi yollarından biri yurtdışında popüler olan bilim iletişimi sektörünü Türkiye'ye kazandırmak. Bu yarışma bunun ilk adımı olabilir.

Yarışmacılardan ne bekleniyor?
Katılımcılardan, ileri düzeyde bilgi sahibi olduklarına inandıkları bilimsel bir konuyla ilgili üç dakikalık bir sunum hazırlamaları bekleniyor. Bu sunumun olabildiğince basit ve ilgi çekici yöntemlerle gerçekleştirilmesi gerekiyor, powerpoint gibi teknolojik sunum araçlarının kullanılmasına izin verilmiyor. Burada amaç yarışmacının sunumunu herkesin anlayabileceği bir dilde, bilimsel jargondan uzak şekilde gerçekleştirmesi ve açık, net sunumunu bilimsel doğruluğu şüphe götürmez veriler üzerinden tasarlaması. Sunumunu kendi karizması, tecrübesi ve kişiliğini ön plana çıkaran anekdotlar ve şakalarla süslemesi ise aranan bir özellik. Kısaca bilim dünyasının Cem Yılmazları, stand up'çıları, popstarları aranıyor bu yarışmada.

Yarışmanın ödülü, getirisi ne olacak?
Yarışmanın birincisi, Haziran 2007'de Cheltenham-İngiltere'de yapılacak olan Bilim Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek. Finale kalan 10 kişi ise "Bilim Elçisi" statüsüyle ulusal ve uluslararası bilim iletişim etkinliklerinde rol alacak.

İlk ön eleme 19 Şubat'ta
Popstar yarışmalarında olduğu gibi haftalar boyu televizyonda izleyecek miyiz bu kısa bilimsel stand-up performanslarını?
Finale kalan 10 kişi, final gününden önce bir hafta sonu boyunca İngiltere'den gelecek uzmanların vereceği yoğun bir kursa katılacak ve sunumlarını daha profesyonel hale getirirken aynı zamanda bilim iletişimi konusunda Türkiye'nin ilk elçileri olma fırsatını yakalayacaklar. Daha etkin hale gelen bu sunumlar kameraya kaydedilecek ve Kanal D'de Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" adlı programında iki gün boyunca yayımlanacak. Yani uzun soluklu bir "Popstar" formatı beklemeyin.

Yarışmaya kimler katılabilir?
18 yaşın üzerinde ve müspet bilim, mühendislik, matematik ya da teknoloji alanlarında çalışan herkesin yarışmaya katılması mümkün. Katılımcıların genel profili üniversite eğitiminin son yıllarında bulunan öğrencilerden, mastır ve doktora çalışmalarını tamamlayarak kariyerlerinin erken aşamalarında olan genç araştırmacılara uzanan bir yelpazeyi içeriyor. Amaç, bilim iletişiminde yeni yetenekler keşfetmek. Çalışmaları hakkında konuşmak isteyen, bilim iletişimi ya da tanıtım alanında kariyer yapmak isteyen bilim adamları sayesinde bilimi halka sevdirebiliriz belki. Bu potansiyel yetenekleri keşfetmek için ilk ön elememiz 19 Şubat'ta gerçekleştirilecek.

Popstar gibi yarışmalar yeni yetenekler keşfetmeyi amaçlasa da, sanatın çok çabuk tüketildiği, hatta içinin boşaltıldığı bir hale de bürünebiliyor. Bu yarışma bilimi popülerleştirmeye çalışırken, bilimadamlığının içini boşaltabilir mi acaba?
Bu tehlikeyi engellemek için anlatılan konuda bilimsel geçerlilik olmasını şart koştuk. Bizim amacımız şaklabanlığın ön planda olduğu bir şov sunmak değil. Halka inen, bilimsel iletişimi sağlayabilecek kişileri keşfetmek. Türkiye'de maalesef fast food kültürü her şeye yayıldı ama biz böyle olmaması için elimizden geleni yapacağız.

Bilim stand up'çısı olmak için karizma şart!

Jüri hangi kriterlere göre karar verecek?
Üç temel kritere bakılıyor: İçerik, netlik, karizma. Sunum bilimsel ya da teknik içerik bakımından doğru olmak zorunda. Yarışmacının üç dakikalık sunumunu net, açık, anlaşılır bir dille anlatması gerekiyor. Karizma ise işin belki en önemli boyutu. Yarışmacı bir yıldız, bir popstar, bir stand up'çı edasıyla seyircilere "Bunu bilmiyordum" dedirtmek ve bunu ilgi çeken, merak uyandıran, eğlendiren bir tarzda sunmak zorunda. Bu sayede umuyoruz ki, bilimin o soğuk imajını biraz olsun kırabilir, anlaşılmaz bilimsel konuları halka taşıyabiliriz.

Aynı zamanda cazcı

Bilimin soğuk imajını kırmak için birçok çalışma yapan Dr. Miraç Özer mastır ve doktorasını ODTÜ'de tamamlamış ve bir caz orkestrasında çalıyor. Yarışmanın jürisi de Özer gibi çok yönlü bilim insanlarından oluşacak.


PAZAR
Ermeni tiyatrosunun bir klasiği Trabzon sahnesinde
"Babamızın klasik esprisi:
Boşa kürek çekiyorsunuz"

Harry Potter'ın Türk arkadaşı
Bilimin popstarları aranıyor!
"Sarı Gelin" nereli?
Bulgar ajanın hatıraları
Kitaplıklar tarih mi olacak?
10 yılda bir de çıkmaz
Alanya'da deniz ve bir heykel
Bir gönül hikayesi
Hafızamız...
Geç kalan aşk mektubu
Kovalara öneriler
Lezzet şaheseri
21'inci yüzyılın eşiğinde Hindistan
Besin destekli savunma
"Bu şehir insanı hayli yoruyor"
Yasak elma, gönül alma
Karne öyküleri





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet