Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Sarı Gelin" nereli?


BAHAR BAKIR - bbakir@milliyet.com.tr

Dağlarda yaşayan bir Ermeni mi, Erzurumlu bir gelin mi? "Sarı Gelin"in nereli olduğu tam olarak bilinmiyor ama bu türkünün bir Türk-Ermeni aşkını anlattığı söyleniyor. Hrant Dink'in "kendi yöresine yakın olduğundan ve sözleri manidar geldiğinden çok sevdiği" türkü cenaze töreninin de simgesi haline geldi. Agos gazetesinin yanındaki müzik market gün boyunca "Sarı Gelin"i çalarken, kortejdekiler bu türküye kâh Türkçe kâh Ermenice eşlik ettiler. "Kime ait?" diyerek üzerinde birçok tartışma yapılan "Sarı Gelin" müzisyenlere göre aslında paylaşılamayan değil, aksine paylaşılan bir türkü: "Melodisi aynı olduğu halde her topluluk bu türküyü kendi dilinde, kendi duygusunda söylüyor"

"Türküler kardeştir, toplumlar da"

Yavuz Bingöl (Müzisyen)
"Sarı Gelin" türküsü üzerine Ermeni mi, Azeri mi, Türk mü diye birçok tartışma yapıldı. Ben Karslıyım. Kars'ta da bu türkünün farklı bir okunuşu var. Dolayısıyla türkülerin milliyeti yoktur. Onlar yörenin ortak duygularının tercümanıdır. Onlara bir kimlik vermenin bir anlamı yoktur. Çünkü oralarda hep böyledir. Bir köyde söylenen ezgi, 20 kilometre ötedeki başka bir köyde ufak değişikliklerle söylenir. Ama esasında aynıdır.
Dağlı gelin ya da sarı gelin. Farklı farklı öyküleri olabilir. Dağda yaşayan bir Ermeni, Erzurumlu bir dadaşa aşık olmuş, dağlı gelin diye ona aşkını haykırmış olabilir. Azerilerin de buna benzer bir öyküsü vardır. Ama burada önemli olan iki farklı öykü arasındaki geçiştir.
Hrant Dink'in cenazesinde bu türkünün çalınması da bu kardeşliğin bir yansımasıdır. "Salkım Hanımın Taneleri" filminde verilen mesaj bu bağlamda en doğrusudur. Sürgüne gönderilen bir Ermeni kökenli vatandaş türküye Ermenice başlıyor. Koğuşunun önünde nöbet tutan onbaşı, yani ben, Türkçe devam ediyorum. Bunlar kardeşliğin simgesi. Biz bu kardeşliği yaşam biçimi haline getirmişiz. Bu bizim ezberimiz. Türküler kardeştir, toplumlar da.

"Türkçe-Ermenice sözleri farklı ama ikisi de aşkı anlatır"

Sezar Avedikyan (Müzisyen)
"Sarı Gelin"in hikayesini ya da masalını bilmek çok zor. Sadece çok değerli bir ezgi çünkü o bölgenin kokusunu taşıyor. Bölgelerin ezgileri vardır, insanlar bunun üzerine sözler yazar. Bu bir halk ezgisi. Türkler farklı sözler yazmış, Ermeniler farklı. Sözler açısından Türkçesi ve Ermenicesi aynı değil ama benzerlikler gösterir. İkisi de aşkı anlatır.
Sonuç olarak ortak bir müzik bu. Ama milliyetçi zihniyetle her şeyi yapmak mümkün. Hrant Dink'in çok sevdiği bir ezgi olduğu için cenaze boyunca çalınan bir parça olmuştur. Arkasında başka şey aranmamalı.

"Bu ezgi ilk kez Ermenistan'dan gelen plaklardan duyuldu"

Prof. Dr. Melih Duygulu (Mimar Sinan Üniversitesi Etno-Müzikoloji Bölümü)
"Sarı Gelin"in öyküsünü bilmek imkansızdır. Çünkü her yöre kendince bir "Sarı Gelin" tasarımı yapmış ve buna göre bir hikaye uydurmuştur. Bu türkü kime ait diye birçok tartışma oluyor. Esasında paylaşılamayan değil, aksine paylaşılan bir türküdür. Herkes kendinde bir şey bulur. Çünkü etno-müzikolojideki bir teoriye göre birlikte yaşayan topluluklar birbirlerinden etkilenir ve birbirlerini etkilerler. Melodisi aynı olduğu halde her topluluk kendi dilinde kendi duygusunda söyler.

"Anadolu'da bu ezgi çok eskiden beri var"
Bu tür ezgilerde milliyet aramak ya politika ya da popülizm yapmak demektir. Bu türkünün kıymeti bu kadar farklı kültürün içselleştirmesinden gelir.
Kafkaslar, Anadolu, Ortadoğu ve Balkanlar gibi çok kültürlü topraklarda "Sarı Gelin"e benzer binlerce ezgi var Türkçesi, Kürtçesi, Ermenicesi, Lazcası, Süryanicesi olan. Dolayısıyla "Sarı Gelin" sadece bir sembol haline gelmiştir. Bu ezgiye Ermeni yakıştırması yapılıyor. Çünkü insanlar ilk kez bu ezgiyi Ermenistan'dan gelen plaklardan duydu. Ama Anadolu'da bu ezginin çok eskiden var olduğu sonradan öğrenildi.
Hrant Dink'in ölümünde "Sarı Gelin" türküsünün çalınmasının nedeni tamamen onun duygusal kimliğindendir. Hrant bu ezgiyi sembol olduğundan değil, kendi yöresine yakın olduğundan, sözleri çok manidar geldiğinden severdi.

"Tahminen 100 yıllık bir türkü"

Hasan Saltık (Kalan Müzik'in sahibi)
"Sarı Gelin" kardeş bir türkü. Öyküsü üzerine herkes bir şeyler söylüyor. Tahminen 100 yıllık bir geçmişi var. Dolayısıyla ilk yakıldığında kim bilir nasıldı?
O bölgedeki halklar hep iç içe yaşamışlar. Birbirlerine kız alıp vermişler. O yörelerde Türk düğünlerinde Ermeni şarkıcılar gelip şarkı söylermiş. Mesela "Ahşit" diye bir türkü var. O da Ermeni-Türk aşkını işler. Dolayısıyla "Sarı Gelin" bunlardan sadece biri.
"Sarı Gelin"i 1991'de Ermenice olarak piyasaya ilk süren biziz. Bu türkü TRT repertuvarında Erzurum türküsü olarak geçer. Ama bu türkü Kars'ta da Van'da da okunuyor. Yani bir Anadolu türküsü. Etno-müzikoloji açısından Ermeni halk türkülerine benzer.


PAZAR
Ermeni tiyatrosunun bir klasiği Trabzon sahnesinde
"Babamızın klasik esprisi:
Boşa kürek çekiyorsunuz"

Harry Potter'ın Türk arkadaşı
Bilimin popstarları aranıyor!
"Sarı Gelin" nereli?
Bulgar ajanın hatıraları
Kitaplıklar tarih mi olacak?
10 yılda bir de çıkmaz
Alanya'da deniz ve bir heykel
Bir gönül hikayesi
Hafızamız...
Geç kalan aşk mektubu
Kovalara öneriler
Lezzet şaheseri
21'inci yüzyılın eşiğinde Hindistan
Besin destekli savunma
"Bu şehir insanı hayli yoruyor"
Yasak elma, gönül alma
Karne öyküleri





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet