Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Okullarda ilişkiler üzerine ders olmalı!

"Okullarda cinsel eğitim dersi olsun" diye ciddi ciddi tartışırken neden "İlişkilerle ilgili de ders olmalı" diye hiç aklımıza bile getirmedik?


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Hafta içinde Kanal D'de "Dobra Dobra"ya konuktum. Konu da Doğuş'un boşanma açıklamalarıydı...
"Bir erkek olarak, biriyle zaten evliyken televizyonlara çıkıp eski sevgiline olan aşkını konuşmak ne kadar yakışık alır, evli olduğun daha 19 yaşındaki, sana deli gibi aşık kızı nasıl görmezden gelirsin?" diye Doğuş'a sormak gereksiz olur, o yüzden bu meseleyi bir yana bırakıyorum...
Ama Doğuş'un boşanacağını açıkladığı eşi Şeyma'nın telefonla yayına bağlandığında söylediği şeyler, söyleme biçimi ve hisleri insanı bayağı bir sarsıyor.
Şeyma "Aşkta gurur olmaz" diyor. Ama bilmiyor ki "karşılıksız aşkta gurur olmaz". Çünkü karşılıksız aşk zaten acıyla sarmalanmaya gönüllü olmaktır.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Platonik aşkı Doğuş'la yaptığı evlilikten sonra daha 19 yaşındaki Şeyma'nın "Hayatım" dediği kocasının ona karşı olan düşüncesiz ve duyarsız tutumu, Şeyma'nın görmek isteyeceği bir şey değil. Zaten o "Aşkta gurur yoktur" klişesinin arkasına kolayca saklanıyor. Ama asıl gözden kaçırılamayacak konu Şeyma'nın tehlikeli yaşı.
Babası kızının aşkından korkuyor. Kızına bir şey olmasından korkuyor ama keşke en başından 15 yıldır tanıdığı ve son derece içli dışlı olduğu Doğuş'un kulağından çekip, "Bak oğlum, canın Hilal'in canını yakmak ya da sahiden hayatına devam etmek istiyor olsa da kızımdan uzak dur" diyebilmeliydi.
Tehlike geliyorum der tabii! Ama anlayana ve görene...
Bugünkü yazımın
ana fikri şu:
Bu yazıyı yazarken aklımda ilişkilerin de bir eğitim konusu olduğu vardı. "Okullarda cinsel eğitim dersi olsun" diye ciddi ciddi tartışırken neden "İlişkilerle ilgili de ders olmalı" diye hiç aklımıza bile getirmedik?
Ergenliğe adım atarken ilişkiler hakkında bilgi sahibi olmak, insanın kendini koruyabilmesi için zorunlu. İlişkiler hakkında sosyal klişelerden fazlasını bilmeyen bir gencin, deneme yanılma yöntemiyle yolunu bulmaya çalışması, genellikle hayat boyu sürecek bir felaketin başlangıcı oluyor. Belli yaşlarda aşkın ve ilişkinin nasıl değerlendirildiği, hangi dinamiklerle ilişkiye girildiği, haz duygusunun yönetimi gibi konular, ergenin ilişkiler dünyasına donanımlı olarak girebilmesi için öğrenilmesi gereken şeyler.
Belki böylece sonradan bize dayatılan ya da bizim gönüllü olarak arkasına saklandığımız klişelerden biraz olsun sıyrılıp hayatı daha iyi kavrayarak ve tat alarak yaşayabiliriz...
İyi oyunlar herkese...

Erkek Köşesi!

Bir kadını sizin için ve kendisi için tehlikeli hale getirmeden nasıl terk edersiniz?
Aslında bu sorunun cevabı çok basit; yapacağınız tek şey iki yakın arkadaşından size yardım etmelerini istemek. Arkadaşlarını ayrılık kararınızın kesin olduğuna ve geri dönüşünüzün imkansız olduğuna ikna ettikten sonra ayrılmak istediğiniz kişinin gözüne batırmadan sizi kötülemelerini sağlayın yeter. Kadınlar için bir aşkın bitmesi, sevdikleri erkeğin gözlerindeki değerinin kaybolmasıyla mümkündür. Böylece terk etmenize gerek kalmadan o sizden uzaklaşır.

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Bugünkü dersimiz "Bir erkek nasıl koca yapılır"!
Erkek: Ben bu derse çalışamadım ama...
* * *
Erkek: Bugünkü dersimiz "ev ekonomisi"!
Kadın: Bu ders seçmeli olmalı ve derse sadece erkekler girmeli bence... Kızlar da ekmek yerine pasta yapmayı öğrenmeli...

Küçük Oyun Köşesi!

Sizi terk etmek isteyen sevgilinizi zor duruma düşürme oyunu!
Sevgiliniz ya da kocanız sizi terk mi etmek istiyor, onun içini daraltmak, kendisini fena halde "kötü ve vicdansız" biri gibi hissetmesini sağlamak ve de yetmedi, çevresinde de öyle anılmasını garantilemek istiyorsanız, onun kulağına kolayca gidecek şekilde "Aşkta gurur yoktur" deyin. Bu sözün arkasından yaşanacakların "ihtimal hesabı" bile yapılamaz!

Öptüm sizi

"Uçankuş"u seyretmeyi seviyorum ben. Öyle ciddi ciddi bir halleri var ki Kenan Erçetingöz, Tuba Özay ve Bekir Hazar'ın. Ama zavallıcıkların yorum yapma süreleri dört dakikadan iki dakikaya indirildiği için hepsi bir ağızdan söyleyeceklerini söylemeye çalışırken "Kim ne dedi?"ye gidiyorlar... Onlar gündemin magazin olaylarına yorum yaparken herhalde programın izlenme oranı düşüyor ki süreleri azaltılmış. Yalnız anlamadığım o programda ilginç olan zaten onların yorumları, yoksa magazin programından bol ne var... Öpelim de biraz daha fazla konuşsunlar...


CUMARTESİ
"Beni de bardan içeri almadıkları oluyor hâlâ"
Yeniden diskoya gidiyoruz
Fiyatlar yarıya indi
Sezen'in yeni elbiseleri tülbent desenli
ne var, ne yok
"Evimde parti verir gibi çalıyorum"
En moda En yeni
Müzisyenlere şans veriliyor





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet