|
 |
|
|
Her şey güzeldi
Öncelikle iki takım teknik direktörünü, oyuncuları ve de hakemleri kutlarım. Seyirci yok, baktığınız zaman iki takımın da ideal kadrosunda eksikler var, özellikle de Fenerbahçe'de.
Ama müthiş bir ciddiyet içindeydiler. Sanki tek maç oynanıyormuşcasına iki takım da açık oynuyor, hem Fenerbahçe, hem Gençlerbirliği sürekli gol arıyordu. Hatta Semih maçın başından sonuna kadar bir sürü pozisyon buldu. İnsanlar tam sallamak için hazırlıklarını tamamlamışken, oyunun sonlarında işi bitirdi. Semih iyi bir oyuncu olduğunu, iyi bir hücumcu olduğunu, 3-4 net gol kaçırmasına rağmen ısrarını hep sürdürüyor zaten.
Savunma dikkatli
Gol pozisyonuna girmeyen forvet iyi forvet değildir. Hele hele gol kaçırdığında sorumluluk almayan hiç santrfor değildir. Semih giriyor, deniyor, kaçırsa da bir daha deniyor.
Gençlerbirliği takımı hep topa doğru koşan bir takım. Topun olduğu bölgeye sürekli hareket halindeler. Okan'ın arkasında oynayan orta saha oyuncuları, hiç yan pas yapmıyor, hep öne doğru oynamaya çalışıyor, öne doğru koşuyor. Baktığımız zaman Fenerbahçe savunması, hareketli oynayan Gençlerbirliği orta saha oyuncuları ile forvetlerine rağmen çok dikkatli oldukları için fazla pozisyon vermedi.
Bence Gençlerbirliği'nin problemi, savunmasını kontrolsüz çıkarttığı için özellikle Tümer'in stoperlerin arkasına attığı toplarda Semih'e kolay pozisyon vermeleriydi.
Aurelio halsizdi
Dün oynayan oyunculardan Olcan dışında uzun lig maratonunda kullanabileceği isimleri oynattı Zico.
Mehmet Yozgatlı, Serkan, Can, Kemal, Semih zaman zaman ilk on bire girecek oyuncular. Kezman'ın oyunda kaldığı süre biraz daha fazla olmalıydı.
Maç kondisyonu açısından. Aurelio'yu da gripten çıktığı için alışılmışın dışında halsiz gördüm.
Fırat Aydınus şahane bir maç yönetti. Kora kor mücadeleleri oynattı. Penaltıda ne kadar haklıysa, düdük çaldıktan saliseler sonra pozisyonun gol olması hakem şanssızlığıydı. Özellikle yardımcıları ile uyumu ve dikkati işini kolaylaştırdı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|