Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Atatürkçü' rektörler


DÖRT rektör Atatürkçü Düşünce Derneği ADD'nin yönetim kuruluna seçildi; iyi mi oldu?
ADD, 1993'te kuruldu ve Demirel-İnönü hükümetinin kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsünü kazandı. O zaman bunu desteklemiş olan Sayın Erdal İnönü'nün, siyaseti bıraktıktan sonra vakti de müsait olduğu halde neden ADD'nin hiçbir etkinliğine katılmadığını, neden uzak durduğunu öteden beri merak ederim.
ADD'ciler İnönü'yü kendileri gibi bir Atatürkçü sayıyorlar mı, bilmiyorum ama İnönü ile ADD'nin bazı temel fikirleri var ki, İnönü benimsemiyor bunları.
Mesela, resmi internet sitesinde açıklandığı gibi:
  • ADD, Türkiye'nin NATO ve benzeri paktlardan derhal çıkmasını savunuyor. İnönü'nün bunu paylaşması mümkün değildir!
  • ADD Avrupa Birliği'ni de emperyalist, işgalci şoven sayıyor. İnönü ise savunuyor!
  • ADD yabancılara emlak satışını 'vatan topraklarının satılışı' sayıyor. İnönü'nün böyle bir iması bile olmadı. Rahşan Hanım bu görüştedir.
  • ADD'ye göre Türkiye bugün 1919 koşullarındadır, yani işgal altındadır! İnönü'den hiç böyle bir şey duymadık.


  • Akademik özgürlükler?
    Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bunları niye yazıyorum? ADD'nin, Erdal İnönü ile de anlaşamayacak dar bir 'sol Kemalizm' derneği olduğunu anlatmak için.
    Elbette olabilir. Türkiye'de sosyal bilimler olacaksa liberal, sosyal demokrat, muhafazakâr, sosyalist fikirler de sol Kemalist fikirler de elbette olacaktır...
    Ama bir problem var: Dört tane üniversitenin rektörü ADD yönetim kuruluna girerse, mesele bu kadar basit sayılamaz!
    Türkiye'de 12 Eylül Anayasası'nın rektörleri nasıl 'şef' yetkileriyle donattığı biliniyor.
    Birçok üniversitede rektörlerin eş dost veya ideoloji kadrolaşması yaptığını YÖK dokümanları bile itiraf ediyor!
    Şimdi, doktrin tercihlerini bu kadar keskin bir şekilde ortaya koymuş bir rektörün yönetiminde öğretim üyeleri mesela farklı açılardan tarih yazabilirler mi? Farklı açılardan siyaset bilimi, siyaset felsefesi anlatabilirler mi?
    Mesela Erdal İnönü, o görüşlerin yanlış olduğunu belirtip kendi sosyal demokrat görüşlerini anlatabilir mi?!
    Nerede kaldı akademik özgürlükler kavramı?!

    Ben mi yanılıyorum?
    Bu rektörlerin bazılarının konuşmalarını, yazılarını okudum. Evvela şunu belirteyim: Hiçbirinin Atatürk hakkında akademik değerde tek araştırma eseri yok! İdeolojik ve siyasi konuşmaları, yazıları var. Elbette olabilir, ama vatandaş olarak ve öğretim üyesi olarak...
    Fakat "rektör" bir kamu yetkisini kullanmaktadır; hele bizdeki yetkileri 'şef' yetkileridir! Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temel kurallarını benimsemenin ötesinde, ideolojik bir kimlikle, siyasi bir aidiyetle kamuoyunun ve akademik camianın karşısına çıkmaları hem kamu görevinin, hem akademyanın duyarlıklarına uymaz!
    Bu kadar politize olmak, yönettikleri üniversitede akademik kıstasların mı, savaşçısı oldukları ideolojik kıstasların mı öncelikli olduğu konusunda en azından tereddütler yaratmaz mı?
    Ne dersiniz, yanılıyor muyum YÖK Başkanı Sayın Prof. Erdoğan Teziç?!
    Siz ne dersiniz, Sayın Prof. İlhan Tekeli? Haklı olarak ısrarla savunduğunuz "akademik camia" felsefesine uyuyor mu söz konusu rektörlerin bu hareketleri?!

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    'Atatürkçü' rektörler
    DÖRT rektör Atatürkçü Düşünce Derneği ADD'nin...
    Çetin ALTAN
    Nerelerde ne çanlarının çaldığı pek de duyulmayan Köyceğiz
    İstanbul'un yüzyıldır bir türlü sonuçlanmayan...
    Melih AŞIK
    Sağdan soldan
    Hiçbir şeyin dozunu ayarlayamıyoruz... Ölçüyü...
    Fikret BİLA
    Kuzey Irak muhatap mı, değil mi?
    Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, kendi ifadesine ...
    Hasan CEMAL
    Derin devletin dibiyle Erdoğan!
    Biliyorum, malumu ilan ama yine de altını çiz...
    Güneri CIVAOĞLU
    Ampul Bakan
    Birkaç yıl önce Nazlı Ilıcak'ın Boğaz sırtlar...
    Abbas GÜÇLÜ
    Atatürk'ün ziraatçı gençliği
    Ankara Üniversitesi, çok şık bir kitap hazırl...
    Hurşit GÜNEŞ
    Halkbank kaç YTL eder?
    Geçen hafta Halkbank'ın tamamının blok satışı...
    Nail GÜRELİ
    Yunanistan, AB ve Keşan
    Kamuoyu yoklamalarında Avrupa Birliği'ne gir...
    Sami KOHEN
    Petrol denizde iken...
    "TÜRKİYE petrol konusunu savaş nedeni sayıyor...
    Metin MÜNİR
    Beni bu güzel havalar mahvetti
    Benim gibilere "tree hugger" diyor Anglosakso...
    Hasan PULUR
    159'dan 301'e...
    MAŞALLAH Türkiye'de okuryazar olup da Türk Ce...
    Meral TAMER
    Bahse girerim ki Türkiye, AB'ye girecek
    Şu İngilizlerin bahis oynama merakı müthiş. A...
    Ece TEMELKURAN
    Biz korkuyuz!
    "Bu ülkede kimse kimseyi istemiyor. Ülke dolu...
    Osman ULAGAY
    Dolar ve küresel mali sistem nereye? (2)
    Davos'ta bir araya gelen ünlü ekonomist ve ba...
    Güngör URAS
    Halkbank diğer kamu bankalarından farklı bir bankadır
    Hükümet Halkbank'ı seçimden önce özelleştirme...
    M. Ali BİRAND
    Kendimize çok yazık ediyoruz...
    Geçen haftasonu maçlarda açılan pankartlar ve...

    © 2006 Milliyet