Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nerelerde ne çanlarının çaldığı pek de duyulmayan Köyceğiz


İstanbul'un yüzyıldır bir türlü sonuçlanmayan suikastlar tefrikasıyla, gün günden ağırlaşan sorunlarına; bir de geciken kışın, kar bora fırtınasıyla gelmekte olduğu borazanları eklenince; bir haftalığına da olsa, Köyceğiz'in sessiz sakin, gürültüsüz patırtısız doğal ortamına atıverdik kapağı.
***
Eski zaman köşklerinde, genellikle genç evlilerin alevlendirdiği tartışmalar azgınlaşma eğilimi gösterip uzayınca; büyük hanımlar:
- Aman ne haliniz varsa görün, diyerek; kapısını da sertçe kapattıkları odalarına çekilirlerdi.
***
Bendeniz de, İttihatçılar döneminden kalma ırkçı babalanmalarla, "onlar-biz" ayrımının; vaktiyle nelere mal olduğunu bildiğim ve yine nelere mal olabileceğini de sezinlediğim için, kendini dev aynasında görmenin yok edici sakıncalarından habersiz kellelere, artık usanç dumanları çıkarmaya başlayan bir sesle:
- Aman ne haliniz varsa görün, diyesim geliyor.
***
Köyceğiz'de gök masmavi, ortalık günlük güneşlik ama hava serin; özellikle sabahın erken saatlerinde verandadaki termometre, uzun süre 2 ile 4 derece arasında kıpırtısız duruyor.
Köyceğiz'e geldiğimiz gecenin ertesinde, dördüncü boyuttaki bir yaşam lezzetinin tılsımına sahip dostlar, Fethiye'nin sevilen genç avukatı Taner Aktop ile zarif eşi Mireille de hemen Köyceğiz'e koşmuşlardı.
***
Bizim açık bir mutfağı da içeren 20 metrekarelik salonda şömine, Başkan Bush'u bile imrendirecek bir şavk ile yanıyordu.
Ufarak masanın üstündeki şarap kadehlerini yine kaldırdık havaya; simsiyah Otello da, gizemli radarlarının işaretiyle geldiğimizi anlamış, kapıda küçük bir miyavlamadan sonra, içeri girip kuçağıma tırmanmıştı.
***
1934'te ölen Alexandre Breffort'un "Tatlı İrma" piyesinden konuşuyorduk. Vaktiyle Gülriz Sururi de, unutulamayacak bir başarıyla oynamıştı İrma rolünü.
Esprili ve ısırıcı bir yazar olan Breffort'un; kasap yamaklığından, bulaşıkçılıktan taksi şoförlüğüne kadar yapmadığı iş mi kalmıştı gençliğinde.
***
"Onlar-biz" ayrımıyla, neredeyse tüm dünyayı Türk düşmanı ilan etmeye kalkan hamasetçi -bir Rumeli deyimiyle- "beneva" takımının; 5 Türk yazarıyla, 5 Türk şairi ve tiyatro yazarının adını bile sıralayamadan; vatan-millet-devlet-toprak-tarih-bayrak-onur-gurur-şan-şeref sevdasını, salt kendi tekellerindeymiş gibi göstermeye kalkmaları hem hazindi, hem ayıp. Üstelik hızlanan bir iletişim ve ulaşım sonucu durmadan vites büyüten küreselleşme süreciyle de çatışma, birtakım belalara gebe kalma anlamına da gelebilirdi.
***
Köyceğiz bahçelerindeki sapsarı portakallar, limonlar, mandalinalar, yemyeşil yaprakların arasından, görünmez öpücükler gönderiyorlardı yollardan geçenlere...
***
Elinde olmadan Alman, elinde olmadan Protestan olarak doğmuş bulunan dostumuz Max'ın bitişiğimizdeki oteli, kapısına "kapalı" kartı asmıştı.
Ama otelin müdürü Mustafa Uslu ile Abdullah ve Erol yine içerideydiler ve yine geçtik, iyice kimsesizleşmiş masalardan birinin başına.
***
Elinde olmadan Türk, elinde olmandan Müslüman doğmuş bulunma; örneğin bizim Max'ı, "elin Almanı" diye küçük ve hatta hor görme hakkını verir miydi insana?
Böyle bir hakka sahip olduklarına inanan epey kimse tanımıştım vaktiyle Berlin'deyken...
***
Dünkü Hürriyet'in sürmanşetinde, Enis Berberoğlu'nun bir haberi vardı; Başbakan Tayyip Bey, "Derin devletin dibine inemiyoruz" diye dert yanmıştı.
Rahmetli Turgut Özal da, bir sohbet sırasında kendisine karşı girişilen suikastın görünmeyen zembereklerini aynı sözcüklerle anlatmıştı:
- Maalesef daha derine inemiyoruz, ama somut bir belge var o konuda İsviçre'nin elinde.
***
Acaba bizim cumhurbaşkanlarının da, başbakanların da dibine inemediği "derin devlet" hakkında, değişik merkezlerin gizli servisleri neler bilmekte?
En sakıncalı ve en cızz sorulardan biridir böyle bir soru.
Hiç sormamış olalım.
***
Köyceğiz'in kuyruğu havada, sakallı keçileri; sapsarı narenciye bahçeleri ve maalesef bir kükürt vurgunu yiyerek ölmüş balıklarıyla Köyceğiz Gölü...
***
Bizim pancar motorunun başında, canım şöyle gerinerek bağırmak istiyor doğrusu:
- Aman be, ne haliniz varsa görün!

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
'Atatürkçü' rektörler
DÖRT rektör Atatürkçü Düşünce Derneği ADD'nin...
Çetin ALTAN
Nerelerde ne çanlarının çaldığı pek de duyulmayan Köyceğiz
İstanbul'un yüzyıldır bir türlü sonuçlanmayan...
Melih AŞIK
Sağdan soldan
Hiçbir şeyin dozunu ayarlayamıyoruz... Ölçüyü...
Fikret BİLA
Kuzey Irak muhatap mı, değil mi?
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, kendi ifadesine ...
Hasan CEMAL
Derin devletin dibiyle Erdoğan!
Biliyorum, malumu ilan ama yine de altını çiz...
Güneri CIVAOĞLU
Ampul Bakan
Birkaç yıl önce Nazlı Ilıcak'ın Boğaz sırtlar...
Abbas GÜÇLÜ
Atatürk'ün ziraatçı gençliği
Ankara Üniversitesi, çok şık bir kitap hazırl...
Hurşit GÜNEŞ
Halkbank kaç YTL eder?
Geçen hafta Halkbank'ın tamamının blok satışı...
Nail GÜRELİ
Yunanistan, AB ve Keşan
Kamuoyu yoklamalarında Avrupa Birliği'ne gir...
Sami KOHEN
Petrol denizde iken...
"TÜRKİYE petrol konusunu savaş nedeni sayıyor...
Metin MÜNİR
Beni bu güzel havalar mahvetti
Benim gibilere "tree hugger" diyor Anglosakso...
Hasan PULUR
159'dan 301'e...
MAŞALLAH Türkiye'de okuryazar olup da Türk Ce...
Meral TAMER
Bahse girerim ki Türkiye, AB'ye girecek
Şu İngilizlerin bahis oynama merakı müthiş. A...
Ece TEMELKURAN
Biz korkuyuz!
"Bu ülkede kimse kimseyi istemiyor. Ülke dolu...
Osman ULAGAY
Dolar ve küresel mali sistem nereye? (2)
Davos'ta bir araya gelen ünlü ekonomist ve ba...
Güngör URAS
Halkbank diğer kamu bankalarından farklı bir bankadır
Hükümet Halkbank'ı seçimden önce özelleştirme...
M. Ali BİRAND
Kendimize çok yazık ediyoruz...
Geçen haftasonu maçlarda açılan pankartlar ve...

© 2006 Milliyet