|
Yunanistan, AB ve Keşan
Kamuoyu yoklamalarında Avrupa Birliği'ne girme istekleri giderek düşüyor ya, biz bunun somut nedenlerinden birine Keşan'da tanık olduk.
Cumartesi günleri Keşan'ın pazarı. Geçen hafta, gazeteci meslektaşlarımızın bir toplantısı için, biz de oradaydık. Söz pazardan ve ekonomiden açılınca, Keşanlı gazeteci dostlarımız, pazarın eski tadının kalmadığını anlattılar:
"Eskiden alışverişe Yunanistan'dan 8-10 otobüs insan gelirse şimdi 2-3 otobüs ancak geliyor. Eskiden geldiklerinde bir kişi en az 50 euro'luk alışveriş yapardı. Şimdi gelen de azaldı, yüklü alışveriş yapan da."
"Neden? Bize mi gücendiler?"
"Yok canım! Yunanistan AB'ye girdi ya."
"İyi ya, ekonomilerinin daha iyi olması gerekmez mi?"
"İyiydi zaten. AB'den kredileri, fonları alırken bol para harcıyorlardı. Şimdi geri ödeme zamanı gelince, hükümet kemerleri sıktı, bizim pazarın müşterileri de azaldı."
Demek ola ki, küreselleşmenin bir gerçeği de bu! Yunanistan'ın AB'sinden bize ne demek yok!
Keşan, yalnız Yunanistan'ın sorunlarından değil, elbet daha da çok, Türkiye'nin sorunlarından etkileniyor. Bunların başında işsizlik geliyor. Sanayi yok, hayvancılık ve tarım da tatsız.
Edirne'nin 50 bin nüfuslu ilçesi Keşan'ın gündemi yüklü. Birkaç satırbaşı aktaralım.
Köyüne bir sağlık ocağı, ilçesine bir anadolu lisesi armağan eden hayırsever işadamı Yusuf Çapraz, 12 bin metrekarelik arazisine, Trakya Üniversitesine bağlı olmak üzere, bir fakülte binası yaptırmış. Şimdi Keşanlılar idari işlemlerin (üniversite senatosu, YÖK, vd) bir an önce tamamlanıp fakültenin açılmasını bekliyor.
Bir beklenti de özelleştirildikten sonra günlük yaşamda istikrar bırakmayan elektrik kesintilerinin önlenmesi. Örnek veriyorlar; sahildeki Yayla köyünde üç gündür elektrik yok. Geçenlerde Enez'de günde 250 kez elektrik kesilmiş. Keşan merkezinde, gazeteler dahil, işyerlerinin istikrarlı bir şekilde çalışması güç.
İstikrara meraklı iktidara duyurulur.
Keşan'da okulların pırıl pırıl, yeni badana edilmiş olduğunu gördük; "Ne iyi, dedik, kente güzellik veriyor."
Dostumuz, muzipçe gülümsedi:
"Milli Eğitim DSP'deyken okullar Ecevit mavisine boyanmıştı, şimdi ampul sarısına boyanıyor."
Bu, yalnız Keşan'da mı, başka yerlerde de mi böyle? Yanıtını çevrenizdeki okullara bakarak bulabilirsiniz.
Bir şiir
Bu haftaki dizelerimiz Faika Sarp'tan, (Berfin Bahar, Ocak 2007 sayısı):
"Senin her gidişinde ben / Kanına bahar değmişçesine / Kesildiği yerden sürgün veren aşık / Senin her gidişin / Gökyüzünü tutasıya sarmaşık"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|