|
 |
|
|
Bahse girerim ki Türkiye, AB'ye girecek
Oxford Üniversitesi'nden ünlü tarihçi Prof. Dr. Timothy Garton Ash, "Türkiye'yi AB'ye almazlar" diyenlerle bahse girmeye hazır
ZÜRİH
Şu İngilizlerin bahis oynama merakı müthiş. Aklınıza gelebilecek her konuda bahse girmeye her zaman hazır ve nazırlar.
Oxford Üniversitesi öğretim üyelerinden ünlü tarihçi Prof. Dr. Timothy Garton Ash, Dünya Ekonomik Forumu toplantısı için geldiği Davos'ta, benimle iddiaya girmek için nasıl hevesliydi bilseniz...
"Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisinin dış politika sözcüsü Eckart von Klaeden'i dinleyince, iyice ikna oldum Türkiye'nin AB'ye gireceğine. Bahse girelim mi?"
Timothy Garton Ash'la bahse girmeye can attığım halde maalesef kendisini reddetmek zorunda kaldım; çünkü ben de aynı fikirdeyim. Bana göre de ama er, ama geç Türkiye'yi AB'ye mutlaka alacaklar.
Bizim ülkemizde Türkiye'nin AB'ye giremeyeceğini düşünen o kadar çok insan var ki... Onlar pekâlâ Garton Ash'le bahse girebilirler! Olayın bana ilginç gelen yanı, Avrupa'daki gelişmeleri çok yakından izleyen Garton Ash'in böyle bir bahse girmeye hazır olması.
Yeni Avrupalı kimliği
Timothy Garton Ash'le tanışıklığımız, Davos'ta Devlet Bakanı Ali Babacan'ın da konuşmacı olduğu "Avrupalı kimliği" başlıklı oturumdan... Garton Ash'e göre AB ülkelerinin, Avrupalı kimliğini yeniden tanımlamaları şart ve yeni kimlik içinde başta Müslümanlar olmak üzere tüm göçmenlere karşı uygulanacak politikalar da gözden geçirilmeli.
Nitekim Almanya, yeni uygulamaları tartışmaya başladı bile. Pazar günkü Milliyet - Almanya baskısının manşetiydi: Federal Adalet Bakanlığı, aile birleşimi yoluyla Almanya'ya geleceklere, Almanca öğrenme şartı getirmek istiyor. Bu gerçekleşirse "uyum kursları"na katılmayı reddeden göçmenler para cezasına çarptırılacak ve sosyal haklardan yararlanmaları engellenecek.
Babacan memnun
Bu arada Babacan'la Davos'ta epey sohbet imkânı bulduk ve AB'nin askıya aldığı 8 müzakere maddesinde bile çalışmaları başlattıklarını, AB Komisyonu'nun fasılların açılması için gerekli evrakları gönderdiğini, yazışmaların aksamadan sürdüğünü öğrendik.
Türkiye'nin AB üyeliğine destek veren Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder, 2 ay önce Türkiye'ye geldiğinde anlatmıştı. Hatırlayacaksınız, SPD ile CDU-CSU'nun koalisyon protokolünde anlaşmaları haftalar sürmüştü. Schröder, kanının son damlasına kadar "Türkiye'ye verilen sözlerin koalisyon protokolünde yer alması için uğraştığını" söylemişti.
Babacan da gözleri parlayarak "Koalisyon protokolünde bütün maddeler üzerinde anlaştıkları halde Türkiye konusunda mutabakat sağlayamadıkları için hükümetin kurulması gecikmiş. Anlaştıkları son madde Türkiye. Schröder, Türkiye'ye karşı ahde vefa ilkesine riayet edileceğini koalisyona koydurtmuş" dedi.
Zaten Almanya'daki koalisyon hükümetinde dışişleri bakanlığı SPD'de ve Dışişleri Bakanı Steinmeyer'le AB Başmüzakerecimiz Babacan'ın arası anlaşılan çok iyi.
Almanya'nın ardından temmuzda AB Dönem Başkanlığı Portekiz'e geçtiğinde ise işler Türkiye açısından rahatlayacak; zira Babacan'a göre "Portekiz'de Türkiye'nin AB üyeliğine itiraz eden hiç kimse yok."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|