Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
3 soru 3 cevap


1- Galatasaraylı futbolcular ve yöneticilerin puan farkını iki olarak görmelerini nasıl yorumluyorsunuz? Fenerbahçe'nin lige kötü başlangıç yapmasından olabilir mi?
- Bunu çok normal karşılıyorum. Galatasaraylı futbolcular ve yöneticiler bu ligde şampiyon olabilmek için kalan haftayı 16 değil, 15 olarak görüyorlar. Oyuncular hesaplarını yaparken kendilerine artı üç yazıyorlar ki, puan farkı iki olabilsin. Ali Sami Yen'de oynanacak rövanşı hesaplayarak beş puan var deseler o zaman hedefleri olmamış olur. Amaçsız olurlar. Mesela küme düşmemeye oynayan takımlar, "Nasıl olsa rakibim bana gelecek, aradaki puan farkı kapatırım" diye düşünür ve üç puanı artı hanesine yazar.

2- Fenerbahçe'nin kadro sıkıntısı var mı? 100. yıl için kurulan bu kadro lig, kupa ve Avrupa için size göre yeterli mi?
Türkiye Ligi için evet, Avrupa'da AZ Alkmaar ve muhtemel Newcastle United için yine evet, ancak Werder Bremen, Tottenham gibi takımlar için bu kadro fazlasıyla yeterli diyemeyiz. Her şeye rağmen bu gibi rakiplere karşı fazla şansı yok da diyemeyiz. Fenerbahçe takımı ikili forvet oynayacağı için sezon başında bu düşüncesine göre transfer yapmıştı. Bunun için Deivid ve Kezman'ı aldı. Bunların alternatifleri olarak Semih ve Tuncay vardı. İşler kötü gidince tek forvete döndüğü için Deivid, Kezman ve Semih'ten iki tanesi yedekte beklemek zorunda kaldı. Hesapta olmayan kötü gidiş sistemi de değiştirdi. O zaman da iki yabancıdan birinin yanlış tercih olduğunu gördük.

3- Ayman ve Risp'ten sonra Ceyhun'u da kadrosuna katan Trabzonspor ikinci yarıda başarıya ulaşabilir mi?
Trabzonspor ligin ilk yarısının sonlarına doğru hiç gol atamamıştı. Bu takım ligin dördüncüsü Vestel Manisa'dan az gol yemiş, ama aynı Manisa'dan çok daha az gol attığı için sonlarda kalmıştı. Yani asıl problem hücumdaydı. Hücumdaydı derken, isim olarak iyi hücum oyuncuları var gibi gözükse de özellikle Hüseyin'in yanındaki ikinci orta saha oyuncusunun ofansif olmaması (hatta Ayman da bu işi göremez) ciddi sıkıntıya neden oldu. Bu nedenle ikinci yarıya da sıkıntılı başladılar.
Ceyhun göbekten iyi driplig yaparak girebilen, sürpriz vuruşları olan bir oyuncu. Takım kötü oynarken de, maçı çevirebilecek çapta bir isim. Fakat oynayacağı pozisyon önemli. Çünkü savunması yok. Dolayısıyla Gökdeniz'li, Ceyhun'lu, Yattara'lı, Ersen Martin'li, Umut'lu hücum beşlisinden tahmin ediyorum bir forvet yedek kalacak.
Ersen veya Umut'un arkasındaki üçlünün, Gökdeniz, Yattara ve Ceyhun olacağı belli gibi. Burada tek sıkıntı forvetin hemen arkasında Ceyhun'un, Alex gibi oynayacağını düşünürsek sağda ve solda hangi oyuncuların tercih edileceği başarıda belirleyici olur. Yattara solda oynayamaz, burası Gökdeniz'e de ters gelir.
Özetle sol kanat sıkıntı olabilir. Ayrıca Ceyhun'un kendine has özelliğiyle sürekli şut atmasının, Gökdeniz ve diğerleriyle problem yaratıp, yaratmayacağını bekleyip göreceğiz.

Gol raporu düşündürücü

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in yardımcılarından enteresan bir rapor aldık. Bu rapor, ligdeki gollerin yüzde 90'ının 1 ile 5 pas arasında yapılıp, en fazla 11 saniye içinde olduğunu gösteriyor.
Yine bu gollerin yüzde 82'si ceza sahası içinden, yüzde 18'i ise dışarıdan atılıyor. Yani basketboldaki gibi üçlük olmadığı için içeriye girip, daha çok gol atılmış. Ya da ligde fazla şutör oyuncu olmadığı için bu tablo ortaya çıkıyor. Gollerin yüzde 67'si oyun içinde olmuş, yüzde 23'ü duran toptan gelmiş.
Benim gözlemlediğim bir şey ise ilk yarının son haftalarında ve ikinci devrenin ilk haftasında özellikle savunmadan başlayan ve orta saha ile devam eden hazırlık pasları sırasında kaybedilen toplarla çok sayıda gol yapılması oldu. Yani hücumcular kadar savunma ve orta saha oyuncularının eksikliklerini gördük bu yönde.
Topla çıkışlarda çok sayıda hata ve kayıp, devamında da tehlikeli pozisyonlar ve basit goller gördük. Tabii ki bunda teknik direktörlerin hemen hemen aynı şablonda oynamalarının payı da var. Ayrıca neredeyse her futbolcunun karşısında sisteme bağlı olarak bir oyuncunun yer alması da önemli bir faktör.
Demarke durumda gözüken oyuncular sadece takımların iki ön liberoları. Geriye kalan 8 oyuncunun önünde hep en az bir rakip var. İki ön liberoyla oynayan takımlarda bu oyunculardan birinin hücumcu özellikler taşıması fark yaratıyor. Fenerbahçe'de bu oyuncu mevcut. Bu da sarı-lacivertli takıma avantaj sağlıyor.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
Bu Beşiktaş'tan korkulur: 4-0
'Derbiye kalmaz!'
Cim-Bom da yedek
Kardan umut çıktı: 1-0
Ve FIFA el koydu
İddaa'dan müjde
Köln'de Fener rüzgârı!
Aferin size
Fener havlu attı: 85-66
Belediye vurgunu: 3-0
Haber turu...
Önce müebbet sonra idam...
3 soru 3 cevap
Fark edildiler
Yanal bu mudur?
Müşteri daima haklıdır
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Önce müebbet sonra idam...
Esasında yazıya, "Vestel Manisaspor çok şansl...
Rıdvan DİLMEN
3 soru 3 cevap
1- Galatasaraylı futbolcular ve yöneticilerin...
Cemal ERSEN
Fark edildiler
Hava ve saha koşullarının tüm olumsuzluğuna k...
Atilla GÖKÇE
Yanal bu mudur?
Pazar gecesi neyse, çarşamba da aynı Beşiktaş...
Ercan GÜVEN
Müşteri daima haklıdır
Türk Telekom Lig A'da oynanan maçta Malatyasp...


© 2006 Milliyet