Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bugünleri de görecek miydik?


ANKARA susuyor.
Siz istediğiniz kadar, "Ne susması, hep konuşuyor", deyin, bana göre susuyor.
Başbakan herhalde yaklaşan seçimlerdeki oyları hesap ederek susmayı tercih ediyor. Susma acz anlamına gelse de.
Bakın uzun zaman süresince Ankara ne kadar kırmızı çizgi ilan ettiyse hepsi bir kenara itildi, hepsi çiğnendi, yani Kuzey Irak hiçbirini takmadı.
Çünkü, Kuzey Irak'ı, Barzani'yi şımartan Amerika'ydı. Türkiye'yi uyutan Washington artık yeni "stratejik ortağı"nı bulmuştu, bu da Kuzey Iraklı Barzani idi.
***
BARZANİ'nin son yaptığı bu şımartmanın göstergesi değil mi?
Irak petrollerini taşıyan Türk firmalara; "İşe devam etmek istiyorsanız bundan böyle Bağdat'taki değil, Kuzey Irak'taki yetkililerle temasa geçin" deniliyor.
Bu, Kuzey Irak'ın bağımsızlık yolunda olduğunu Ankara'ya kabul ettirmek için atılmış çok önemli bir adım değil mi?
İki gün önce de Başbakan Yardımcısı Kürt Berhan Salih, Türkiye'nin temsilcisini makamına çağırıp, "Ankara iç işlerimize karışmasın" uyarısında bulunmaya cesaret edebildi...
Kerkük için, "Irak'ın anayasasında halkoylaması var, bundan Türkiye istiyor diye vazgeçilemez" diyen Amerika Barzani'yi şımartıyor demek yanlış mı?
Zaten ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson da daha geçen gün "Kuzey Irak'taki Kürt yönetimiyle işbirliği yapın" derken Barzani'yi şımarttığının farkında değil miydi?
***
AKP hükümetinin kalıcı bir Kuzey Irak politikası olmadığı gibi, uzun vadeli bir Güneydoğu politikası da yok. Hükümet, günlük dalgalanmalara göre işi idare ettiğini sanıyor.
Oysa işin özeti şu; nasıl Kuzey Irak'taki gelişmeler Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kenara itip alıp başını gidiyorsa, bir süre sonra Güneydoğu'nun da arkasından bakakalacağız.
Şanlıurfa olayları da bunu göstermiyor mu?
Ellerinde Apo posterleri ve PKK bayraklarıyla, kalabalık bir grup, halkın arasında sloganlar atıp gösteri yapıyor ve alkış alıyor.
Bazıları demokratikleşme ve kalkınma sorununu, Güneydoğu'da ayrı bir devlet kurma, Barzani ile birleşme sorunu haline getirdi.
AKP iktidarı da bunları seyrediyor.
***
BARZANİ, Türkiye'nin güneydoğusuna el atıyor, karıştırıyor.
ABD, Barzani'yi destekliyor.
AKP iktidarı çeşitli sebeplerle ağırlık koyamıyor.
Türkiye'de, sağcısıyla, solcusuyla, milliyetçisiyle halktaki ABD aleyhtarlığı artıyor.
Washington-Ankara ortaklığı tarihe gömülme yoluna giriyor.
Önümüzdeki günler çok şeye gebe, bunu bugünden görmemek için kör olmak lazım...

İNŞALLAH
Merkez Bankası Başkanı'na göre 2007'de enflasyon hedefi yüzde 4 olacak.
2006'da enflasyon hedefi 5 olarak açıklanmıştı, bu tahmin tuttu mu?
Hayır.
"Enflasyon 9.65 oldu". Yani başkana inananlar yandı.
Bu kez nasıl inanalım?

Erdoğan'a olan oldu
Başbakan'a bir haller oldu.
"Derin devlet" mi?
Sanki 4 yıldır başımızda değilmiş gibi, o da şikâyetçi.
"301" mi?
Sanki Başbakan ve ekseriyet partisinin başkanı değilmiş gibi, o da dert yanıyor.
Sivil toplum örgütlerinden teklif bekliyor.
Her önemli konuda böyle yapsa onun hüsnü niyetine inanacağız da...

KARAR
Baraj yüzde 10
ABD'de iki parti iktidara oynuyor.
İngiltere'de bir başbakan 12-13 yıl başta kalıyor.
Fransa, Almanya öyle.
Türkiye'de baraj yüzde 10. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararından sonra artık bu kalıcı demektir.
Ama bizde vatandaşın yüzde 22'sinin oyuyla tek başına iktidar olunabiliyor, meclisin 3'te 2'si elde edilebiliyor.
Öyleyse küçük partilerin sağda ve solda toplanması, birleşmesi lazım. Parti lideri dediğimiz başkanların da artık "küçük olsun benim olsun" anlayışını terk etmeleri gerekiyor.
Ama genel seçim kapıya dayandığı halde onlarda birleşme yönünde bir hareket yok.
Hatırlatalım; barajın yüzde 10 olduğunu unutmayın.

HIRSIZLIK
Oto camı kıranlar
İstanbul'da yeni bir hırsızlık modası var.
Otomobillerin camları kırılıyor. Ve ne bulunursa alınıyor, yani çalınıyor.
Bunun başlıca sebepleri arasında göç var.
Küçük yerlerden İstanbul gibi bir şehre gelenlerin üstlerindeki yerleşim yeri ve aile baskısı kalkıyor.
Bunda cezaların etkisizliğinin de rolü var.
Evet cezalar etkisiz, yetersiz. Kanunlar ve tatbikat "Namusluyu değil, namussuzluğu koruyor" desek acaba yanlış mı yaparız?
Ceza hukuku profesörü Süheyl Donay, "Mahkemeye hiç gelmemiş adama bile iyi hal indirimi uygulanırsa olacağı budur" diyor.
Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Yüksel Biçen de tepkili: "İşlenen suçlar hep hoşgörüyle karşılanıyor. Kamu vicdanına uygun karar verilmiyor" diye konuşuyor.
Kamuoyu ve namuslu vatandaşlar tedirgin. Bu şehirde, hava karardıktan sonra yaya olmak için yürek istiyordu. Şimdi ise otomobil sahibi olmak için...

KİM EFENDİ?
Ali mi, Gaffur mu?
Maliye Bakanlığı vergi vermeyi özendirmek amacıyla bir reklam filmi çekmek istiyor.
Bu reklam filminde Peker Açıkalın'ı oynatma isteği, Mehmet Ali Erbil'in tepkisine neden oluyor.
Erbil, "Devlete ne vergi ödemiş ki reklamlarda oynatıyorlar? Vergi vermeyi özendirme işi psikopatlara mı kaldı?" diyor.
Gaffur'dan ne beklenir? "Modası geçmiş Mehmet Ali Erbil'in ne altını ne üstünü bırakmamak" değil mi?
Hayır.
Gaffur "Ben bu tür polemiklere girmeyeceğim" diye, "psikopatlık" ithamının karşısında bile susmayı tercih ediyor.
Kim efendi, Gaffur mu, Mehmet Ali Erbil mi, ne dersiniz?

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
El Kaide ve Dink cinayeti
KONYA'DA El Kaide örgütünü ortaya çıkaran Emn...
Çetin ALTAN
Kundakçılar kendini itfaiyeci sanırsa
Politikanın dilini, olayların dili tekzip etm...
Melih AŞIK
Cargill savaşı...
Nişasta bazlı şeker üreten Amerikan Cargill'i...
Fikret BİLA
Yanıt bekleyen sorular
Hrant Dink suikastından sonra ortaya çıkan bi...
Hasan CEMAL
Acıları karşı karşıya getirmek!
Aile içinde, 'Ermeni komitacıları'nın suikast...
Güneri CIVAOĞLU
Devlet herkese lazım
Hrant Dink cinayeti sonrası "derin devlet" ta...
Can Dündar
Erdoğan'ın derin devletle imtihanı
Bir haftada ortaya çıkanlardan anlaşılan şu: ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu program başarılı oldu mu?
Hükümetin iktidara gelişinden bu yana dört yı...
Doğan HEPER
Bugünleri de görecek miydik?
ANKARA susuyor.
Semih İDİZ
Akılcı bir Ortadoğu politikası gerekiyor
Rum yönetimiyle ortak petrol arama çalışmalar...
Sami KOHEN
Hem ticaret, hem siyaset...
İLK bakışta olay "ticari" nitelikteydi... Ira...
Hasan PULUR
Elrom'un da öldürüleceği ihbar edilmişti!..
HRANT Dink öldürüldükten sonra, yazdığımız il...
Derya SAZAK
Derin adım
Hrant Dink soruşturması derinleştikçe Trabzon...
Meral TAMER
İstanbul, dünyanın 25 megakenti arasında
Nüfusu 10 milyonu aşan kentlere megakent deni...
Yaman TÖRÜNER
Bir de bize sorun
Geçen hafta yolum Ankara'ya düştü. Beni karşı...
Güngör URAS
Pantoloncu Osman yılda 2.5 milyon pantolon ihraç ediyor
Pantoloncu Osman'ı 25 yıldır tanırım. Renkli ...
Serpil YILMAZ
Irak'ı 'Meclis soruşturması' şovu küstürdü
Bugün büyük olasılıkla, "Irak Milli Petrol Şi...
M. Ali BİRAND
Bu cinayetin hesabı verilmeli...
Son gelişmeler, hepimizin tüylerini diken dik...

© 2006 Milliyet