Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Akılcı bir Ortadoğu politikası gerekiyor


Rum yönetimiyle ortak petrol arama çalışmaları için anlaşma imzalayan Lübnan ve Mısır ile yaşanan sorun, Ortadoğu'daki siyasi zeminin ne denli kaygan olduğu gerçeğinin Türkiye'de pek kavranamadığını ortaya koyuyor. Bundan kısa bir süre önce Başbakan Erdoğan'ın ziyaret ettiği Lübnan'ın şimdi kötülenmeye ve tehdit edilmeye başlanması bunu açıkça ortaya koyuyor.
Bu konu Arap medyasına daha yansımış değil. Ancak Arap kaynakları, Ankara'dan çıkan kızgın seslerin devam etmesi halinde Arap dünyasındaki atmosferin Türkiye'nin aleyhine döneceğini söylüyorlar. Bu gelişmeler, Avrupa'ya kızıp "Biz kendi çevremize dönelim" diyenler açısından da uyarıcı olmalı.

Ortadoğu, Türkleri beklemiyor
Kişisel deneyimlerime dayanarak her zaman dediğim gibi, Ortadoğu kollarını açmış Türkleri beklemiyor. Hatta Türkiye'ye karşı bazı bölge ülkelerinde karşılaştığım husumetin, Balkanlarda karşılaştığım husumetten daha fazla olduğunu söyleyebilirim.
Hatırlayalım. Türk askerinin Irak'a gitmesini istemeyenler sadece Kürtler değildi. İster Şii, ister Sünni olsun, ülkedeki Arap unsurlar da buna karşı çıkmıştı. Hâlâ da çıkıyor. Lübnan, Suriye ve Mısır'ın Kıbrıs Rum yönetimiyle iyi ilişkileri ise eskiye dayanıyor.
Mısır'ın yakınlığı, "Kıbrıs Cumhuriyeti" ile birlikte "Bağlantısızlar Hareketi"nin kurucuları arasında yer almasından kaynaklanıyor. Lübnan ve Suriye'deki Rum sempatisi ise Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Rum kesiminde başından beri sıcak kabul görmüş olmasından kaynaklanıyor. Türkiye ise "düşman İsrail" ile yakın ilişkilerden dolayı geleneksel olarak hep "karşı kampta" görülmüştür.

Düşüncesizce yapılan şeyler
Tutarlı bir Ortadoğu politikası olmayan Türkiye, bazı şeyleri o kadar düşüncesizce yapıyor ki, bunun bedelini daha sonra ödemek zorunda kalıyor. Iraklı Sünnilerin geçen ay İstanbul'da yaptıkları toplantıya izin vermesinde olduğu gibi.
Bir yerde toplanıp Şiilere karşı strateji geliştirmek isteyen Iraklı Sünniler, bunun için Suriye, Mısır ve Suudi Arabistan'a başvuruyorlar ama olumsuz yanıt alıyorlar. Bunun üzerine Türkiye bu toplantılarını İstanbul'da yapmalarına izin veriyor. Eleştirenlere de, "sivil toplum örgütü olarak, bizim dışımızda toplanıyorlar" diyor.
Diyor ama, bu, Şiilerin kızgınlığını azaltmıyor. Onların gözünde Ankara kendisini taraf yapmış oluyor. Irak'ta giderek artan dolaylı ve doğrudan Şii-Kürt işbirliği de farklı bir boyut kazanıyor. Ankara'da yapılan ve Kürtlerin davet edilmedikleri "Kerkük 2007" Konferansı ise bu kez Kürtleri kızdırıyor.

Tutarlı politikalar üretilmeli
Kısacası Türkiye, Irak'ın -artık hiçbir etkisi kalmamış olan- üçüncü konumdaki unsuru uğruna ilk ve ikinci sıradaki unsurlarla kurabileceği köprüleri peşinen yıkıyor. Ondan sonra "Bölgenin herkes tarafından takdir edilen en önemli ülkesiyim" diyor.
Öyle olması için bölgedeki dengeleri yansıtan çok daha tutarlı politikalar üretmek zorunda olduğunu ise görmek istemiyor. Bu kez kendisine Arap ülkeleri arasında düşman üretmeye başlıyor ve uluslararası yalnızlığını daha da derinleştiriyor. Özetle, Türkiye Ortadoğu'da gerçekten yer edinecekse çok daha akılcı olmak zorunda.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
El Kaide ve Dink cinayeti
KONYA'DA El Kaide örgütünü ortaya çıkaran Emn...
Çetin ALTAN
Kundakçılar kendini itfaiyeci sanırsa
Politikanın dilini, olayların dili tekzip etm...
Melih AŞIK
Cargill savaşı...
Nişasta bazlı şeker üreten Amerikan Cargill'i...
Fikret BİLA
Yanıt bekleyen sorular
Hrant Dink suikastından sonra ortaya çıkan bi...
Hasan CEMAL
Acıları karşı karşıya getirmek!
Aile içinde, 'Ermeni komitacıları'nın suikast...
Güneri CIVAOĞLU
Devlet herkese lazım
Hrant Dink cinayeti sonrası "derin devlet" ta...
Can Dündar
Erdoğan'ın derin devletle imtihanı
Bir haftada ortaya çıkanlardan anlaşılan şu: ...
Hurşit GÜNEŞ
Bu program başarılı oldu mu?
Hükümetin iktidara gelişinden bu yana dört yı...
Doğan HEPER
Bugünleri de görecek miydik?
ANKARA susuyor.
Semih İDİZ
Akılcı bir Ortadoğu politikası gerekiyor
Rum yönetimiyle ortak petrol arama çalışmalar...
Sami KOHEN
Hem ticaret, hem siyaset...
İLK bakışta olay "ticari" nitelikteydi... Ira...
Hasan PULUR
Elrom'un da öldürüleceği ihbar edilmişti!..
HRANT Dink öldürüldükten sonra, yazdığımız il...
Derya SAZAK
Derin adım
Hrant Dink soruşturması derinleştikçe Trabzon...
Meral TAMER
İstanbul, dünyanın 25 megakenti arasında
Nüfusu 10 milyonu aşan kentlere megakent deni...
Yaman TÖRÜNER
Bir de bize sorun
Geçen hafta yolum Ankara'ya düştü. Beni karşı...
Güngör URAS
Pantoloncu Osman yılda 2.5 milyon pantolon ihraç ediyor
Pantoloncu Osman'ı 25 yıldır tanırım. Renkli ...
Serpil YILMAZ
Irak'ı 'Meclis soruşturması' şovu küstürdü
Bugün büyük olasılıkla, "Irak Milli Petrol Şi...
M. Ali BİRAND
Bu cinayetin hesabı verilmeli...
Son gelişmeler, hepimizin tüylerini diken dik...

© 2006 Milliyet