|
 |
|
|
Mini enflasyon zirvesini Erdoğan istemiş
Başbakan'ın MB Başkanı Yılmaz ve Bakan Babacan'la evinde yaptığı görüşme, zirvenin gündeminin ne olduğu tartışmasına yol açtı. Merkez kaynakları 'Teknik açıklama oldu' derken, kulislerde, görüş ayrılıklarının ele alındığı yorumları yapılıyor
Gülçin Üstün
Hükümetle arasında soğuk rüzgârlar estiği iddia edilen Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la önceki gün bir araya geldiği "mini ekonomi zirvesi"nin Erdoğan'ın talebi üzerine gerçekleştiği öğrenildi.
Merkez Bankası'nın pazartesi günü açıkladığı ve hükümetin bütçe performansından, kamu işçilerine yapılacak zamma kadar pek çok konuda uyarılara yer verdiği Enflasyon Raporu büyük yankı uyandırdı.
'Nereye gidiyoruz?'
Erdoğan'ın, Babacan ve Yılmaz'ı Etiyopya gezisinden döner dönmez ayağının tozuyla evine çağırmasının ardından, Başbakan'ın Merkez Bankası'nın açıklamalarına ilişkin uyarıda bulunduğu bilgileri kulislere yansıdı.
Önceki gün gerçekleştirilen üçlü zirvede de Yılmaz ile Babacan, Enflasyon Raporu'na ilişkin teknik detayları Erdoğan'a aktardı.
Merkez Bankası kaynakları, mevzuata göre banka başkanının nisan ve ekimde Bakanlar Kurulu'na bilgi verdiğini, yılda iki kez TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine sunum yaptığını aktardı. Kaynaklar, Erdoğan'ın Yılmaz'ı Başbakanlık yerine evinde kabul etmesine ilişkin de "Başbakan evinde çalışırken bürokratları toplantıya çağırabiliyor. Merkez Bankası'na özel bir durum değil. Yılmaz daha önce de Erdoğan'ın evine giderek bilgi vermişti" yorumunu yaptı.
Erdoğan, haziranda da, enflasyonda yaşanan sapma üzerine Yılmaz'ı çağırarak bilgi istemişti.
Merkez Bankası kaynakları, zirvede 'enflasyon raporu'nun yanı sıra hedefin tutmaması üzerine MB'nin hükümete yazdığı mektubun konuşulduğunu belirtti. Yetkililer "Başbakan'ın enflasyon patikasına ilişkin bant rakamlarının nasıl hesaplandığını sordu. Başkan Durmuş Yılmaz'dan 'Enflasyonda nereye gidiyoruz?' diyerek bilgi aldı" dedi.
Birçok kez karşı karşıya geldiler
EKONOMİ SERVİSİ
Resmi açıklamalar, zirvede MB Başkanı Durmuş Yılmaz'ın Başbakan Tayyip Erdoğan'a teknik raporların bir açıklamasını yaptığı yönünde. Ancak zirveyle ilgili yorumlarda, Başkan Yılmaz'ın, Devlet Bakanı Ali Babacan ve hatta Başbakan Erdoğan ile örtüşmeyen açıklamalarının da ele alındığı belirtiliyor.
Yılmaz ve Bakan Babacan ile birçok kez farklı açıklamalarla 'karşı karşıya' geldikleri izlenimi verdiler. Hükümet, sürekli 'seçim ekonomisi yok, olmayacak' derken Merkez Bankası'nın raporlarında, seçim dönemine girilmiş olması ve kamu harcamalarının artma olasılığı sürekli bir 'risk' olarak belirtildi.
Sağlık harcamaları uyarısı
MB 2006 para polikasını ve 2007 enflasyon hedeflerini ele aldığı yılın ilk Enflasyon Raporu'nda hükümetin bütçe performansını da değerlendirirken 2006'da sağlık harcamalarının başlangıç ödeneğinin yüzde 172.7'sine ulaştığı, IMF'nin de önlem alınmasını istediği bu konuda limitlerin aşılmasında yeşil kart hizmetlerinin etkili olduğu vurgulanmıştı.
Raporda, ekimden itibaren cari harcama ödeneklerinde blokaja gidilmesi ve sağlık harcamalarına yönelik ek önlemler önerilmiş ve uyarı olarak da "Ancak personel harcamaları, tarımsal destekleme, mahalli idarelere yapılan sermaye transferleriyle yeşil kart ödemelerinde ortaya çıkan sapma dikkat çekicidir" ifadesine yer verildi.
Bunun dışında Merkez ile hükümet birçok konuda çelişen, birbirine yanıt niteliğinde açıklamalar yaptılar. MB ile hükümet arasındaki görüş ayrılıklarını dört grupta toplamak mümkün. Temel olarak faizler konusundaki görüş ayrılığı bulunuyor. Ayrıca banka içindeki atamalar, kurumun bağımsızlığı ve merkezinin İstanbul'a taşınması tartışma konusu oldu.
Siyasi risk uyarısına üç tepki geldi
7 Kasım 2006: Durmuş Yılmaz MÜSİAD'ın toplantısında, "Seçimler ciddi risk oluşturabilir. Beklentiler bozulursa kısa vadeli faiz oranlarıyla tepki vermekte kararlıyız. Cumhurbaşkanlığı seçimi gerginlik yaratabilir ve yabancı çıkışı yaşanabilir, kurlar etkilenebilir. Genel seçimler nedeniyle bütçe hedeflerinden sapma olursa buna faizlerle tepki veririz" dedi.
Yılmaz'ın 'siyasi risk' uyarısına iki gün sonra üç önemli isimden tepki geldi. Başbakan Erdoğan, "Benim açımdan böyle bir risk yok. Durmuş Bey herhalde eski alışkanlıkları görerek bu açıklamayı yaptı. Yoksa bizim yaptıklarımıza bakarak bu açıklamayı yapmasını doğru bulmam" dedi.
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Varsayımla neyin yapılacağını konuşmayı faydalı görmüyorum" dedi.
Devlet Bakanı Ali Babacan da "Merkez Bankası'yla ilgili sözel beyanlar, bazen bankanın kurumsal duruşunu göstermeyebiliyor. MB artık bir kişinin iki dudağı arasından çıkan sözlerle karar veren bir kurum değil" dedi.
Merkez'in taşınması tartışması
3 Ağustos 2006: Devlet Bakanı Ali Babacan, İstanbul'un finans merkezi olması için Ziraat Bankası başta olmak üzere Merkez Bankası İdari Merkezi'nin de İstanbul'a taşınacağını açıkladı.
Merkez, bu açıklamaya anında yazılı olarak karşılık verdi. Açıklamada, 1211 Sayılı "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" Kanunu'nun 2. maddesinde, "Bankanın merkezi Ankara'dadır" hükmü bulunduğu hatırlatıldı ve "Bugün için İdare Merkezimizin İstanbul'a taşınması konusunda, bankamızın almış olduğu bir karar bulunmamaktadır" denildi.
Başbakan Erdoğan'ın faiz tepkisi
16 Aralık 2006: TBMM'de yapılan 2007 yılı Bütçe görüşmelerinde Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Merkez Bankası Başkanı'nın, faizlerin bir yıl süreyle inmeyeceği açıklamasında bulunduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, Mumcu'ya yanıtı o sırada bulunduğu Karaman'dan verdi. Erdoğan "MB Başkanı bir yıl faiz düşürmeyeceğini söylemiş.
Ekonomik şartlar neyi gerektiriyorsa onlar da ona göre önlem alır. Bir yıl içinde ne olacağını şimdiden bilemezsin. Sadece öngörüde bulunursun" dedi. Bu yanıtın MB Başkanı Yılmaz'ı da hedef aldığı izlenimi oluştu.
'Merkez bağımsız cumhuriyet mi?'
21 Aralık 2006: Merkez Bankası Başkanı ATO heyeti ile görüşmesinde "Faiz bizim elimizde. Faizleri indirebiliriz de çıkarabiliriz de" dedi.
2 Ocak 2007'de faiz tartışması, özerklik tartışması ile birleşti. AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'nin yanıtı geldi:
"MB özerk cumhuriyet değil. Hükümetin hedeflerine uygun davranmalı. Başkan'ın siyasete dönük açıklamaları oluyor. Geçen gördüm, 'siyaset kısa vadeli bakıyor, bir yıl boyunca para politikamızı değiştirmeyeceğiz' dedi. Bu faizlerin indirilmeyeceği şeklinde yorumlanıyor ve doğru bir yorumlama. Merkez Bankası'nın bu açıklaması sağlıklı bir yaklaşım olmaz."
Ücret eleştirisine Davos'tan yanıt
23 Ocak 2007: MB, IMF'ye gönderdiği mektupta asgari ücret ve memur zammının enflasyonun direncini artırdığını belirtti.
Bakan Babacan, iki gün sonra bu açıklamaya Davos'tan yanıt verdi. Babacan, kendisine gönderilen mektubun IMF'ye de gönderilmesine tepki gösterdi. Babacan, "Mektup bana hitaben yazılıyor, IMF'ye de gönderiyorlar. Mektup IMF'ye hitaben yazılmış bir mektup değil. Asgari ücretteki artış da talep taraflı enflasyonu öyle korkulduğu kadar etkilemiyor.
Enflasyon sadece Merkez Bankamızın kaygılandığı değil, hükümetimizin de en çok önem verdiği bir konu" diyor.
Atamalar da rahatsızlık konusu
MB Başkanı Yılmaz'ın bankadaki boş koltuklara atamalara müdahaleden de rahatsız olduğu belirtiliyor.
Kulislerdeki yorumlara göre Yılmaz, teknisyen kişiliğiyle AKP'lilere 'sıcak' gelmiyor.
Bilindiği gibi başkanlık için, hükümetin gönlünden geçen isim Devlet Bakanı Babacan'a yakınlığıyla bilinen Başkan Yardımcısı Erdem Başcı'ydı.
Bu atama gerçekleşmedi ancak Bakan Babacan'ın MB üzerindeki kontrolünü Başçı üzerinden sağladığı, Yılmaz'ın eski başkan Süreyya Serdengeçti'nin ekibiyle çalışmayı tercih ettiği belirtiliyor.
Oğuz Satıcı, yine Merkez'e yüklendi
Ocak ayı ihracat rakamlarını Bursa'da açıklayan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Merkez Bankası (MB) Başkanı Yılmaz'ı eleştirdi. Satıcı şöyle dedi:
"Sıkı para politikasına devam edeceklerini söylediler. Demek ki faizler yüksek seyretmeye, kurla baskılanmaya devam edecek. Bizzat Başkan 2007 hedefinin iddialı olduğunu söyledi. O zaman tutmayacak hedefler koyup bize gereksiz bedeller ödetmek niye? Başkan Durmuş Yılmaz'ın da eski başkandan farkı olmadığını gördük."
Satıcı, 'Başkan'a verdiğiniz prim bitti mi? İstifa mı istiyorsunuz?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Sonsuz prim olmaz. İstifa kendi keyfiyetine kalmış. "
TİM'in verilerine göre ocakta aylık ihracat yüzde 34.20'lik artışla 6.6 milyar dolar, yıllık ihracat da yüzde 19.18 artarak 87.4 milyar dolar oldu.
|
|
|

|