Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Akdeniz'de 'yetki alanı' yok

'Münhasır ekonomik bölgeler', Akdeniz gibi yarı kapalı denizlerde 'karşı' ve 'komşu' ülkelerle anlaşmalarla belirleniyor. Ancak Doğu Akdeniz'de böyle bir anlaşma yok

UTKU ÇAKIRÖZER Ankara


Türk tarafı ile Rum tarafı arasında yaşanan son kriz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) adanın bütününü temsil ettiği iddiasıyla Mısır ve Lübnan'la imzaladığı Akdeniz'deki yetki anlaşmaları üzerine patlak verdi. "Münhasır ekonomik bölge" ve "kıta sahanlığı" konusunu da Türk kamuoyunun gündemine yeniden taşıyan krizin nedenleri ve ilgili düzenlemeler özetle şöyle:

Deniz yetki alanı
  • Ülkelerin "deniz yetki alanı" olarak adlandırılan "kıta sahanlığı" ve "münhasır ekonomik bölgeler", açık denizlerde 200 deniz mili olarak belirleniyor. Karadeniz gibi kapalı ve Akdeniz gibi yarı kapalı denizlerde "karşı" ve "komşu" ülkelerle hakkaniyet ilkesine dayalı olarak yapılan anlaşmalar "münhasır ekonomik bölgeler"in belirlenmesinin hukuki altyapısını oluşturuyor.

  • Kıta sahanlığı "deniz tabanı ve toprak altındaki cansız kaynakları", münhasır ekonomik bölge de "deniz tabanı ile su alanındaki canlı kaynaklar"ı ifade ediyor.
  • Türkiye, kendi karasuları dışındaki deniz yetki alanları olan "kıta sahanlığı" ve "münhasır ekonomik bölge"leri Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerle bir araya gelerek 1978, 1980 ve 1998'de imzaladığı anlaşmalarla belirledi.
  • Doğu Akdeniz'de yetki alanlarının Türkiye, Yunanistan, Mısır, Lübnan, İsrail, Filistin, Suriye ve kapsamlı bir çözümün bulunmasından sonra Kıbrıs'la birlikte belirlenmesi gerekiyor. Kıbrıs adasında süren ihtilaf ve Güney Kıbrıs'ın bazı ülkelerle tek taraflı anlaşma imzalama girişimleri bunu engelliyor.


  • GKRY'nin girişimleri
  • GKRY, Akdeniz'de kendisine ait olduğu iddiasıyla "münhasır ekonomik bölgeler"i belirlemeye yönelik ilk girişimini 2002'de yaptı. Bu tarihte GKRY, Meis adasının güneyinde ve Kıbrıs'ın batısında bir bölgeyi "kendi deniz yetki alanı" sayarak bu alanda Norveç'e arama izni verdi. Türkiye kendi "olası ekonomik münhasır bölgesi" olduğu gerekçesiyle Northern Alliance isimli arama gemisini bir firkateyn eşliğinde bölgeden uzaklaştırdı.

  • GKRY, ikinci girişimini Şubat 2003'te Mısır ile deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmayı imzalayarak yaptı. Engellemek için girişimde bulunan Türkiye, imzalanan anlaşmayı tanımayacaağını Mısır'a ve BM'ye iletti.
    GKRY'nin bu konudaki son girişimi de 17 Ocak'ta Lübnan hükümetiyle imzaladığı anlaşma oldu. Türkiye, bu anlaşmanın imzalanmaması için de yoğun çaba harcadı. Ancak Lübnan hükümeti anlaşmayı imzaladı.

    Türkiye'nin savunduğu tezler

  • Türkiye, GKRY'nin girişimlerine iki ana nedenle karşı çıkıyor. Birincisi; Kıbrıs adasındaki ihtilaf çözülmeden GKRY'nin adanın tamamını temsil ederek anlaşmalar imzalamasının yasal ve meşru görülemeyeceği. Bu girişim, "Kıbrıs Türk halkını, KKTC'yi ve Türkiye'nin anlaşmalardan doğan haklarını yok saymak" olarak nitelendiriliyor.
  • GKRY'nin girişimlerine karşı ikinci ana neden olarak 2004'te BM tarafından hazırlanan Annan Planı'nda Kıbrıs'ın Akdeniz'deki yetki alanlarının her iki taraf için "hakkaniyet" esasına dayalı olarak yeniden belirlenmesi gösteriliyor. Rum tarafının girişimleri ile çerçevesini BM'nin çizdiği hakların ihlal edildiği savunuluyor.
  • GKRY, Türkiye'nin itirazlarını bilmesine rağmen girişimlerinde ısrar ediyor. Adanın tek meşru yönetimi olduğu tezini bu girişimleriyle de pekiştirmeye çalışıyor.





  • SİYASET
    Kıbrıs'a göz hapsi
    Akdeniz'de 'yetki alanı' yok
    Erdoğan: İstanbul'a geldin, paran var mı?
    AKP'liden RTÜK'e eleştiri yağmuru
    Hükümet medyaya şantaj yapıyor
    Şaimyev'den Atatürk gafı ve geri adım
    Talat: Kabul edilemez
    Muhbirlik soruşturması
    Gül: Özel temsilciler görevlerini yapıyor
    KKTC'nin nüfusu 256 bin 644 oldu
    Bakan ifade verecek
    Prof. Mazower: Önce Balkan sürgünü vardı
    Baykal: 301 için CHP'nin tavrı aynı






    Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

    Taha AKYOL
    Atatürkçü Düşünce!
    ATATÜRKÇÜ Düşünce Derneği İkinci Başkanı Sayı...
    Fikret BİLA
    Baykal: KKTC denizde egemenlik alanını ilan etmeli
    Güney Kıbrıs yönetiminin, Doğu Akdeniz'de pet...
    Hasan CEMAL
    Dipsiz kuyuda kaybolup gitmek!
    Aradan 11 yıl geçmiş. 1996'nın kasım ayı, Sus...
    Güneri CIVAOĞLU
    Gül'le ufuk turu
    Ankara dönüşü otomobilde haberleri dinlerken,...
    Derya SAZAK
    CHP soruşturması
    Hrant Dink soruşturmasını Meclis'e taşıyor CH...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2006 Milliyet