Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Ogün Samast’ın jandarma ve emniyet görevlileri ile birlikte çekilmiş görüntülerinin basında yer almasının ardından, kurumların birbirlerini basın önünde suçlamalarının doğru olmadığını söyledi. Jandarma, bugün yaptığı açıklamada görüntülerin sızdırılmasının "kasıtlı" olduğunu belirtmiş, yayınlanan görüntülerin Jandarma'da değil, Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü çay ocağında çekildiğini açıklamıştı. Başsavcı: Görüntülerde 3 suç unsuru var ÇALIŞKAN'IN AÇIKLAMALARI Çalışkan, haftalık basını bilgilendirme toplantısında, Hrant Dink ve gündeme ilişkin konuları değerlendirdi. İsmail Çalışkan, Hrant Dink cinayetinin ardından güvenlik birimlerinin ahenk ve koordinasyon içerisinde çalışarak faillerin en kısa sürede yakalandığını ve arkasından adli soruşturma başlatıldığını hatırlattı. Adli işlemler konusunda herhangi bir açıklama ve yorum yapmanın mümkün olmadığını ifade eden Çalışkan, idari yönden ise İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Trabzon, İstanbul, Ankara ve Samsun’da görevlendirildiğini kaydetti. Çalışkan, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında, Ogün Samast’ın jandarma ve emniyet birimleriyle birlikte çekilen görüntülerin bulunduğu iddiası üzerine bakanlık müfettişlerinin hemen görevlendirildiğini hatırlatarak, "Görüntüler televizyonda yayınlandıktan sonra müfettişlerimiz bu konuda, kim çekmiş, niye çekmiş, neden çekmiş konularının hepsi aydınlanacaktır" dedi. Bu konuyla ilgili emniyet teşkilatı olarak üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini söyleyen Çalışkan, şöyle konuştu: "Bunun arkasında veya yanında kimler varsa hangi görevlilerimiz varsa silsile yoluyla bütün teşkilatımız emniyet genel müdürüne kadar bütün kişiler hakkında soruşturma yapılabilir. Müfettişlerin raporları sonucunda gereği neyse mutlaka yapılacaktır. Kurumların birbirlerini basın önünde suçlamaları doğru değildir. Jandarma olsun, polis olsun bu ülkenin önemli kurumlarıdır. Kurumların ahenk içerisinde çalışması önemlidir. Sorumlular derhal gerekli cezaya çarptırılacaktır. Olay, müfettişler ve savcılar tarafından en ince ayrıntısına kadar araştırılmaktadır." Bir gazetecinin, "Gazeteci Hrant Dink’in katil zanlısı Ogün Samast’ın ’vatan kurtaran kahraman gibi’ değerlendirilmesini nasıl yorumluyorsunuz" şeklindeki sorusuna ise Çalışkan, "Polis kurumsal bir yapıya sahiptir. Emniyet teşkilatı personeli bütün olaylar karşısında profesyonel olmak zorundadır. Hiç kimse kendi duygu ve düşüncelerini yaptığı işe yansıtamaz. Nereden gelirse gelsin, hangi düşüncede olursa olsun teşkilat olarak olayların üzerine her zaman kararlılıkla gitmekteyiz ve gideriz" yanıtını verdi. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın "Görevden alınıp alınmayacağı" yolundaki sorular üzerine Çalışkan, "Konuyla ilgili bir herhangi bilgim yok. Atamaya yetkili makamlar gerekeni yaparlar" dedi. Çalışkan, memurdan, emniyet genel müdürü vekiline kadar kusur ve ihlali görülen herkes hakkında gerekli adli ve idari işlemin yapılacağını söyledi. Çalışkan, polisin toplumsal olaylarda da, adli ve siyasi olaylarda da profesyonel olmak zorunda olduğunu belirterek, "Polis profesyonelliğini her olayda ortaya koymak zorundadır. Olaylar karşısında kendi duygu ve düşüncelerini yansıtacak herhangi bir eylem ve davranışta bulunmaması gerekir" dedi. İsmail Çalışkan, bir başka gazetecenin emniyet genel müdürlüğüne atama yapılmaması ve Necati Altıntaş’ın genel müdür vekili olarak görev yapmasının kurum açısından sorun yaratıp yaratmadığını sorması üzerine, polisin görevini kanun ve tüzüklere göre yaptığını belirterek, "Emniyetin vekaletle yönetilmesinde herhangi bir yönetim boşluğu bizce görülmemektedir" diye konuştu. Bir gazetecinin, Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından, "Polis muhbiri olarak Erhan Tuncel’in kullanılması ve muhbirlerin örgüte katılarak suç işlemesinin mümkün olup olmadığını iddia etmesi ve değerlendirmesini" sorması üzerine Çalışkan, şunları kaydetti: "Devlete bilgi veren insanlarla ilgili konuları basın önünde konuşmak uygun değildir. Devlete vatandaşlar çeşitli şekillerde yardım etmektedir. Bunların açık bir şekilde deşifre edilmesi ve haklarında konuşulması söz konusu kişileri olumsuz yönde etkilemektedir. Basında da bu konunun yer almaması daha uygun olur. Hiçbir devlet görevlisi suç işleyemez. İşlerse gereği yapılır."
|
|||||||||||||||||||||