Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
Önünüze gelen olayların ardına bakmak

Doğan Akın

Gazetecilik refleksi, önünüze gelen olayların ardına da bakmayı gerektirir. İlk bakışta görünmeyeni görmeye çalışmak, kamusal bir görev yapan gazetecilerin topluma karşı sorumluluğunun da gereğidir.
Meslektaşımız Hrant Dink'i hedef alan suikast, mesleğimizin gazetecilik refleksleri açısından da sınavdan geçtiği bir olaydı.
Dink'in öldürülmesini "ırkçı bir nefret"ten ibaret görmeyen gazetemizin, olayların ardındaki gerçekleri görme refleksinin önemli sonuçlar doğurduğunu söylersek abartmış olmayız.
Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in kaleme aldığı başyazıda "tetikçileri üreten zihniyet iklimiyle mücadele gereği" vurgulanıyordu. Gazetemiz de saldırının hemen ardından, 17 yaşındaki katil zanlısının tetiği çekme aşamasına nasıl geldiği sorusunun yanıtını aramaya koyuldu.

Güdümlü mermi
Hedefi Trabzon'da ezberletilen zanlının, "kardeşliği hedef alan güdümlü bir mermi" gibi İstanbul'da cinayet işlemeye nasıl hazırlandığını araştırırken inanmakta güçlük çektiğimiz bulgulara ulaştık. Örneğin, Dink cinayetini azmettirmekle suçlanan Yasin Hayal, 2004 yılında Trabzon'daki McDonalds'ı bombaladığı için kentte "efsane" haline gelebilmişti.
Haber Merkezi editörlerinden Mustafa Bakacak'ın incelediği Trabzon'daki Yeni Pelitlispor'un internet sitesinde, takım hakkında şu ifadelerle bilgi veriliyordu:
"Flaş transferlerle gücüne güç katmış, taraftarlarının gönlünde taht kurmuştur... McDonald's'a bombalı saldırı yaparak bütün dünyada infial uyandıran Yasin Hayal'i transfer ederek bu halkayı genişletmiştir."
Toplam 6 kişinin yaralandığı bir bombalı saldırı, Trabzon'da itibar gören bir "kariyer aşaması" sayılabilmişti.

Zafiyete 'AB' bahanesi
Saldırının ardından iyi tanıdığı Trabzon'a giden deneyimli arkadaşımız Ali Eyüboğlu, Hayal'in, yerel basında da "Bombacı sahalarda" gibi başlıklarla bu tuhaf "kariyeri" pekiştirdiğini ortaya koydu.
Başbakan'ın uçağına asılsız bomba ihbarı yaptığı da polis kayıtlarına geçen Hayal, linç girişimleri ve rahip cinayeti nedeniyle zaten büyüteç altında olması gereken Trabzon'da istihbarat ağına nasıl takılmamıştı?
Eyüboğlu, bu soruyu olay sırasında Trabzon Emniyet Müdürü olan Reşat Altay'a yöneltti. Altay, "AB'ye uyum düzenlemeleri nedeniyle istihbarî izlemenin zorlaştığı" savunmasını yaparken, bombacılığın kentte nasıl meşruiyet kazandığına da dolaylı bir yanıt vermiş oluyordu. Benzer bir savunmayı, olay sırasında Trabzon Valisi olan Hüseyin Yavuzdemir de yaptı.

'Trabzon'da derin ihmal'
Milliyet, derlediği bu çarpıcı bilgileri yan yana koyarak "Trabzon'da derin ihmal" başlığıyla salı günü manşetine çıkardı. Altay ve Yavuzdemir, cuma günü Trabzon'daki görevlerinden alındılar. Cumartesi günü manşetimizde "Derin ihmal operasyonu" başlığı vardı.
Arkadaşımız Gökçer Tahincioğlu'nun, "Adalet gecikti bedeli ağır oldu" başlıklı haberi de perşembe günü manşetimizdeydi.
Hayal'in, bombalı saldırı nedeniyle aldığı cezayı tamamlamadan "tutuksuz yargılanmak üzere" serbest bırakıldığı anımsatılan haberde, çarpıcı bir adli sürece işaret ediliyordu. Habere göre, Yargıtay'da 8 aydır bekleyen mahkûmiyet kararı onansaydı, Hayal, Dink cinayetinden önce kalan cezasını çekmek üzere cezaevine dönecekti. Bu takdirde olayların akışı muhtemelen farklı bir seyir izleyecek, Hayal'in Ogün Samast'ı azmettirmesi gündemden çıkabilecekti.
Gazetemiz, suikast sürecini araştırırken güvenlik ve yargı bürokrasisinin, kutsal yaşam hakkının yanı sıra bir ülkeyi kolayca provoke edilmekten koruma yolunda da ne kadar önem taşıdığını sergilemiş oldu.

Milliyet küresel konseyde
Milliyet, Davos'ta toplanan Dünya Ekonomik Forumu'nu (DEF) bu yıl da yazarları Osman Ulagay ve Meral Tamer'le izledi.
Ulagay, geçen yıl kurulan DEF Uluslararası Medya Konseyi'nin üyeliğine Türkiye'den seçilen iki isimden biri oldu. Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün de girdiği 107 üyeli konsey, "küresel sorunlar konusunda daha iyi bilgilendirilmiş bir kamuoyu oluşturmayı" amaçlıyor. Konseyde CNN'den Google'a, Reuters'dan AFP'ye dünya medyasının önemli kurumlarının üst düzey temsilcileri ve yazarları bulunuyor.
Okurlarımız saygınlığı ve etkisi bütün dünyada kabul edilen bir gazeteyi hak ediyor.

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
TÜPRAŞ'ta patlama
Sevgililer Günü'ne teknoloji karıştı!
Feribot Bodrum'a iniyor!
Önünüze gelen olayların ardına bakmak
Erzurum'da 2 çocuk daha hastanelik
Fotoğraflarla cumhuriyet tarihi
Sigaranın zararlarını 3-5 yaş arası anlatın
'Organ bağışını zorunlu yapalım'
BM raporuna göre küresel ısınmanın nedeni insanoğlu
Proje müdürü inşaatta öldürüldü
Eşe dayağa yüksek nafaka
Hollandalıların boyu Amerikalıları geçti
Meksika'da 6.6 kiloluk dev bir bebek doğdu
Sigara içirene 245 YTL ceza
'Delik çoraplar' BBC'de
Eski bakan Sağlar'ın babası toprağa verildi
Bütün yurtta kar bekleniyor
Köprüde zam bilmecesi
Ege Bölgesi'nde göktaşı heyecanı
Gülten Dayıoğlu adına vakıf
Notos'un ikinci sayısı yayımlandı









© 2006 Milliyet