Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İpekçi'yi anarken


Abdi İpekçi'yi ölümünün 28'inci yılında mezarı başında anarken Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç'in ilginç konuşmasını da dinledik... Erinç, gazeteci cinayetlerinin kısa bilançosunu yaptı... İlk gazeteci cinayeti 1909 yılında işlenmiş, Hasan Fehmi Bey öldürülmüştü. Bu tarihten sonra Abdi İpekçi'nin öldürülmesine kadar geçen 70 yılda öldürülen gazeteci sayısı 15 olmuştu... İpekçi'nin ölümünden bu yana geçen 28 yılda ise tam 47 gazeteci öldürülmüştü... Orhan Erinç, Abdi İpekçi cinayetinin aydınlatılmamış oluşunun sonraki cinayetleri teşvik ettiği görüşündeydi...
Cemiyet Başkanı Erinç, 301. madde tartışmalarına da değindi...
Başbakan sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelip hükümete tek bir öneri getirmesini istiyordu...
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden cami yaptırma derneklerine kadar yüzlerce STK bir araya gelip tek bir öneri saptayacaktı... Olacak şey mi? Ayrıca neden tek öneri?
Gazeteciler Cemiyeti "Türklüğü aşağılamak" sözünün belirsiz olduğunu, sert eleştirinin aşağılamak olarak değerlendirilebileceğini, o yüzden "aşağılamak" yerine "hakaret etmek" deyiminin getirilmesini istiyor.
Kaldı ki hakareti cezalandıran bir başka madde de zaten mevcut yasada... Cemiyet "Türklük" yerine de "Türk milleti" ibaresinin konulmasını öneriyor...
Gazetecilik... cinayet... ölüm... ceza... hapis... Bizim meslek kimi karanlık kavramlarla ne kadar iç içe...

Dış basın, Türkiye'de delik çorapla görüntülenen Wolfowitz'le dalga geçiyormuş.
Başkan'ın gittiği ülkelerin ekonomik durumuna göre çorap tercihi yapmadığı ne malum?
Haldun Ertem

Yine o ekspres...
Doktor Birol Güvenç, ABD'de AMC adlı televizyon kanalının programlarını göndermiş. "Son bir ayda en az 4 kere hem de herkesin seyrettiği saatlerde 'Gece Yarısı Ekspresi' filmini yayımladılar" diyor.
Gönderdiği "http://www.amctv.com/guide?CID=---D--N-EST" adresinde televizyon kanalının programını görebiliyorsunuz... Okurumuz Türkiye'den bu televizyon kanalına protesto mesajları gönderilmesini öneriyor. Kendisi protesto etmiş ancak yeterli olmamış. Bu kasıtlı girişim protesto edilmeli gerçekten.

Olumlu Sözcükler
Elimize ulaşan Olumlu Sözcükler (Elma Yayınları) adlı kitabın sayfalarını çeviriyoruz... Bir öğüt:
- Tüm arkadaşlarınız ve aile bireylerinizle sanki son kez konuşuyormuşsunuz gibi konuşun...
Ve bir soru:
- Eğer yakında ölecek olsanız ve yapabileceğiniz sadece bir tek telefon görüşmesi olsa kimi arar ve ona ne söylerdiniz?
Bir soru daha:
- Peki hâlâ niye bekliyorsunuz?

Kaos hali
İktidar partisi 4 yıldır o mevkide oturuyor... Tüm valileri, müsteşarları, genel müdürleri değiştirdiler... Kendilerine uygun kişileri göreve getirdiler. Kadrolaştılar. Ama Hrant Dink cinayetinde görüldüğü gibi... Kendi keyiflerince yapılandırdıkları devlet çarkı dökülüyor. Kimsenin kimseden haberi yok. Bir üniversite öğrencisini tehditle muhbir yapmışlar. Muhbir delikanlı, Hrant Dink'in öldürüleceğini ihbar etmiş... Ama kendi muhbirlerine inanıp tedbir almamışlar. Bu muhbir genç de hapiste şimdi. O niye? Kimine göre o da susturulmak isteniyor...
Böyle büyük cinayetlerde bir polis şefi günü birlik kamuoyuna bilgi verir. Gayri ciddi haberlerin havada uçuşmasını, birtakım masum insanların suçlama altına girmesini bu şekilde önler. Ayrıca polis bir telefon numarası verir. Ortaya çıkmak istemeyen tanıklar bu numaraya bilgi verir. Nedense bizim İçişleri Bakanlığı bu çağdaş uygulamaları bilmez gibi davranıyor.
Sayın İstanbul Emniyet Müdürü, cami cinayeti ve Hrant Dink olayında kamuoyuna alelacele ve saptırıcı açıklamalar yaptı. Ancak ne İçişleri Bakanlığı ne savcılardan bu yetki aşımına tepki yok...
Bu tür karmaşaların altından ancak hukuk işletilerek çıkılır. Hukuk işliyor mu? Sözüm ona aydın adı verilen kimi kişiler de bu işi nasıl olup da "ulusalcı"lara fatura ederizin hesabında mı? Bu kaosu nasıl aşacağız?

Nevzat Şenol anlattı... Ufaklık karnelerin alındığı gün eve eli boş gitmiş. Annesi, "Karnen nerede?" diye sorunca "Arkadaşım aldı" demiş... Annesi meraklanmış:
- Ne yapacakmış arkadaşın senin karneni?
- Babasını korkutacakmış...

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürkçü Düşünce!
ATATÜRKÇÜ Düşünce Derneği İkinci Başkanı Sayı...
Çetin ALTAN
'Şemsiyeyi kapatmak'
Bitip tükenmeyen bir övünme açlığı ile "onlar...
Melih AŞIK
İpekçi'yi anarken
Abdi İpekçi'yi ölümünün 28'inci yılında mezar...
Fikret BİLA
Baykal: KKTC denizde egemenlik alanını ilan etmeli
Güney Kıbrıs yönetiminin, Doğu Akdeniz'de pet...
Hasan CEMAL
Dipsiz kuyuda kaybolup gitmek!
Aradan 11 yıl geçmiş. 1996'nın kasım ayı, Sus...
Güneri CIVAOĞLU
Gül'le ufuk turu
Ankara dönüşü otomobilde haberleri dinlerken,...
Abbas GÜÇLÜ
Topbaş da korkuyor
İstanbul'un en önemli sorunu ne? Trafik mi, h...
Hurşit GÜNEŞ
Çok çalışmak ne sağlar?
Ülkemiz uyanık insanlarla doludur. Aslında bi...
Sami KOHEN
ABD ile "ortaklık" tehlikede
ABD Temsilciler Meclisi'ne önceki gün sunulan...
Metin MÜNİR
En komik olan kazansın
Bu Avrupalılar bazen çok komik oluyor.
Faik ÖZTRAK
Her derde deva dış ticaret rakamları
Geçen yılın dış ticaret rakamları belli oldu....
Hasan PULUR
Bu mahkeme de faşist mi ne?
EEEE, n'oldu şimdi?
Derya SAZAK
CHP soruşturması
Hrant Dink soruşturmasını Meclis'e taşıyor CH...
Meral TAMER
Okuma - yazma bilmeyen güneş enerjisi "mühendisleri"
Bir okul düşünün; ücra bir köyde...
Ece TEMELKURAN
Yersen!
Bu komplolu, ajanlı, gizli örgütlü filan sist...
Güngör URAS
Piyasalar coşuyor, ekonomi küçülüyor
"Piyasacılar"a (Anadolu anlatımıyla, "Paradan...
M. Ali BİRAND
Ermeni tasarısı geldi. Şimdi ne yapmalıyız?
Geçen yıl, Avrupa Birliği ile Türkiye arasınd...

© 2006 Milliyet