Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu mahkeme de faşist mi ne?


EEEE, n'oldu şimdi?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'deki yüzde 10 seçim barajının insan haklarına uygun olduğuna, insan haklarını ihlal etmediğine karar verdi.
Verdi de ne oldu?
Televizyonları tam izleyemedik ama, gazeteler bu kararı pek fazla önemsemediler ya da hoşlanmadılar.
Nereden çıkarıyorsun derseniz, çoğu birinci sayfadan verdi ama, çift veya üç sütun bile değil; eğer önemsemiş olsalardı, herhalde böyle göstermezlerdi.
***
YA AİHM, yüzde 10 barajını "insan haklarına aykırı" bulsaydı, siz o zaman görürdünüz şenliği; demokrasi adına ne nutuklar atılır, "İşte görün, demokrasi neymiş" diye veryansın edilirdi.
Daha iki gün önce sevdiğimiz bir dostumuzla, meslektaşımızla bu konuyu tartışırken, "yüzde 10 baraj"ın demokrasiyle bağının "olmazsa olmaz" şartı kadar önemli olduğunu söylüyordu. Tabii abartmamak gerek ama neredeyse, "Yüzde 10 barajla demokrasi olmaz" diyordu.
Eee, şimdi ne olacak?
AİHM bizim demokrasinin ruhuna fatiha mı okudu?
***
HELE hele mahkemenin şu gerekçesine bakın...
Seçim sistemi konusunda Avrupa genelinde çok farklı uygulamalar varmış, "Bir sistem için kabul edilemez olan kurallar, bir başka sistem açısından meşru olabilirmiş..."
Fesuphanallah! Yani döndük dolaştık, "Her ülkenin demokrasi uygulaması değişik olabilir"e mi geldik? Bu mahkeme de faşist mi ne?
AİHM, "türban" için de böyle bir karar verince, Başbakanımız, "Ulemaya gidin, siz ne karışıyorsunuz!" diye esip kükremişti.
Şimdi "çok sıkı demokratlar" ya da "numaracı cumhuriyetçiler" ne yapsın, nerelere gitsinler...
***
MALUM ve bazılarına göre de "meşum" karardan sonra Murat Katoğlu ile konuşuyorduk. Onun ilginç tahlilleri, yakıştırmaları vardır...
"Şimdi, emperyalizmi demokratikleştirme çağı" dedi.
"Peki, bundan önceki çağ neyin çağıdır?"
"Medeniyetleştirmek çağıydı!"
Birden toparlayamadık, o kafasında toparlamıştı, anlattı:
"Birinci Cihan Savaşı'ndan sonra, İngilizler, Irak halkını medeniyetleştireceğiz dedi, ellerine cetveli, pergeli aldılar, bir Irak devleti kurdular, işte bu medeniyetleştirmekti. İstedikleri kadar, yeteri kadar medeniyetleştiremediklerini anlayınca, bu defa demokratikleştirmek işini Amerika üzerine aldı, demokrasi ve huzur götürmek için, Irak'ı işgal etti, istila etti, kan gölüne çevirdi."
"Demek medeniyetleştirmekten demokratikleştirmeye geçiş kolay olmuyor. Bu demokratikleştirmenin dayanağı da insan hakları değil mi?"
"Elbette, medeniyetleştirmek sırasında ağızlarından azınlık hakları düşmezdi, şimdi ise insan hakları..."
***
SONUNDA Murat Katoğlu'yla birlikte Amerika'ya acır hale geldik...
Günde 300 kişi öldürerek "Irak halkını demokratikleştirmeye" çalışa çalışa, Amerika'da demokrasi kıtlığı başlayacak...
O zaman ne olacak?
Bu da laf mı?
Bazıları ne güne duruyor?
***
MEHMET Akif, hiç uyuşamadığı, görüşleri çok ters olan Tevfik Fikret için şöyle demiş:
"Şimdi Allah'a söver, sonra biraz bol para ver,
Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder."
Mehmet Akif, bunları yazmış, fakat beğenmemiş ve "Safahat"a almamıştır.
Mehmet Akif'in Tevfik Fikret'e haksızlık yaptığı doğrudur ama, bu mısralar bugün bazılarının üzerine ısmarlama elbise gibi oturur.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürkçü Düşünce!
ATATÜRKÇÜ Düşünce Derneği İkinci Başkanı Sayı...
Çetin ALTAN
'Şemsiyeyi kapatmak'
Bitip tükenmeyen bir övünme açlığı ile "onlar...
Melih AŞIK
İpekçi'yi anarken
Abdi İpekçi'yi ölümünün 28'inci yılında mezar...
Fikret BİLA
Baykal: KKTC denizde egemenlik alanını ilan etmeli
Güney Kıbrıs yönetiminin, Doğu Akdeniz'de pet...
Hasan CEMAL
Dipsiz kuyuda kaybolup gitmek!
Aradan 11 yıl geçmiş. 1996'nın kasım ayı, Sus...
Güneri CIVAOĞLU
Gül'le ufuk turu
Ankara dönüşü otomobilde haberleri dinlerken,...
Abbas GÜÇLÜ
Topbaş da korkuyor
İstanbul'un en önemli sorunu ne? Trafik mi, h...
Hurşit GÜNEŞ
Çok çalışmak ne sağlar?
Ülkemiz uyanık insanlarla doludur. Aslında bi...
Sami KOHEN
ABD ile "ortaklık" tehlikede
ABD Temsilciler Meclisi'ne önceki gün sunulan...
Metin MÜNİR
En komik olan kazansın
Bu Avrupalılar bazen çok komik oluyor.
Faik ÖZTRAK
Her derde deva dış ticaret rakamları
Geçen yılın dış ticaret rakamları belli oldu....
Hasan PULUR
Bu mahkeme de faşist mi ne?
EEEE, n'oldu şimdi?
Derya SAZAK
CHP soruşturması
Hrant Dink soruşturmasını Meclis'e taşıyor CH...
Meral TAMER
Okuma - yazma bilmeyen güneş enerjisi "mühendisleri"
Bir okul düşünün; ücra bir köyde...
Ece TEMELKURAN
Yersen!
Bu komplolu, ajanlı, gizli örgütlü filan sist...
Güngör URAS
Piyasalar coşuyor, ekonomi küçülüyor
"Piyasacılar"a (Anadolu anlatımıyla, "Paradan...
M. Ali BİRAND
Ermeni tasarısı geldi. Şimdi ne yapmalıyız?
Geçen yıl, Avrupa Birliği ile Türkiye arasınd...

© 2006 Milliyet