|
Bu mahkeme de faşist mi ne?
EEEE, n'oldu şimdi?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'deki yüzde 10 seçim barajının insan haklarına uygun olduğuna, insan haklarını ihlal etmediğine karar verdi.
Verdi de ne oldu?
Televizyonları tam izleyemedik ama, gazeteler bu kararı pek fazla önemsemediler ya da hoşlanmadılar.
Nereden çıkarıyorsun derseniz, çoğu birinci sayfadan verdi ama, çift veya üç sütun bile değil; eğer önemsemiş olsalardı, herhalde böyle göstermezlerdi.
***
YA AİHM, yüzde 10 barajını "insan haklarına aykırı" bulsaydı, siz o zaman görürdünüz şenliği; demokrasi adına ne nutuklar atılır, "İşte görün, demokrasi neymiş" diye veryansın edilirdi.
Daha iki gün önce sevdiğimiz bir dostumuzla, meslektaşımızla bu konuyu tartışırken, "yüzde 10 baraj"ın demokrasiyle bağının "olmazsa olmaz" şartı kadar önemli olduğunu söylüyordu. Tabii abartmamak gerek ama neredeyse, "Yüzde 10 barajla demokrasi olmaz" diyordu.
Eee, şimdi ne olacak?
AİHM bizim demokrasinin ruhuna fatiha mı okudu?
***
HELE hele mahkemenin şu gerekçesine bakın...
Seçim sistemi konusunda Avrupa genelinde çok farklı uygulamalar varmış, "Bir sistem için kabul edilemez olan kurallar, bir başka sistem açısından meşru olabilirmiş..."
Fesuphanallah! Yani döndük dolaştık, "Her ülkenin demokrasi uygulaması değişik olabilir"e mi geldik? Bu mahkeme de faşist mi ne?
AİHM, "türban" için de böyle bir karar verince, Başbakanımız, "Ulemaya gidin, siz ne karışıyorsunuz!" diye esip kükremişti.
Şimdi "çok sıkı demokratlar" ya da "numaracı cumhuriyetçiler" ne yapsın, nerelere gitsinler...
***
MALUM ve bazılarına göre de "meşum" karardan sonra Murat Katoğlu ile konuşuyorduk. Onun ilginç tahlilleri, yakıştırmaları vardır...
"Şimdi, emperyalizmi demokratikleştirme çağı" dedi.
"Peki, bundan önceki çağ neyin çağıdır?"
"Medeniyetleştirmek çağıydı!"
Birden toparlayamadık, o kafasında toparlamıştı, anlattı:
"Birinci Cihan Savaşı'ndan sonra, İngilizler, Irak halkını medeniyetleştireceğiz dedi, ellerine cetveli, pergeli aldılar, bir Irak devleti kurdular, işte bu medeniyetleştirmekti. İstedikleri kadar, yeteri kadar medeniyetleştiremediklerini anlayınca, bu defa demokratikleştirmek işini Amerika üzerine aldı, demokrasi ve huzur götürmek için, Irak'ı işgal etti, istila etti, kan gölüne çevirdi."
"Demek medeniyetleştirmekten demokratikleştirmeye geçiş kolay olmuyor. Bu demokratikleştirmenin dayanağı da insan hakları değil mi?"
"Elbette, medeniyetleştirmek sırasında ağızlarından azınlık hakları düşmezdi, şimdi ise insan hakları..."
***
SONUNDA Murat Katoğlu'yla birlikte Amerika'ya acır hale geldik...
Günde 300 kişi öldürerek "Irak halkını demokratikleştirmeye" çalışa çalışa, Amerika'da demokrasi kıtlığı başlayacak...
O zaman ne olacak?
Bu da laf mı?
Bazıları ne güne duruyor?
***
MEHMET Akif, hiç uyuşamadığı, görüşleri çok ters olan Tevfik Fikret için şöyle demiş:
"Şimdi Allah'a söver, sonra biraz bol para ver,
Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder."
Mehmet Akif, bunları yazmış, fakat beğenmemiş ve "Safahat"a almamıştır.
Mehmet Akif'in Tevfik Fikret'e haksızlık yaptığı doğrudur ama, bu mısralar bugün bazılarının üzerine ısmarlama elbise gibi oturur.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|