Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Şubat 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karne öyküleri


yural@milliyet.com.tr

Yarıyıl tatili gelince, hep aklıma lise arkadaşım Erkin ve bizim "Tembel Tenekeler" takımı gelir. Yanılmıyorsam birinci sınıftaydık. Derslerimiz pek parlak değildi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, karnelerimiz beklediğimizden fazla zayıfla çıkıp gelmişti. Erkin hemen üzülmememizi, Hasan'ın bu işi çözebileceğini söyledi. Okul çıkışında bizleri alıp Ortaköy'deki çay bahçesine götürdü. Bir masaya oturduk. Hasan cebinden küçük bir şişe çıkardı. Kapağını açtı. Önce kendi karnesinden başlayarak, içindeki sıvıyı suluboya fırçasıyla kırık notların üzerine sürdü. Bu sihirli suyla bütün kırık notlar bir anda silinmişti.
Hepimiz neredeyse mutluluktan uçacaktık. Hasan, daha sonra hepimizin karnesindeki kırık notları sırayla sildi. Sonra da pamukla onları güzelce kuruttu. İşi garantiye almak için birkaç dakika daha bekledikten sonra, silinen notların yerine yenilerini yazmaya başladı. İlk başlarda yazılan notlar hiç de öyle değiştirilmiş gibi gözükmüyordu.
Ortada, adının çamaşır suyu olduğunu öğrendiğimiz bir sıvının ekşi kokusundan başka hiçbir delil yoktu. Ama çok geçmeden yeni yazılan notların mürekkebi karnenin üzerinde dağılmaya başlayınca, bütün foyamız ortaya çıkmıştı.
Şaşkına dönmüştük, suçlarımız ikilenmişti. Hem kırık karne getirmiş, hem de sahtekârlık yapıp evlerdekileri kandırmaya kalkmıştık. Sonunda, işleri daha fazla çıkmaza sokmamak için, gerçeği babalarımıza anlatmaya karar verdik. Gerçekten de her şeyi doğru doğru anlattık.
Hiç unutmam!.. Karnelerimizdeki kırık notlarımız yüzünden eleştirilmiş, ama gerçeği söylediğimiz için de takdir edilmiştik. Babam, "Aferin oğlum. Karnende kırık notların olması o kadar önemli değil. Çalışır, düzeltirsin. Ama ne yaparsan yap, hiçbir zaman yalan söyleme ve bizden bir şey saklama!.." dedi.
O günden sonra ailemden ne kırık notlarımı, ne de sorunlarımı hiç saklamadım.
* * *
Bir arkadaşımın iki çocuğu var. Büyüğü kız, küçüğü erkek. Abla beşinci sınıfta. Küçük ise ilköğretime bu yıl başladı. Ama biraz yaramaz. Ele avuca sığmaz, inanılmaz biri. Tabii ablanın karnesinde bütün dersler pekiyi. Küçüğün ise tam üç tane ortası var. Takılmak için, "Mustafa, ablanın karnesi pekiyi doluymuş, getir bir de seninkini görelim, bakalım ne var ne yok?" dedim.
Ne dese beğenirsiniz? "Benim de hepsi pek-orta!"
* * *
İki fıkra
Elif çalışkan bir çocuk. Geçen yıl takdir getirmiş. Nedense bu yıl iki tane kırığı varmış. Tabii annesi bu işe çok üzülmüş: "Kızım, geçen yıl takdir getirdin diye sevinmiş, bütün komşularımızın, arkadaşlarının annelerinin yanında göğsümü gere gere, 'Kızım takdir getirdi!' diyerek sevinç içinde dolaşmıştım. Şimdi söyler misin, ben ne diyeceğim bu insanlara?" demiş.
Bunun üzerine Elif, annesine hemen şu yanıtı vermiş: "Anneciğim hep sen sevinecek değilsin ya!.. Bırak bu yıl da arkadaşlarımın anneleri sevinsin!"
* * *
Öğretmen karnesini almaya gelmeyen öğrencinin evine telefon etmiş:
"Ateş bugün okula gelmedi. Merak ettim de, onun için arıyorum."
Karşıdaki ses Ateş'in hasta olduğunu söylemiş.
Öğretmen, "Çok üzüldüm. Demek ki okula gelemeyecek! Peki, ben kiminle görüştüm acaba?" diye sorunca, karşıdaki ses, "Babamla!.." yanıtını vermiş.
Y. U.'nun "Temel Reis Ispanağı Yoğurtsuz Yer" adlı kitabından alınmıştır.


PAZAR
Ermeni tiyatrosunun bir klasiği Trabzon sahnesinde
"Babamızın klasik esprisi:
Boşa kürek çekiyorsunuz"

Harry Potter'ın Türk arkadaşı
Bilimin popstarları aranıyor!
"Sarı Gelin" nereli?
Bulgar ajanın hatıraları
Kitaplıklar tarih mi olacak?
10 yılda bir de çıkmaz
Alanya'da deniz ve bir heykel
Bir gönül hikayesi
Hafızamız...
Geç kalan aşk mektubu
Kovalara öneriler
Lezzet şaheseri
21'inci yüzyılın eşiğinde Hindistan
Besin destekli savunma
"Bu şehir insanı hayli yoruyor"
Yasak elma, gönül alma
Karne öyküleri





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet