|
 |
|
|
11'e 9
Fenerbahçe çok zorlandı. Sezon başından beri belki de en anlamlı üç puanını aldı. Kötü oynarken öne geçti. Golü yedi, skor üstünlüğünü yeniden sağladı. On kişi kalmasına rağmen galibiyeti cebe indirdi.
Aslında "on kişi kalmasına rağmen" çok doğru bir cümle olmadı. Sebebi de şu; maçlar benim bildiğim 11'e 11 oynanır. Ama dün gece 11'e 9 oynandı. Kezman ile Alex bırakın mücadele etmeyi yürümedi bile.
Fenerbahçe ilk yarıda tanınmaz haldeydi. Sebebi de dörtlü savunmanın önünde oynayan iki ön liberosu; Deniz ve Aurelio, stoperler Edu ve Can'ın arasına girdi. Fenerbahçe takımı ilk yarıda 6-2-2 gibi oynadı. Öndeki ikili de kötü gününde olunca tatsız bir oyun çıktı ortaya.
İkinci yarıda biraz olsun toparlandılar. Kezman ile Alex'in kötü oyunu devam etti ama orta sahadaki Deniz ile Aurelio önde basmaya başladılar. Özellikle Aurelio sürekli hücuma çıkınca Gençlerbirliği'nin ilk yarıdaki tempolu ve baskılı oyunu bir anda durdu.
Hücum üstünlüğü Fenerbahçe'de iken Alex'in maçta yaptığı tek olumlu hareket olan vuracakken topu sola vermesi, alışagelmiş Tuncay vuruşu yerine orta gelmesi Aurelio'nun ikinci golü atmasını sağladı.
Zico'yu anlamıyorum
İki yarı arasındaki en önemli fark Fenerbahçe'nin iki ön liberosunun daha ileriye dönük oynaması ve rakibe basmasıydı. Gençlerbirliği'nin hızını kestiler. Zico'yu anlamıyorum. Geçen hafta iyi oynayan Ümit yedek. Kupa maçında çok etkili olan Semih yedek. Hiç hazır olmayan Kezman sahada. Hazır olmayan oyuncu agresif olur. Kezman da durup dururken muhtemelen küfürden atıldı.
Sahanın en iyi oyuncusu Tuncay'dı. Daha sonra Edu, ikinci yarıda Mehmet Aurelio. Can da hata yapmadı maçta. Diğer oyuncular kapasitelerinin altındaydı. Ama Kezman atılıp Alex çıkınca 11'e 9 oynanan maç, Semih'in en azından top tutması ve pres yapması ile 11'e 10'a döndü.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|