|
 |
|
|
Sosyal güvenlikte kara deliği 'cinler' büyütüyor
73 milyon nüfusa karşılık 83 milyon kişi sosyal güvenlik sisteminden maaş veya hizmet alıyor. 10 milyon sigortalıda usulsüzlük var. Maaş için akla hayale gelmedik yöntemler uygulanıyor
ANKARA Milliyet
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) "Sosyal Güvensizlik Raporu"na göre, bazı vatandaşlar sosyal güvenlik şemsiyesi altına girmek için 'anlaşmalı boşanma', 'çocuğunu dedesinin nüfusuna geçirme' gibi pek çok usulsüzlüğe başvuruyor. Bu nedenle 73 milyona nüfusu olan Türkiye'de, sosyal güvenlikten yararlananların sayısı 83 milyona kadar çıkıyor.
Sosyal güvenlik kurumları için son 10 yılda bütçeden 80 milyar dolar kaynak aktarıldığı belirtilen raporda, tahsil edilemeyen primler, aflar, kamu kurumlarının ödemediği prim borçları, erken emeklilik ve haksız yere sisteme dahil olarak emekli maaşı alanlar ve sağlık sisteminden yararlananlardan dolayı sosyal güvenlik sisteminin iflasın eşiğine geldiği vurgulandı.
12 bin ölüye maaş
Sosyal güvenlik şemsiyesi altına girmek isteyen vatandaşlar akıl almaz cinliklere başvurdu. Emekli Sandığı'ndan 12 bin kişinin maaşının öldükleri halde başkaları tarafından çekildiği tespit edildi.
Yine Emekli Sandığı'nda 10 bini aşkın kişinin de evli olduğu halde anne ve babasından dul ve yetim aylığı almaya devam ettiği belirlendi.
Boşanma gelir elde etmek için en sık başvurulan yöntemlerden biri oldu. 1990'da 25 bin 712 olan boşanma sayısının 2005'te 95 bini geçmesinde bu durumun da etkili olduğu belirtildi.
'Gemiyi söküyorlar'
Raporu değerlendiren ATO Başkanı Sinan Aygün, şöyle dedi:
"Vatandaşta cep delik, devlette kara delik. Akla hayale gelmeyen cinliklerle, kendilerinin de içinde bulunduğu geminin tahtasını söküyor. Kendisi için haksız bir kazanç sağlıyor ancak yakında kendisiyle beraber geminin de batacağını düşünmüyor. Her zaman olduğu gibi bu durumda da olan dürüst vatandaşa oluyor."
Türkiye nüfusu 73 milyon, sigortalı sayısı 83 milyon!
Sosyal güvenlik kurumlarına kayıtlı olanların yüzde 63.7'si SSK'lı. Toplam 45 milyon 732 kişinin yararlandığı SSK'da 8 milyon 598 bin aktif çalışan prim ödüyor, 4 milyon 493 bin kişi de emekli maaşı alıyor. Geri kalan 32 milyon 639 bin kişi ise sigortalı yakını. Bağ-Kur'a 3 milyon 375 bin kişi prim ödüyor. Emekli sayısı 1 milyon 734 bin kişi. Bağımlı kişilerle birilikte Bağ-Kur'un kapsadığı nüfus 16 milyon 365 bin kişi.Toplam 2 milyon 413 bin memurun kayıtlı bulunduğu Emekli Sandığı'nda, 1 milyon 606 bin emekli, 5 milyon 363 bin de bağımlı kişi bulunuyor. Bu kuruluşun kapsamındaki nüfus da 9 milyon 382 bin kişi. 81 ilde toplam 11 milyon 497 bin kişi yeşil kart hizmetlerinden yararlanıyor.SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlananların sayısı da 71.7 milyon. Yeşil kartlılar da eklendiğinde sigorta sisteminden yararlanan sayısı 83 milyona ulaşıyor.
'Şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler var'
Raporda sosyal güvenlik şemsiyesi altına girmek için "şeytanın aklına gelmez" denen türden cinlikler üreten vatandaşların başvurduğu yöntemler şöyle sıralandı:
Baba - annenin emekli maaşını almak için eşten anlaşmalı boşanma.Emekli maaşını alabilmek için fiilen oğlu ile evli olduğu halde kayınpeder ile nikah kıyma.Bakıma muhtaç derecede hasta, dul ve emekliye, yaşadığı sürece bakmak koşuluyla anlaşmalı evlenme.Cinsiyet değiştirip pembe renkli nüfus kağıdı alma.Ölen annesinin kılığına girerek maaşını alma.Emekli sandığından dul maaşı alırken, bunu gizleyerek Bağ-Kur ya da SSK'dan ikinci dul maaşı alma.Çeyiz parası alamak için anlaşmalı evlenip, sonra boşanma.Anne-babası dolayısıyla aldığı maaş kesilmesin diye nikah kıymama.Babası veya annesi öldüğü halde, eski vekalet ile maaş alma.Çocuğu dede üzerine kaydetme yolu ile maaşın çocuğa kalması.Kayıtdışı çalışıp yeşil kart alarak sağlık hizmetlerinden yararlanma.Başkasının sağlık karnesini kullanarak sağlık hizmeti alma.
Bunlar da son moda!
Sahtekarlar, bilgisayar üzerinden sigortalı veya emekli bir kişinin geçmiş çalışma birikimlerini bir başkasının ödenmiş primleri gibi gösterip, hak etmeyen kişiyi emekli ediyor.Sahte sakatlık raporu ile süre indirimi ile kısa yoldan emekli oluyorlar. Bu yöntem sahte maluliyet raporu alarak da uygulanıyor. İlaç iştirak payı, muaf raporu alınarak ödenmiyor. Aynı şekilde sahte reçeteyle ilaç alınıyor.Anlaşmalı özel sağlık merkezlerinde, verilmeyen bir hizmet verilmiş gibi gösterilerek kurum zarara uğratılıyor.
|
|
|

|