Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Faili meşhur meçhul


Robert Kennedy cinayeti Bobby adıyla beyazperdede... Daha önce J.F. Kennedy cinayetinin de filmi yapılmıştı. Bugünlerde Digiturk o filmi gösterime koydu, günceli yakaladı. Bunları sadece birer sinema yapıtı değil, karanlık ilişkiler ağını yansıtan belgeseller hatta kanıtlar olarak da izlemek gerek.
Vietnam'dan Amerikan askerlerini çekmek istiyor diye savaştan yana ABD kodamanları, Başkan Kennedy'yi öldürme kararı alıyorlar.
Suikastın iz sürümünü içinden çıkılmaz hale getirmek için olayla ilgisi olmayan etnisite karıştırılıyor.
Küba'dan Sovyetler Birliği'ne kadar saptırmalarla yapay parmak izleri oluşturuluyor.
Oysa... Gerçek planlayıcı ve uygulayıcılar içeride...
Onun yerine seçilmesi olasılığı bulunan kardeşi Adalet Bakanı Robert Kennedy de, filmin yansıttığı gibi aynı odaklar tarafından yok ediliyor.

Bebek değil, katil
Matruşka bebekleri gibi birbirinin içinden katil zanlıları vitrine çıkarılıyor, ama onlar da art arda ölüyor.
ABD Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı cinayetleri "faili meçhul" dosyalarında kalıyor.
Oysa o kodamanlar bilinmiyor değiller.
ABD'nin "meşhur"ları...
O nedenle "faili meşhur meçhul" söylemi daha doğru.

Dink dosyası karıştı
Yukarıdaki satırlardan sonra Hrant Dink cinayetindeki parmak izlerinin karışması/karıştırılması sürpriz değil.
Çelişkili enformasyon bombardımanıyla amaç, gerçek örgütü, azmettiricileri, toz duman kaldırarak görünmez hale getirmektir.
"Komplo teorisi" üretiyor değilim.
Hatta kent varoşlarında, kasabalarda eğitim almamış yoksul gençlerin spontane kararlarla hedef saptamaları ve cinayet işlemelerini daha tehlikeli bulurum.
İzlenmeleri, saptanmaları, istihbarat ağına yakalanmaları neredeyse imkânsızdır.
Ama... Cinayetin işlenmesinden bu yana gelişmeler giderek öyle uzantılarla örtüşmeye başladı, masum sayılmayacak öyle ihmal iddiaları ve göz ardı edilen kasetler konuşulmaya başlandı ki, her şey "ahtapotun kollarını" düşündürüyor.
Önceleri cumhurbaşkanı seçimi öncesi Türkiye'yi karıştırmak üzerine kuşku senaryolarım oluşmuştu...
Bunun ötesinde Türkiye'yi sınırların ötesinde de köşelere sıkıştırmayı amaçlayan tezgâhlar seziliyor.

ELMASTAKİ KAN
Leonardo Di Caprio ile ince dilimlenmiş et anlamına gelen "carpacio" diye yıllarca dalga geçildi.
Ama adam yıllar içinde adını kabul ettirdi.
Kanlı Elmas filminde de hayli başarılı.
Konunun vitrini, çok değerli pembe iri bir elmasın kimin elinde kalacağı mücadelesi...
Ama... Bu eksenin etrafında Sierra Leone'de elmas yataklarından büyük vurgunlar yapan Londra, New York para babaları var. Sömürüyü sürdürmek için iç savaş çıkarılıyor.
Siyah insanlar birbirlerine vurduruluyor, kadınlar kurşunlanıyor, kıyım yapılıyor, çocuklar ailelerinden alınarak terörist olarak yetiştiriliyor.
Oğul, babaya silah çekiyor.
Bana göre en iyi oyuncu gene de siyah Dijimon Hounsou...
Gazeteci rolündeki Jennifer Connelly, güzelliğiyle filmi süslemişti. O ne gözlerdi öyle?..

ÇİN AKROBATLARI
TİM'de, Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu Çin'in Ruhu (China Soul) gösterisini izledim.
Tek söylemle "nefes kesici..."
Sadece heyecan değil, hayranlık ve şaşkınlık hallerini sürekli yaşattılar. Hem de dorukta...
Her sirke gidişimde "İşte bu en iyisi, en ilerisi... Ötesi olamaz" derim.
Cirque de Soleil, Zingaro, Moskova Sirki, Şanghay'da gördüğüm sirk, hepsi gerçekten birer hayal gibiydi.
Ama bu sirk değil, artistik jimnastik gösterisi değil... İnsan performansının son noktasını işaretleyen estetik, zekâ, heyecan ve müzikle örülmüş çok farklı bir tür.
Türker İnanoğlu'na teşekkür.
Özellikle bu güzellikleri yaratanların çoğunun 13-14-15 yaşlarında çocuklar olması dikkat çekiciydi.
Aramızda kara mizah yaptık...
"Kapkaç, hırsızlık hatta karanlık tezgâhlara tetikçilik yapmak varken, para kazanmak için niye bu kadar kendilerini zorlamışlar..."

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Canilikle kahramanlık birbirine karıştı, ahmaklıkla dangalaklık birbiriyle yarıştı
Yönetici kadrolarda kutsallaştırılmış tabular...
Melih AŞIK
İran'a doğru
Basınımız Associated Press Ajansı'nın önceki ...
Fikret BİLA
Osman Fazıl Polat, Magosa-Maraş'ı nasıl aldı?
"Tümenimize Magosa'nın Türk kesimi ile birleş...
Güneri CIVAOĞLU
Faili meşhur meçhul
Robert Kennedy cinayeti Bobby adıyla beyazper...
Can Dündar
"Harry Potter"ın yemekhanesinde...
Vefatından bir ay önce İsmail Cem'le görüşür...
Abbas GÜÇLÜ
Kim neyin peşinde?
Hemen her konuda, kimin neyin peşinde olduğun...
Metin MÜNİR
Şu anda penceremden içeri baksanız
Şu anda penceremden içeri baksanız yatakta bi...
Hasan PULUR
Vur, vur, bir tokat daha vur!
BİR tokat daha vur Etyen Mahçupyan, bir tokat...
Derya SAZAK
Uygunsuz Gerçek
Paris'te toplanan iklimbilimciler, küresel ıs...
Meral TAMER
Hâlâ çok geç kalmış değiliz
Birleşmiş Milletler, önceki gün yayınladığı İ...
Ece TEMELKURAN
Seni unuttuk arkadaşım!
Sevgili Hrant,
Osman ULAGAY
'Şizofrenik dünya' (1) Akla ziyan piyasalar
Katillerin kahraman muamelesi gördüğü, devlet...
Güngör URAS
İstanbul barajlarında 240 günlük su var
Kuraklık bütün ülke için sorun. İstanbul en b...
Serpil YILMAZ
Uygunsuz Gerçek'ten sonra Gore da Türkiye'de
Bill Clinton'ın ABD Başkanlığı sırasında, 8 y...

© 2006 Milliyet