Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uygunsuz Gerçek'ten sonra Gore da Türkiye'de


Bill Clinton'ın ABD Başkanlığı sırasında, 8 yıl boyunca yardımcılığını üstlenen Al Gore, "Uygunsuz Gerçek" olarak Türkçeye çevrilen belgesel filmi "An Inconvenient Truth" ile Oscar'a aday gösteriliyor. Küresel ısınmanın sonuçlarının yoğun olarak tartışıldığı bir dönemde vizyona giren filmi, Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) ile çevre konularında işbirliği yapan Garanti Bankası destekliyor.
Film, eriyen buzullar, son yıllarda sayısı artan fırtınalar ve kuraklıklar gibi küresel ısınmanın somut örneklerini gözler önüne seriyor.

Şirketlerin seçimi
Önceki gün Fransa'nın başkenti Paris'te açıklanan "BM İklim Raporu" ile aynı çıkarımlarda bulunan Gore'un filmi, "küresel ısınmanın büyük oranda insan eliyle yapıldığı" gerçeğini yansıtıyor.
Küresel ısınmanın maliyetini, "yüzyıllık" dilimlerle ölçümleyerek ötelediğimiz anda, "bugünün" gerçeği yüzümüze çarpıyor.
Gore, filmde yer alan sunumunda çevre yatırımları ile şirketlerin geleceklerini ilişkilendiriyor. Çok yakıt tüketen ABD otomobil firmalarının son yıllarda düşüşe geçtiğini, Japon otomobillerinin ise çevreci önlemleri dikkate alan üretim yapılarıyla, pazar payını arttırarak yükselişlerini sürdüğünü hazırladığı bir grafikle vurguluyor.
İş ve siyaset dünyasının buluştuğu Davos Zirvesi'nde 17 oturumun küresel ısınmayı konu alması boşa değil. Enerji, sanayi ve tarım sektörlerinin geleceği, finansal piyasalar, "küresel ısınma" vizyonu dışında kalamıyor.

Gore ve Moore'un kesişmesi
Gore'un filmini izlerken, dünyada temel iki kamp olduğunu algılamak hiç de zor değil: "İyiler ve kötüler"...
Michael Moore'un 2003 yılında "En İyi Belgesel Oscar'ı"nı aldığı "Benim Cici Silahım" filminde de taraflar aynıydı. More, Irak savaşını "Fahrenheit 9/11" belgeseliyle protesto etti.
Emperyal güçlerin ezip geçtiği evrende, çevreci Gore ile "bireysel silahsızlanma" ve barış iklimi mücadelesi veren Moore'un yolları "dünyanın iyileri" kavşağında kesişiyor.
Bir örnek: 2000 yılındaki ABD Başkanlık seçimleri sırasında Ulusal Silah Birliği (NRA) Başkanı Charlton Heston, "Tek amacım Gore'un kaybetmesini sağlamak" diyordu. Kazandılar, Bush'un Irak politikasını yerden yere vuran Gore'un önünü kestiler.

Erten ve Narin de vardı
"Uygunsuz Çerçek" filminin galasında sözünü ettiğim "iyiler ve kötüler" dünyasına daldım. Filmi izlerken, 2004 yılında Demokratların adayı olarak Bush'un karşısına çıkan John Kerry'nin, Los Angeles'taki seçim bürosunda sürdürülen kampanyada yer alan Dr. Duygu Erten'i hatırladım.
Erten, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'ni bitirdikten sonra Princeton Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmıştı. 17 kaldığı ABD'de, inşa ettiği "yeşil bina" projesi ile "Platinum Award" ödülünü almıştı.
Erten, 2005 yılında Türkiye'ye geldi, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü oldu. Sivil toplum geleneğinden gelen ve uluslararası deneyimi olan bir "genç", eğitim gibi çok önemli bir alanda hizmet verecekti.
Olmadı, Erten TEGV'den ayrılmak zorunda kaldı. Erten şimdi Mine Narin'in kurduğu TOHUM Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı'nda çalışıyor.
Narin ile Erten de özel gösterimdeydi.
Erten, Garanti Bankası Genel Müdürü Özen'e Gore'u Türkiye'ye getireceklerini anlatıyordu. O an, mağdurlara, zulüm görenlere, ateş hattında olanlara el uzatanların birbirine değmesi gibi bir şeydi...

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Canilikle kahramanlık birbirine karıştı, ahmaklıkla dangalaklık birbiriyle yarıştı
Yönetici kadrolarda kutsallaştırılmış tabular...
Melih AŞIK
İran'a doğru
Basınımız Associated Press Ajansı'nın önceki ...
Fikret BİLA
Osman Fazıl Polat, Magosa-Maraş'ı nasıl aldı?
"Tümenimize Magosa'nın Türk kesimi ile birleş...
Güneri CIVAOĞLU
Faili meşhur meçhul
Robert Kennedy cinayeti Bobby adıyla beyazper...
Can Dündar
"Harry Potter"ın yemekhanesinde...
Vefatından bir ay önce İsmail Cem'le görüşür...
Abbas GÜÇLÜ
Kim neyin peşinde?
Hemen her konuda, kimin neyin peşinde olduğun...
Metin MÜNİR
Şu anda penceremden içeri baksanız
Şu anda penceremden içeri baksanız yatakta bi...
Hasan PULUR
Vur, vur, bir tokat daha vur!
BİR tokat daha vur Etyen Mahçupyan, bir tokat...
Derya SAZAK
Uygunsuz Gerçek
Paris'te toplanan iklimbilimciler, küresel ıs...
Meral TAMER
Hâlâ çok geç kalmış değiliz
Birleşmiş Milletler, önceki gün yayınladığı İ...
Ece TEMELKURAN
Seni unuttuk arkadaşım!
Sevgili Hrant,
Osman ULAGAY
'Şizofrenik dünya' (1) Akla ziyan piyasalar
Katillerin kahraman muamelesi gördüğü, devlet...
Güngör URAS
İstanbul barajlarında 240 günlük su var
Kuraklık bütün ülke için sorun. İstanbul en b...
Serpil YILMAZ
Uygunsuz Gerçek'ten sonra Gore da Türkiye'de
Bill Clinton'ın ABD Başkanlığı sırasında, 8 y...

© 2006 Milliyet