Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Şubat 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Güvenlikte büyük zaaf


ADALET Bakanı Cemil Çiçek, siyasi cinayetlere ilişkin "bilgi kirlenmesi"nden hayli kaygılı.
Dink cinayetiyle ortaya çıkan gelişmeleri soruşturan bütün savcıları tanıdığını, hem ahlaken hem mesleki bakımdan çok değerli isimler olduğunu söylüyor ve "fakat" diyor:
- Fakat hazırlık soruşturması gizli olduğu halde, bazı bilgiler savcıya verilmeden önce basına veriliyor! Mesela basında dolaşan 'ihbar mektubu'nu savcılar basından okudu!
Ne demek bu?
- Bu mektubu bilen resmi görevli kişi, neden savcıya vermiyor da basına veriyor?! Rakip gördüğü birimi ya da ekibi yıpratmak için! Eski bir zaaftır bu.
Çiçek 12 Eylül öncesinde polisin sağcı Pol-Bir, solcu Pol-Der olarak kamplaşmasının ne büyük facialara yol açtığını hatırlatıyor:
- Bugün çok şükür öyle bir şey yok. Ama mevki, makam, ekip, takım gibi saiklerle bazı gruplaşmalar olmasa iç çekişme görüntüleri ortaya çıkar mı?! Çok eski bir kötü alışkanlıktır bu!

'Arkasındaki güçler'
Bilgi kirlenmesi yüzünden kemikleşen kuşkular... Çiçek, eski Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu üyesi Bedri İncetahtacı'nın kendi kullandığı araçla buzlu yolda trafik kazası yaparak hayatını kaybetmesini anlatıyor:
- Aile bitkin ama hiç olmazsa kaza diyor, kader diyordu. Aklı evvel biri çıktı; o komisyonda çalıştığı için susturulmak amacıyla kaza süsü verilmiş bir suikasta kurban gitmiş olabileceğini söyleyiverdi! Aile hâlâ şüpheler içinde kıvranıyor!
Çiçek sözü Hırant Dink cinayetine getirerek olayı aydınlatmak için devletin canla başla çalıştığını ama bilgi kirlenmesiyle, komplo teorileriyle veya eksik soruşturmayla zihinlerde kuşkular kalırsa ülkenin bundan nasıl zarar göreceğine dikkat çekiyor.
Ve, Dink ailesinin kalbinde "Devlet aydınlatmadı" gibi bir şüphe kalırsa bunun nasıl ıstırap verici olacağını vurguluyor!
Ben de Özal'a suikast girişimini hatırladım. Tamamen aydınlanmış bir olay! Ama hâlâ "arkasındaki güçler" diye komplo teorileri kuruluyor!
Olaylara teker teker ve teknik verilerle bakmak gerekir; "arkasındaki güçler" olabilir veya olmayabilir.

İstihbarat zaafı
Hazırlık soruşturması bilgilerinin sızmasının bir faydası da var. Katilin eline bayrak vermek gibi korkunç, feci, dehşet verici bir olay, bir karanlık zihniyet bu sayede ortaya çıktı mesela.
Sanıyorum temel zaaf, "profesyonellik eksikliği"dir. Katile kahraman muamelesi yapmak da, iç çekişme duygularıyla hazırlık soruşturması bilgilerini sızdırarak bilgi kirlenmesine yol açmak da korkunç bir profesyonellik zaafının dışavurumlarıdır.
Katile kahraman muamelesi yapmak güvenlik güçlerine duyulması gereken güvende büyük sarsıntıya yol açmıştır. Hatta Türkiye çimentosundaki çatlamaları maalesef derinleştirmiştir! Artık vatandaşlarımızın önemli bir yüzdesi güvenlik kuvvetlerine daha zor güvenebilecektir!
Cemil Çiçek de bu yüzden "Soruşturmalar savcılara gelmeden önce zaafa uğruyor" diyerek adeta feryat ediyor.
Bir noktaya daha dikkat ekiyor:
- Bundan sonra güvenlik birimleri kolay kolay 'haber elemanı' kullanabilir mi?! İstihbarat bu şekilde zaafa uğrayınca suçla nasıl mücadele edilebilir?!
Ve Çiçek sözünü endişeyle noktalıyor:
- Korkarım Emniyet istihbaratı beş altı gündür büyük bir sıkıntıya girdi!
Tek çıkış yolu var; profesyonellik ruhu!

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Güvenlikte büyük zaaf
ADALET Bakanı Cemil Çiçek, siyasi cinayetlere...
Çetin ALTAN
Rejin Hanım
Yaşı, herhalde 85'in üstündeydi. Uzun boylu, ...
Yasemin CONGAR
ABD'nin ibresi hâlâ AKP'den yana
ABD Dışişleri'nin Avrupa ve Avrasya'dan sorum...
Can Dündar
Severken terk etmek
Güler misin, ağlar mısın? Yeni öğrendim ki, s...
Semih İDİZ
Dışişleri Bakanı Gül'e başarılar dileriz
Washington'da resmi temaslarda bulunmak üzere...
Faik ÖZTRAK
2007 yılının dalgasız geçeceğini söylemek zor
2006 yılını beklenenden daha iyi bir imalat s...
Hasan PULUR
Petrolü bilmeyen Sadrazam!
BAŞYAZARIMIZ Güneri Cıvaoğlu geçenlerde ilgin...
Yaman TÖRÜNER
Tayyip Bey ne yapmalı?
Tayyip Bey, cumhurbaşkanlığı konusunda millet...
Osman ULAGAY
'Şizofrenik dünya' (2) Duraklama düşersin
Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve başkanı...
Güngör URAS
Serbest bölgelerin "özelliği" kalmadı
1985 yılından bu yana Türkiye'de 21 serbest b...

© 2006 Milliyet