|
 |
|
|
Güvenlikte büyük zaaf
ADALET Bakanı Cemil Çiçek, siyasi cinayetlere ilişkin "bilgi kirlenmesi"nden hayli kaygılı.
Dink cinayetiyle ortaya çıkan gelişmeleri soruşturan bütün savcıları tanıdığını, hem ahlaken hem mesleki bakımdan çok değerli isimler olduğunu söylüyor ve "fakat" diyor:
- Fakat hazırlık soruşturması gizli olduğu halde, bazı bilgiler savcıya verilmeden önce basına veriliyor! Mesela basında dolaşan 'ihbar mektubu'nu savcılar basından okudu!
Ne demek bu?
- Bu mektubu bilen resmi görevli kişi, neden savcıya vermiyor da basına veriyor?! Rakip gördüğü birimi ya da ekibi yıpratmak için! Eski bir zaaftır bu.
Çiçek 12 Eylül öncesinde polisin sağcı Pol-Bir, solcu Pol-Der olarak kamplaşmasının ne büyük facialara yol açtığını hatırlatıyor:
- Bugün çok şükür öyle bir şey yok. Ama mevki, makam, ekip, takım gibi saiklerle bazı gruplaşmalar olmasa iç çekişme görüntüleri ortaya çıkar mı?! Çok eski bir kötü alışkanlıktır bu!
'Arkasındaki güçler'
Bilgi kirlenmesi yüzünden kemikleşen kuşkular... Çiçek, eski Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu üyesi Bedri İncetahtacı'nın kendi kullandığı araçla buzlu yolda trafik kazası yaparak hayatını kaybetmesini anlatıyor:
- Aile bitkin ama hiç olmazsa kaza diyor, kader diyordu. Aklı evvel biri çıktı; o komisyonda çalıştığı için susturulmak amacıyla kaza süsü verilmiş bir suikasta kurban gitmiş olabileceğini söyleyiverdi! Aile hâlâ şüpheler içinde kıvranıyor!
Çiçek sözü Hırant Dink cinayetine getirerek olayı aydınlatmak için devletin canla başla çalıştığını ama bilgi kirlenmesiyle, komplo teorileriyle veya eksik soruşturmayla zihinlerde kuşkular kalırsa ülkenin bundan nasıl zarar göreceğine dikkat çekiyor.
Ve, Dink ailesinin kalbinde "Devlet aydınlatmadı" gibi bir şüphe kalırsa bunun nasıl ıstırap verici olacağını vurguluyor!
Ben de Özal'a suikast girişimini hatırladım. Tamamen aydınlanmış bir olay! Ama hâlâ "arkasındaki güçler" diye komplo teorileri kuruluyor!
Olaylara teker teker ve teknik verilerle bakmak gerekir; "arkasındaki güçler" olabilir veya olmayabilir.
İstihbarat zaafı
Hazırlık soruşturması bilgilerinin sızmasının bir faydası da var. Katilin eline bayrak vermek gibi korkunç, feci, dehşet verici bir olay, bir karanlık zihniyet bu sayede ortaya çıktı mesela.
Sanıyorum temel zaaf, "profesyonellik eksikliği"dir. Katile kahraman muamelesi yapmak da, iç çekişme duygularıyla hazırlık soruşturması bilgilerini sızdırarak bilgi kirlenmesine yol açmak da korkunç bir profesyonellik zaafının dışavurumlarıdır.
Katile kahraman muamelesi yapmak güvenlik güçlerine duyulması gereken güvende büyük sarsıntıya yol açmıştır. Hatta Türkiye çimentosundaki çatlamaları maalesef derinleştirmiştir! Artık vatandaşlarımızın önemli bir yüzdesi güvenlik kuvvetlerine daha zor güvenebilecektir!
Cemil Çiçek de bu yüzden "Soruşturmalar savcılara gelmeden önce zaafa uğruyor" diyerek adeta feryat ediyor.
Bir noktaya daha dikkat ekiyor:
- Bundan sonra güvenlik birimleri kolay kolay 'haber elemanı' kullanabilir mi?! İstihbarat bu şekilde zaafa uğrayınca suçla nasıl mücadele edilebilir?!
Ve Çiçek sözünü endişeyle noktalıyor:
- Korkarım Emniyet istihbaratı beş altı gündür büyük bir sıkıntıya girdi!
Tek çıkış yolu var; profesyonellik ruhu!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|