|
 |
|
|
İzmir örnek olabilir
Satır Arası / Deniz Sipahi
1 Şubat sizin bir şey ifade ediyor mu?
Fransızlar için ise yeni bir hayatın başlangıcı bu tarih...
En son EXPO toplantısı için gittiğim Paris sokaklarında pankartlar asılmıştı, outdoor reklamlarında "sigarasız günlere hazırlanın" sloganına yer verilmişti, girdiğiniz restoranların giriş kapılarına ve mönülere bu hatırlatmalar yapılıyordu.
Ve Fransa sigarayla vedalaştı.
Fransa'da kamuya ait kapalı alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasının ardından bazı restoran, bar ve kafeler de on bir ay beklemeden uygulamaya geçtiler.
Yasa ilk aşamada işyerlerinde, okullarda ve hastanelerde uygulanacak. Havaalanları ve tren garlarında da bundan böyle sigara içilmeyecek.
Fransa aslında 1991 yılında benzer bir yasak için daha dar kapsamlı bir düzenleme yapmış, fakat yasaklar uygulanamamıştı.
Ancak yetkililer bu kez daha kararlı görünüyor.
Bu amaçla 175 bin görevli yasağı denetleyerek, sigaralarını yasaklı alanlarda yakanlara 68 euro, çalışanlarının bunu yapmasına göz yuman işverenlere 135 euro ceza kesecek.
* * *
Bu gidişi başlatan, 2004 yılında, işyerinde, publarda ve restoranlarda kapsamlı bir yasak getiren İrlanda oldu. İsveç, İtalya, Malta da benzer yasaklar getirdi. İngiltere, Estonya, Finlandiya, Litvanya ve şimdi de Fransa bu ülkeleri biraz geriden takip etti. İspanya, Portekiz ve Avusturya'yı da içeren bir grup ise kamuya açık alanlarda sigara içilmesine kısmi yasaklar getirmeyi tercih etti.
Avrupa Birliği hükümetlerinin sigara ile bağlantılı hastalıkların tedavisine yılda 80 milyar dolar harcadığı tahmin ediliyor.
Bu büyük fatura belki de yasakların alınmasından önemli bir etkendi ama daha da önemlisi "pasif içici" olarak kabul edilen sigara içmeyen ancak sosyal konumları gereği duman altında olanların yaptıkları baskılar çok daha etkili oldu.
Fransızların kafası karışık ve tartışmalar gösteriyor ki toplum ikiye bölünmüş durumda.
Kafe kültürünün yaygın olduğu Fransa'da aslında böyle bir düzenleme yapmak hiç de kolay olmadı.
Tiryakilerin bir kısmı uygulamayı sigaranın bırakılması için bir fırsat olarak değerlendirirken, sigara içenlerin bir kısmı da sigaranın bırakılması için bu tarz bir ikna yöntemini samimi bulmadı.
Fransa'daki istatistikler yılda 5 bin kişinin pasif içicilikten dolayı, 60 bin kişinin de sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle öldüğünü gösteriyor. Bu rakamlar, Türkiye için çok daha vahim...
Doktorlar ve kanser araştırmaları gösteriyor ki; Türkiye’deki kanserlerin yüzde 80’nin üzerindeki vakaların nedeni sigara...
* * *
Bu konuyu ben köşemde defalarca yazdım, yazmaya da devam edeceğim.
Sigara içenlere saygım var. Sigara içmekten mutlu oluyorlarsa, keyif alıyorlarsa söyleyecek bir şeyim yok. Ama tiryakilerin mutlaka karşılarındaki kişileri de düşünmeleri gerekir.
Örneğin ben son dönemde katıldığım toplantıların sayısını oldukça azalttım.
Ve mümkünse kapalı ortamlara girmemeye çalışıyorum. Ama işimiz gereği katılmamız gereken toplantılar var, gitmeseniz olmuyor.
Gelin görün ki, havalandırma ne kadar iyi olursa olsun salonda kalmak bir süre sonra çekilmez bir hal alıyor. Dumanaltı olmamanız mümkün değil.
Ben İzmir’in bu konuda bir adım önde gitmesi gerektiğini düşünüyorum.
Keşke belediye ve bazı işletmeler öncülük etse, Türkiye’ye örnek olsa...
Yasal düzenlemelerle de bu örnek yerlerin sayısı giderek artsa...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|