|
 |
|
|
BAŞA DÖNÜŞ
Zalim Yorumcu CAN DARK /
Duygusal görünümlü derbeder ligde ikinci yarının ikinci hafta maçları da bitti gitti. Bir Cuma akşamı ceza bedeli İzmir'de oynayan lider Fenerbahçe, Gençlerbirliği'ni 2-1 yenip, ilk hafta şokundan çıkma belirtisi gösterdi. Zirve yolundaki hemşerileri 1'er 1'er 1 puan alınca da, bu hafta "Mutlu Kanaryalar Haftası" oldu.
Bu maçta formasına kavuşan Kezman ise hakeme ettiği "müstehcen" laftan sonra hakem tarafından ayıplandı, bir de kırmızıyı görüp ayıklandı. Kadıköylülere de birkaç maç daha Kezman hasretiyle beklemek düştü.
Zaman zaman içinde!
Hafta içinde, küresel ısınmaya inat yoğun karlı bir maçta Antep'i 1-0 yenip taraftarına az-biraz umut veren Trabzon, deplasmanda oynadığı Kartal yorgunu Manisa'yı yenemeyerek verdiği kırıntıyı taraftarından geri aldı.
Ben dinlemedim ama Ziya Hoca'nın maçtan sonra ne dediğini biliyorum: "Biraz daha zamana ihtiyacımız var". Eee, zaman dediğin de göreceli bir mevzu zaten, Trabzonspor da uzun zamandır ne içinde zamanın, ne de büsbütün dışında... Öylesine takılmakta...
Şen gidip yaslı dönenler!
Manisa maçlarında sevenlerine, unutturduğu saadeti yaşatan Tigana Kartalları, Antep'te oyun olarak iyi işler yapsa da 0-0'a bağlandı ve 2 puan bırakıp İstanbul'a uçtu. Gençlere önem verdiği bilinen Tigana bu önemin Can'ını çıkarırcasına kurtarıcı olarak Can Erdem'i oyuna aldı, tabelada hiçbir şey değişmedi, Kartal üçüncü gitti üçüncü geldi.
Gaziantep'te puan veren "büyükler" için hazır başlık bu hafta da 189'uncu defa kullanıldı: "Kartal Gazi oldu". Ya yaratıcılık ne oldu? Galiba o da şehit oldu.
Takipçisinden 3 saat sonra Kayseri'de sahne alan Galatasaray geçen hafta 5'e indirdiğini bu hafta tekrar 7'ye çıkararak, Fenerlilere pazarın ve haftanın kapanış müjdesini verdi: Endişeye mahal yok!
ENDİŞESİZ HAFTALAR!
Yeteneği olan ve kullanmayan düşer. Yeteneği olan ve yarısını kullanan, düşe kalka ilerler. Yeteneği olan ve bir şekilde bunun tümünü değerlendirmeyi öğrenen fevkalade başarılı olur ve tarihte pek az insanın tattığı tatmine ve zafere ulaşır.
Thomas Wolfe (Yazar, 1900-1938)
Haberiniz var mı?
1930'daki ilk Dünya Kupası finalinde karşı karşıya gelen Uruguay ve Arjantin, maça çıkarken kendi topunu getirmişti. En sonunda bir yarıyı bir takımın topuyla, diğer yarıyı diğer takımın topuyla oynamak üzere anlaştılar. Arjantin yazı turayı kazandı ve oyunun ilk yarısında kendi toplarıyla 2-1 öne geçti. İkinci yarıda kendi topuyla oynayan Uruguay, Arjantin'i 4-2 yenerek ilk Dünya Kupası Şampiyonu oldu.
SEVDİK BİR KERE: METİN OKTAY
Hiçbir yerde, adları bir "unutma beni" olsa bile, bir mezarlıktaki kadar çok çiçek açmaz. Hatıra böyle acımasızdır işte. İnsanın elinden kum saatinden akan kumlar gibi akar gider. Ama unutamadıklarımız vardır.
Efsaneleri vardır.
"Beni bana bırakın! I love you!" diyerek, erkenden ayrılırken aramızdan... Ağları yırtıp giden gollerin efsanesi... Büyüklerimizin mutluluğu olduğu için sevdik bir kere.
Daha ne olsun! Ruhu şad olsun!
***
Olursun sen olursun!..
Ben yönetici olurum, teknik direktör olurum, yorumcu olurum, yeri gelir kaleci bile olurum Ziya Abi...
(Adnan Aybaba - Telegol, Star TV)
Estağfurullah!
Üstelik Kezman'ın özrü de kabahatinden büyük. Ve hatta biraz da dangalakça...
(Ahmet Çakar - Sabah)
Eee?
HANİ insan ilk kez karşılaştığı bir kişiyi daha önce tanıyormuş hissine kapılır veya ilk kez yaşadığı bir olayı daha önce yaşadığını düşünür, adına da dejavu denir ya..
(Altan Tanrıkulu - Hürriyet)
Sen de bir şey beğenmiyorsun Abi!
Bir sözüm de Hakan Şükür'e. Bu takımda iki sene daha oynar ve maç kazandırmaya devam eder. Ama Galatasaraylı futbolcu gol attıktan sonra öyle çirkin, abuk sabuk şeyler yapmaz. O ne biçim sevinç gösterisi Hakan? O şapkalar neyin nesi öyle? O şapkalarla ancak sirklerde dolaşılır, aşk olsun sana, bunu bilmiyor musun? Böyle gol sevinci Galatasaray kaptanına yakışmaz.
(Turgay Şeren - Akşam)
Uyuduk galiba?
Gökmen Özdenak: Bir dakika!!! F.Bahçe Kayseri'ye 18 değil, 17 kişi gitti...
Serhat Ulueren: 10 dakika önce dedik ya...
Gökmen Özdenak: Dediniz mi?
(Telegol - Star TV)
Beşiktaş'ta yılın transferi!
Siyah-Beyazlılar, Ronaldinho'nun topa her dokunuşunda atağa başka bir boyut kazandıran becerikli ayakları sayesinde o 20 dakikalık dilimde oyunu tamamen rakip sahaya yıktılar. Demek ki ne yaptığını bilen bir oyun kurucu olduğunda hücumda dört futbolcu da yeterli olabiliyormuş.
(Yiğiter Uluğ - Fanatik)
Hımm!
Şansal Büyüka: Hocam sen bu gidişle 07.00 uçağını da kaçıracaksın.
Erman Toroğlu: Battı fişing, yan going!
ŞB: Ne dedin hocam?
ET: Battı fişing, yan going! Böyle bir şey yok da; battı balık yan gider işte...
(Maraton - Lig TV)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|