
|
|
|
 |
|
|
Milliyet'ten okurlarına
Serbest bırakılan bombacı, ilan edilen suikast
Doğan Akın
Milliyet'in efsanevi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, getirdiği yeniliklerle Türk basınında büyük bir "aşama"yı ifade eder.
1 Şubat 1979'da henüz 50 yaşındayken teröre kurban verdiğimiz İpekçi'yi, katledilişinin 28. yıldönümünde özlemle, saygıyla ama bir o kadar da acıyla anıyoruz.
Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in İpekçi'yi anma törenindeki ifadeleriyle, "Onsuz geçen 28 yılda Türkiye, sağduyusunu biraz kaybetmiş bir Türkiye'dir."
"Bu ülkede gazeteciler daha ne kadar terörün hedefi olacak? Abdi Bey'in 28. ölüm yıldönümünde bu soruyu sorduğumuzda maalesef pek iyimser olamıyoruz" diyen Ergin'in işaret ettiği sürecin inanılması zor bilançosunu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç açıkladı:
"İpekçi'nin ardından öldürülen gazeteci sayısı 47'ye ulaştı!"
Terörün aramızdan aldığı gazeteciler listesine 47. isim ne yazık ki yaklaşık üç hafta önce eklendi.
Suikast, öncesi, sonrası
Meslektaşımız Hrant Dink, 19 Ocak Cuma günü öldürüldü.
Gazetemizin birinci sayfası, 17 gündür önemli ölçüde bu cinayete ilişkin haberlere ayrılıyor.
Milliyet'in ortaya koyduğu dosyaların işaret ettiği istikameti de dikkate alarak, cinayet konusundaki haberleri iki ana gruba ayırabiliriz.
Birinci grupta, 19 Ocak'taki saldırı ve sonrasındaki polisiye sürece ilişkin haberler yer alıyor.
İkinci grubu, 19 Ocak 2007'ye nasıl gelindiğini anlatan haberler oluşturuyor. Saldırganların yetiştiği toplumsal ortam ve güvenlik-yargı makamlarının cinayeti önleyebilecek bilgileri değerlendirirken sergilediği zaaflar bu grupta toplanıyor.
Haber sunuşunda maharet
Milliyet, "19 Ocak 2007'ye nasıl gelindi?" sorusunun yanıtını ararken önemli bilgilere ulaştı. Polise bilgi verdiği kaydedilen zanlı Erhan Tuncel'in, cinayetten tam 11 ay önce Dink'in öldürülmesi için Trabzon'da yapılan planları ihbar etmesine karşın saldırının nasıl önlenemediğine ilişkin kuşkulu süreç salı günü manşetimizdeydi.
Bu süreç, bir haberi sunmanın da ne kadar önem taşıdığını kanıtlayan bir maharetle birinci sayfamıza yansıdı. Ustaca kurgulanan bu sayfa, benzer bilgilere ulaşan bazı gazetelere göre Milliyet açısından yaratılan çarpıcı farkı sergiliyordu.
'Bu işte bir iş var'
Suikastın faillerinin Dink cinayetinden çok önce kesişen yollarının yargıdaki düşündürücü seyrine sadece Milliyet'in ısrarla ışık tuttuğunu söyleyebiliriz. Çok sayıda gazetenin köşesinde haberlerimizden yapılan alıntılar da bu gözlemi doğruluyor.
Arkadaşımız Gökçer Tahincioğlu, Dink'in hayatına mal olan süreçte "başlama vuruşu" sayılabilecek Trabzon'daki bombalama olayını bütün ayrıntılarıyla irdeleyen tek gazeteci oldu. Dink cinayetinin azmettiricisi olarak tutuklanan Yasin Hayal'in, 24 Ekim 2004'te Trabzon'da Mc Donald's'ı bombaladıktan sonra 10 ay cezaevinde kalmasının yeterli görülmesini büyüteç altına alan Tahincioğlu'nun haberi, "Bu işte bir iş var" başlığıyla çarşamba günü manşetimizdeydi.
'Bomba atmayan yatıyor'
Tahincioğlu, Ankara'da bir takside molotofkokteyliyle yakalanan 2 zanlı ile Trabzon bombacısı Hayal'in yargılanma süreçlerinin çarpıcı bir karşılaştırmasını da yaptı. "Bomba atan çıktı, atmayan yatıyor" başlığıyla manşetimize çıkan bu haber; patlayıcıyı kullanmayan Ankara'daki zanlıların 6 kişiyi yaralayan Hayal'in aksine "terör"le suçlandıkları ve iki yıldır "tutuklu" olarak yargılandıkları gerçeğini anlatıyordu.
Hayal'in dosyasının, "terör" ve "örgüt" suçlarına bakan özel yetkili savcılığa hiç gönderilmediğine dikkat çeken dünkü haberimizde de Tahincioğlu'nun imzası vardı.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, önemli bulgular ortaya koyan Milliyet'e, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Hayal'in tartışmalı dosyasının incelemeye alındığını açıkladı.
Dosyası 7 ay önce gönderildiği Yargıtay'da onansaydı Yasin Hayal kalan cezasını çekmek üzere Dink cinayetinden önce cezaevine girebilecekti.
İstihbarat radarlarının, tutuksuz yargılandığı süreçte Trabzon'da "bombacı" adıyla şöhret kazanan Hayal'i, bütün ihbarlara karşın suikasttan önce algılayamamasındaki tuhaflığı da not edelim.
Hrant Dink suikastı, adeta ilan edilen cinayet planlarına kulakların tıkandığı 19 Ocak'tan önceki sürecin hesabı sorulmadan aydınlatılmış sayılamaz!
dakin@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|