Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bill Gates'e bir tişört alsam...

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Bu köşede bir evrim tartışması falan açacak değilim! Sadece, vitrinde gördüğüm bir tişörtün tetiklediği çağrışımları paylaşacağım. Ne Darwinst teorilerle ilgileniyorum, ne de karşı propogandalarla... "Başka bir seçenek" üstünde düşünmek (akla takılmakla birlikte) kimsenin işine gelmediği için, ben kolaylıkla aradan sıyrılıveriyorum, bu tür tartışmalarda.
Yine de, ansiklopedilerde insanın yükselişini anlatan temsili çizimleri şöyle bir hatırlayalım. Hani bütün öykü dört ayak üstünde başlar da sonra yavaş yavaş doğrulur, "homo erectus" namıyla dik durmaya başlar; ateşi kullanan ilk yaratıktır. Buradan sonra bizim de ait olduğumuz "homo sapiens"e kadar gelir birbirini izleyen kareler. Aslında aralarda tartışmalı bir isim daha var onu da hatırlatalım. "Homo habilis", yani latincede "yetenekli insan." Homo erectusun atası olduğu iddiası doğruysa eğer, yeteneklerini geliştire geliştire evrimleştiğini, yontarak yaptığı aletleri kullanmaya başladığını, uzun sıçramalarla anlatırsak sanayi devrimine ve oradan da digital dönüşüme kadar soluk soluğa geldiğini biliyoruz.
* * *
Bu öykünün daha son sayfaları yazılmadan okuduğum bir kitaba göz atıyorum. Milliyet yayınlarının "Büyük Yapıtlar Dizisi"nden yayınlanmış ve elimdeki birinci baskı 1975 tarihli; Jacob Bronowski'nin ünlü "İnsanın Yücelişi" yapıtı. Yazar eserinin Türkçe yayınlanmasından bir yıl önce San Diego'da ölmüştü. Dünyaya BBC'nin tanıştırdığı ve bizim de TRT'de izlediğimiz keyifli bir görsel seçeneği de vardı bu bilimsel derlemenin. Zaten, "İnsanoğlunun varoluşundan, dünyaya egemen oluşuna ve uzaya uzanışına kadar olan ilginç ve dramatik öyküsünü kişisel ve alışılmamış bir şekilde yorumluyor" diye not düşülmüş arka kapağına. Ama ne gariptir ki kitabın sadece birkaç yerinde, o da adet yerini bulsun diye söz ediliyor "bilgisayar"dan. Oysa kitabın Türkiye'de basıldığı yıl, Steve Jobs ve Steve Wozniak isimli iki arkadaş, evlerinin garajında ilk kişisel bilgisayar tasarımına başlayıp, Basic ve CP/M işletim sistemi ile çalışan Apple 1'i yapmışlardı. Aynı yıl Bill Gates'de "Her ev de bir Microsoft yazılımı" vizyonu ile küçük bir şirket kurmuştu; bu öngörü onu milyar dolarlara hükmeden bir dev yaptı sonunda...
* * *
Bütün bunların vitrinde gördüğüm bir tişörtle ne ilgisi olduğuna gelince... Efendim bizim bir kaç paragraf önce dik durur vaziyette bıraktığımız insanoğlu, bıraktığımız yerde kalmadı tabii onun farkındayız. İşte bu öykünün, evrimin, dönüşüm ve çevrimin (şimdilik) sonunu, bir tasarımcı aynı temsili resmi tamamlayarak çizgilerle anlatıvermiş. En son karede, yine iki büklüm olmuş (sanki dört ayak üstünde durur gibi) bir adam; ama bu kez bilgisayarının başında, onunla adeta bütünleşmiş halde... Ve altında tek satırlık bir yazı; tek kurşunla can alır gibi kaleme alınmış: "Bir şeyler bir yerlerde ters mi gitti acaba?" Şeytan dedi ki, "al bir tişört gönder Bill Gates'e..."
Başımıza sardığı tatlı belaya, sanatın, sanatçının "bir başka deyişle" nasıl baktığını görsün.
* * *
Benim, artık bu tişörtle birlikte yaşamaya alıştığım saatlerde, son yıllarda giderek artan büyük ve lüks sitelerin birinde, bilgisayarının başında sanal bir NBA turnuvasına katılan delikanlının heyecanı ve tutkusu yüzünden anlaşılıyordu... Günlerce her fırsatta kapandı odasına ve sözde saatlerce basketbol oynadı. Yüzüne ışık vurmasını sağlayan sol tarafındaki pencereden, sitenin spor tesisleri görünüyordu. Yan yana dizilmiş basketbol sahaları, ter atacak, sağlığını koruyacak, sosyal ilişkiler kuracak, kazanacak, kaybedecek, öğrenecek ve kişiliğini geliştirecek genç insanları, sadece bir kaç adım mesafede boşuna bekliyordu. Ve tişörtü Bill Gates'e değil, delikanlıya basketbol topu yerine oyun CD'si alan babasına yollamaya karar verdim.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Bill Gates'e bir tişört alsam...
Yağmur yağınca karanlıkta kalıyoruz
Seçimlerde güçlü listeler yarışacak
Bir derbi hikayesi





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet