Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Olguları değil, duyguları tartışıyoruz


Ermeni kökenli vatandaşımız Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra başlayan tartışmalar giderek "suçlamaya" dönüştü. Duygusal tepki ve yorumların hâkim olduğu bu süreçte, olguları ve arkasındaki nedenleri irdeleyen sağduyulu yaklaşımlar yerine "dayanaksız genellemeler" ön plana çıktı.
Yapılan iki büyük yanlış var:
1- Hrant Dink suikastını protesto eden herkesi "Ermeni" ve "Türk düşmanı" saymak,
2- Milli duygularla tepki veren herkesi "katil" veya "katil adayı" saymak.
Oysa, ne Hrant Dink'in cenazesine katılarak suikastı protesto edenlerin hepsi Ermeniydi, ne de Türk düşmanı; ne "hepimiz Türküz, hepimiz Kemal'iz" diyenler Ogün Samast'tı, ne de katil...
Bu iki hatalı yaklaşım ve "basit genelleme" toplumu cepheleşmeye sürüklediği gibi gerçekten tartışmamız gereken sorunları arka plana itiyor.
Genelleme, soyutlama yapmak bilimsel bir iştir.
Bilimsel veri gerektirir.

Bilimsel yöntem
Tribünlerde verilen tepkilere bakıp arkasındaki sosyolojik, psikolojik, ekonomik nedenler üzerinde hiç kafa yormadan "hüküm kurmak" tahrik etmekten, yangına körükle gitmekten başka bir sonuç vermez.
Bu yaklaşımın İstanbul'daki cenazede yürüyenleri toptan "Ermeni ve Türk düşmanı" ilan eden duygusal yaklaşımdan bir farkı kalmaz.
Doğru ve önemli olan, olguları nedenleriyle birlikte değerlendirebilmektir.
Hatalı olmaktan da öte trajik olan, "Ermeni etnik kimliği" üzerinden "milliyetçilik ve Türk milliyetçiliği" tartışmasına tutuşmaktı.
Bugün Ermeni veya Rum veya Musevi vatandaşlarımızın, bir "soykırım" veya "katliam" tehdidi altında oldukları öne sürülemez. Hepimizi üzen Hrant Dink cinayetine bakarak böyle bir tehdit varmış havasıyla bağırmak gerçeklerle örtüşmez. Bıraksanız azınlık statüsündeki bütün vatandaşlarımız yok edilecekmiş gibi yargılarda bulunmak abartıyı da aşan bir durumdur.
Bu tür yorumlar, tahrik edici çıkışlar, toplumu daha da ayrıştırmaya, radikalize etmeye hizmet eder.

Asıl sorunlar
Dink suikastından sonraki gelişmeler de gösterdi ki, ciddi sorunlarımız var. Somut olan bu sorunları ve nedenlerini de tartışmak yerine, "ideolojik" nitelikli suçlu arama çabaları yoğunluk kazandı. Herkes "ideolojik düşman"ını "suçlu, katil" ilan etmeye gayret gösteriyor. Bu menfur suikast üzerinden ideolojik esaslı "kurum içi ve kurumlar arası çatışmalar" yaşanıyor.
Açıkça söylemek gerekir ki, bir kez daha hükümetin devlete, devletin hükümete güvenmediği ortaya çıktı. Temel sorunlardan ve çatışmalardan biri bu. Bu sorunun kökenini "cumhuriyete geçişi kabul edenler ile etmeyenler" çatışmasına kadar geriye götürebilirsiniz.
Yönetimdeki bu temel çatışmayla birlikte; küresel gelişmelerin sonuçlanmayan veya iyi sonuç vermeyen ekonomi-politik etkileri; devlet, millet algısını sarsan değer çatışmaları, mikro milliyetçiliğin yarattığı sancılar, AB sürecine bağlanan umutların zayıflaması, aşağılanma algısı, hızla yayılan lümpen yaşam tarzı dikkate alındığında, asıl neleri tartışmamız gerektiği de ortaya çıkıyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türklüğe hakaret!
HUKUKİ bir mesele ideolojik kavgaya dönüştü; ...
Çetin ALTAN
Kedi sevenler derneği ile kedinin sanattaki yeri ve barbarizm
Kutsallaştırılmış tabuların kalesi arkasında,...
Melih AŞIK
Alman dostluğu...
Merkezi Münih'te olan Türk - Alman Dostluk De...
Fikret BİLA
Olguları değil, duyguları tartışıyoruz
Ermeni kökenli vatandaşımız Hrant Dink'in öld...
Güneri CIVAOĞLU
Düğmeye basmak
Önce Fransa'da, 1 gün sonra Belçika'da PKK'ya...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM Başkanı'ndan çok özel rica
Üniversiteye girişte geçen yıl olduğu gibi bu...
Hurşit GÜNEŞ
Halkbank'ın halka arz edilmesinin anlamı
Geçen hafta Halkbank'ın özelleşmeye hazır old...
Nail GÜRELİ
Kurban olam derin devletine, tarikatına
Devletin karakolunda devlet görevlilerinin Tü...
Sami KOHEN
Demir İpek Yolu açılırken...
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan liderleri bu...
Metin MÜNİR
IMF de mi? Hayır! İnanmıyorum!
İnsan yeteri kadar uzun yaşayınca galiba her ...
Hasan PULUR
Meslek üzerine...
GEÇENLERDE Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" telev...
Meral TAMER
Yeşil kravat tak, küresel ısınmayı önle!
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, bir yanında...
Ece TEMELKURAN
Yalnız değilsiniz!
İnsanlar gitmekten bahsediyor. 30'lu yaşların...
Osman ULAGAY
Yabancı sermayeye tepki paranoya mı?
Devlet Bakanı Ali Babacan, önceki gün düzenle...
Güngör URAS
Teşvik belgeleri yatırım eğilimini gösteriyor
Yatırım denilen şey uzun bir süreyi kapsıyor....
M. Ali BİRAND
Seçim için, Kasım ayı beklenmemeli
Genel seçimler Kasım ayında yapılacak.

© 2006 Milliyet