Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Halkbank'ın halka arz edilmesinin anlamı


Geçen hafta Halkbank'ın özelleşmeye hazır olduğunu gazetemiz haber yapmış, biz de değerlendirmiştik. Birçok büyük ve yabancı banka Halkbank'a ilgi gösteriyor. Çünkü Halkbank'ın taşraya yayılmış bir ağı ve orta ölçekli müşteride, özellikle esnaf ve küçük tüccarda, ciddi etkinliği var.
Dünkü köşe yazımızda ise, borsada yatırımcı sayısının azalmasını değerlendirirken bunu kısmen halka arzların, özellikle özelleştirmelerde, azalmasına bağlamıştık. İşte tam bu sırada Halkbank'ın yüzde 25'inin halka arz edilmesi kararı sanki hükümetin yanıtı oldu.
Baştan belirtelim, Halkbank'ın dörtte birinin halka arz edilmesi elbette olumlu. Birincisi, bu küçük yatırımcıyı yeniden borsaya çekebilir. Bu arada borsada da belli bir canlılık yaşanabilir. İkincisi, bir kamu bankasının toptan elden çıkarılması pek içimize sinmiyordu. Kamunun malı olan bir varlığa neden kamu, yani halk yatırım yapamasın?

Seçime kadar para
Halkbank'ın halka arzıyla hemen nakit elde edilecek. Bu halka arzın avantajlı tarafı. Ancak halka arz işlemlerinde fiyatı, piyasa açık artırmayla değil, uzman kuruluşlar belirliyor.
Uzman kuruluşlar ise genellikle satış gerçekleşsin diye belli iskontolar uyguluyor. Dolayısıyla bu yöntemle satışlarda, blok satışa göre hisse bedeli daha düşük kalıyor. Bu da işin dezavantajlı tarafı.
Halkbank'ın neden yüzde 25'inin halka arz edildiği sorgulanabilir. Ancak başarılı olduğu takdirde bir miktar daha denenmesinde bir mahzur yok. Bununla beraber, uzun vadede halka açılma oranının bu düzeyde kalması bizce yetersiz. Çünkü İş Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Garanti Bankası gibi büyük ölçekli rakip bankaların halka açıklık oranı çok daha yüksek. Hatta batıda bu oranlar çok daha büyük.
Üstelik ikinci aşamada, yani Halkbank'ın blok satışından sonra, ana hissedar halka arzla ortak olanlara çağrı yapma zorunluluğu duyacaktır. Bu durumda da halka açıklık oranı daha da düşebilecektir. Oysa bizce çoğunluk hissesinin halkta olduğu, ama azınlıkta bulunan ana hissedarın profesyonel bir yönetim oluşturduğu durumda, kuruluş en sağlıklı sonuçları vermekte. Hem kâr elde etmekte, hem de temettü olarak dağıtmakta.

İşin iç yüzündeki siyaset
Dün çok üst düzeyde bankacılık yapmış bir arkadaşıma Halkbank'ın halka arzının ne denli olumlu olduğunu anlatırken, o beni uyardı: hem gelir elde edecekler, hem de siyasal olarak seçim öncesi bankanın yönetimini elden çıkarmamış olacaklar. Bazı hisse senedi almış olanlar da sevinecek. Evet, satışı bu yönüyle düşününce bu karar pek olumlu görünmüyor.
Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci de dün Halkbank'ın halka arzının mayıs ayına dek tamamlanacağını açıkladı. Yani seçimler daha sonra gerçekleşecek. Fakat görünen o ki, önümüzdeki aylarda finans sektörünün Halkbank'a ilgisi sürecek. Çünkü mevcutlardan biri bu bankayı elde ederse liderliğe tırmanmış olacak. Gelecek yılın cari açığının bir kısmı da bu blok satıştan finanse edilecek. Sektörde rekabet sertleşecek, kamu payı azalacak.
Bu arada bazıları bu satışla esnafın kredisiz kalacağından kaygı duyuyor. Oysa acaba esnafın kredi bulamama nedeni banka yokluğu mu, yoksa faizlerin yüksek ve kısa olması mı? Bizce ikincisi.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türklüğe hakaret!
HUKUKİ bir mesele ideolojik kavgaya dönüştü; ...
Çetin ALTAN
Kedi sevenler derneği ile kedinin sanattaki yeri ve barbarizm
Kutsallaştırılmış tabuların kalesi arkasında,...
Melih AŞIK
Alman dostluğu...
Merkezi Münih'te olan Türk - Alman Dostluk De...
Fikret BİLA
Olguları değil, duyguları tartışıyoruz
Ermeni kökenli vatandaşımız Hrant Dink'in öld...
Güneri CIVAOĞLU
Düğmeye basmak
Önce Fransa'da, 1 gün sonra Belçika'da PKK'ya...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM Başkanı'ndan çok özel rica
Üniversiteye girişte geçen yıl olduğu gibi bu...
Hurşit GÜNEŞ
Halkbank'ın halka arz edilmesinin anlamı
Geçen hafta Halkbank'ın özelleşmeye hazır old...
Nail GÜRELİ
Kurban olam derin devletine, tarikatına
Devletin karakolunda devlet görevlilerinin Tü...
Sami KOHEN
Demir İpek Yolu açılırken...
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan liderleri bu...
Metin MÜNİR
IMF de mi? Hayır! İnanmıyorum!
İnsan yeteri kadar uzun yaşayınca galiba her ...
Hasan PULUR
Meslek üzerine...
GEÇENLERDE Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" telev...
Meral TAMER
Yeşil kravat tak, küresel ısınmayı önle!
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, bir yanında...
Ece TEMELKURAN
Yalnız değilsiniz!
İnsanlar gitmekten bahsediyor. 30'lu yaşların...
Osman ULAGAY
Yabancı sermayeye tepki paranoya mı?
Devlet Bakanı Ali Babacan, önceki gün düzenle...
Güngör URAS
Teşvik belgeleri yatırım eğilimini gösteriyor
Yatırım denilen şey uzun bir süreyi kapsıyor....
M. Ali BİRAND
Seçim için, Kasım ayı beklenmemeli
Genel seçimler Kasım ayında yapılacak.

© 2006 Milliyet