|
Kurban olam derin devletine, tarikatına
Devletin karakolunda devlet görevlilerinin Türk bayrağı önünde bir katil zanlısıyla fotoğraf çektirmesi tepki gördü. Başbakan Erdoğan bile "Bu ne sululuk!" dedi.
Olayı sululuk diye sulandırmadan önce düşünmek gerekir.
O genci bu suikasta kim azmettirdi? Devlet görevlilerini o fotoğrafta yer almaya kim özendirdi ya da yönlendirdi?
Düşünün: Tayyip Erdoğan 4 yıldır başbakan, onlarca bayram geldi geçti, hiçbir bayramda yapılmayan, seçim yılının ilk bayramında yapıldı.
"Kurban olam ayına yıldızına" afişleriyle 61 il donatıldı.
Dini duyguları sömürmek yetmemiş, bu kez milli duyguları politika malzemesi yapmaya sıra gelmişti zahir.
Koskoca Başbakan'ın (hem de Anadolu ağzını taklit ederek) söylediği bu milliyetçi söylemle gaza gelen gençler, "Kurban olam ayına yıldızına" diyerek silaha sarılıp "düşman" bellettirildiklerinin üzerine gitmez mi?
Devlet görevlileri başbakanlarının söylemine ayak uydurmak hevesiyle "Kurban olam ayına yıldızına" diye bayrağa sarılıp katil zanlısıyla fotoğraf çektirmez mi? Fotoğrafı çeken her kim ise, "Gel sen de gir bu milli fotoğrafa" der ise, girmez mi?
"Derin devlet var, ama dibine inemiyoruz" filan diyerek kafa karıştırmayın.
Devletle tarikatı karıştırırsanız olacağı budur. Doğrusu, hep bir ağızdan bağırmalıyız.
"Hepimiz derin devletiz!"
Bir kitap
Hakkı Devrim soruyordu: "Lozan Mübadilleri Vakfı var da, bir romancısı niye yok?" (Radikal, 2 Şubat 2007)
Haklı. Biz de böyle bir romandan haberdar değiliz. Ama Türkiye'deki bir kısım Rumlarla Yunanistan'daki bir bölüm Türklerin 1923'teki Lozan Antlaşması gereğince değiş tokuş (mübadele) edilenlerle yapılmış röportajları içeren üç kitap biliyoruz. Roman elbet ayrı bir şey ama, bu kitaplardaki insanların öyküsü de bir roman tadında. Sondan başlayalım; 34 yıllık gazeteci İskender Özsoy'un "Mübadelenin Öksüz Çocukları" yeni çıktı (Bağlam Yayınları, 2007). Hem Batı Trakya'daki hem Türkiye'deki mübadillerle defalarca görüşen Özsoy'un bir kitabı daha var: İki Vatan Yorgunları (Bağlam Y., 2001) Üçüncü kitap ise, Kemal Yalçın'ın: "Emanet Çeyiz - Mübadele İnsanları" (Belge Yayınları, 1998).
Bir şiir
Dizelerimiz, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü kazanan Sezai Karakoç'tan:
"Sen merhamet sen rüzgar sen tiril tiril kadın/ Sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın/ Sen başını çeviren cellatbaşının güne/ Sen öyle ki sen diye diye seni anlıyamayız/ Şehrazat ah Şehrazat/ Sen sevgili sen can sen yarsın"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|