Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Şubat 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Seçim için, Kasım ayı beklenmemeli


Genel seçimler Kasım ayında yapılacak.

Kendi kendime sürekli aynı soruyu sormaya başladım: Bu gerilimi Kasım ayına kadar neden yaşayalım?

Genel seçimlerin sonucu, önemli ölçüde Mayıs ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimine bağlı. Erdoğan adaylığını koyarsa, bunun genel seçime yansıması başka, eğer adaylıktan vazgeçer ve partisinin başında kalırsa bambaşka şekilde yansıyacak. Yani, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte yepyeni bir sürece girilecek.

O zaman, Mayıs'tan Kasım'a kadar neden altı ay daha beklensin? Neden, örneğin Temmuz sonu veya Eylül'ün başında yapılmasın?

İşi uzatmanın, Kasım'a kadar beklenmesinin sakıncaları sayılmakla bitmez.

Önce ekonomiden başlayalım...

Hükümet, enerji başta olmak üzere birçok zammı, seçimlerden dolayı yapmıyor. Oy kaybetmemek için erteliyor. Bir dizi önemli kararı da yine seçimler nedeniyle erteliyor. Bu arada piyasalar da, sürekli bir beklenti içinde. Yatırımcılar önlerini göremediklerinden dolayı gün sayıyorlar.

Siyasi sorunlar da giderek yığılıyor.

Hükümet, yine seçim nedeniyle, Kuzey Irak konusunda rahat hareket edemiyor. Kerkük ile ilgili demeçler her geçen gün sertleşiyor. PKK ile ilgili kararlar da, yine seçim gerekçesiyle atılamıyor.

Avrupa Birliği ile ilişkiler de seçimi bekliyor. 301'inci maddedeki değişiklik başta olmak üzere, bir dizi yeni reform sırada. Ancak hükümet, şu sırada hiç kıpırdama niyetinde değil.

Tabii bütün bunlara, bir de iç politikadaki gerilimi eklemek gerekiyor. İktidar ile muhalefet arasındaki mücadele, herkesin sinirini bozuyor. Önümüzdeki aylarda bu tempo daha da artacak.

Bir de, ulusalcı akımların, laik çevrelerin baskısını hesaba katalım. Askeri darbe yapmaya teşvik edenlerden, açıkça "vatan elden gidiyor" diyerek fırtına yaratmaya çalışanlara kadar, geniş bir Meclis dışı akım var.

Hrant Dink cenazesi ve sonrasında yaşananlar, toplumdaki gerilimin boyutlarını daha da arttırdı. Ermeni-PKK sloganları stadlara yayılır oldu. Bir türlü yatışmıyor. Aksine sesler yükseliyor.

İşte bütün bunlardan dolayı, Mayıs'taki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra fazla beklemeden, en kısa sürede sandık başına gidilmesinin, ülke açısından çok yararlı olacağına inanıyorum.

* * *

İKİ KİŞİ, WASHİNGTON'DAN ÜÇ YANIT BEKLİYOR…

Türkiye'nin politikalarını yönlendiren iki önemli isim, önümüzdeki iki hafta boyunca Washington'da iki önemli soruya yanıt arayacaklar.

Biri, siz bu satırları okurken, ABD Devlet Başkanı Bush'un yardımcısı Cheney ile görüşmesini tamamlamış olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül. Randevu listesi epey uzun. Dışişleri Bakanı Rice'tan, Kongre üyelerine kadar son derece etkili sivil kadro ile temas edecek ve nabızlarını tutacak.

İkinci isim ise, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt. O da bu hafta sonu hareket ediyor ve önümüzdeki hafta boyunca askeri kadroların nabzını tutacak.

Hem Gül, hem de Büyükanıt, Washington'un iyi tanıdığı isimlerdir.

Gül, Bush yönetimi tarafından benimsenen bir isimdir. Yumuşak üslubu sevilir. Diyalog insanı olduğu bilinir.

Büyükanıt da askeri kanadın sevdiği ve takdir ettiği bir askerdir. Dostlukları vardır.

Bu iki kişi, temaslarının sonunda, Türkiye'yi önümüzdeki aylarda nelerin beklediğini daha net şekilde anlayabilecekler.

Kamuoyunun en çok merak ettiği üç soru var:

1) Ermeni soykırım iddialarının kabulü anlamına gelecek olan tasarı Kongre'den geçecek mi, yoksa Bush yönetimi bunu engelleyebilecek mi?
2) PKK'nın Kuzey Irak'taki faaliyetleriyle ilgili olarak ne gibi adımlar atılacak ? Eğer ABD harekete geçmeyecekse, o zaman Türkiye'nin önlemler almasına izin verilecek mi?
3) Kerkük konusuna bizim gibi mi bakıyorlar, yoksa farklı bir yaklaşımı mı tercih ediyorlar?

Önümüzdeki iki haftada Washington'dan çıkacak işaretler, sadece bizim değil Kuzey Irak liderlerinin atacakları adımları, PKK'nın ateşkesi sürdürüp sürdürmeyeceğini ve adımları ve Ermeni Diasporası'nın genel yaklaşımını da etkileyecektir.

Bu temaslardan çok net sonuçlar beklememek gerekir.

Bush yönetimi "Evet, Ermeni tasarısını çöpe atacağız… PKK'nın belini kıracağız… Kerkük'ü Kürtler'e bırakmayacağız" demeyecektir. Ancak ne yöne kaymayı planladıklarını işaretlerini verebilirler. Sonrası, bizim değerlendirmemize ve atabileceğimiz adımlara bağlıdır.

Yine de, esen rüzgarlara bakıp, bazı tahminlerde bulunabiliriz.

Washington, Kerkük konusunda rahatsız… PKK konusunda çok rahatsız… Ermeni tasarısını da, ikili ilişkileri mahvedecek bir olay olarak görüyor. Ancak yapabileceği pek bir şey de yok. Eğer Ankara'yı kızdırmadan, Türk kamuoyundaki tepkileri daha da arttırmadan işin içinden sıyrılabilirse memnun olacakları anlaşılıyor.

Özetle, çok büyük beklentilere kapılmamak gerekir.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Türklüğe hakaret!
HUKUKİ bir mesele ideolojik kavgaya dönüştü; ...
Çetin ALTAN
Kedi sevenler derneği ile kedinin sanattaki yeri ve barbarizm
Kutsallaştırılmış tabuların kalesi arkasında,...
Melih AŞIK
Alman dostluğu...
Merkezi Münih'te olan Türk - Alman Dostluk De...
Fikret BİLA
Olguları değil, duyguları tartışıyoruz
Ermeni kökenli vatandaşımız Hrant Dink'in öld...
Güneri CIVAOĞLU
Düğmeye basmak
Önce Fransa'da, 1 gün sonra Belçika'da PKK'ya...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM Başkanı'ndan çok özel rica
Üniversiteye girişte geçen yıl olduğu gibi bu...
Hurşit GÜNEŞ
Halkbank'ın halka arz edilmesinin anlamı
Geçen hafta Halkbank'ın özelleşmeye hazır old...
Nail GÜRELİ
Kurban olam derin devletine, tarikatına
Devletin karakolunda devlet görevlilerinin Tü...
Sami KOHEN
Demir İpek Yolu açılırken...
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan liderleri bu...
Metin MÜNİR
IMF de mi? Hayır! İnanmıyorum!
İnsan yeteri kadar uzun yaşayınca galiba her ...
Hasan PULUR
Meslek üzerine...
GEÇENLERDE Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" telev...
Meral TAMER
Yeşil kravat tak, küresel ısınmayı önle!
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, bir yanında...
Ece TEMELKURAN
Yalnız değilsiniz!
İnsanlar gitmekten bahsediyor. 30'lu yaşların...
Osman ULAGAY
Yabancı sermayeye tepki paranoya mı?
Devlet Bakanı Ali Babacan, önceki gün düzenle...
Güngör URAS
Teşvik belgeleri yatırım eğilimini gösteriyor
Yatırım denilen şey uzun bir süreyi kapsıyor....
M. Ali BİRAND
Seçim için, Kasım ayı beklenmemeli
Genel seçimler Kasım ayında yapılacak.

© 2006 Milliyet