|
 |
|
|
Hiç üzerinde durmayalım
Üzerinde hiç durmamamız gereken öylesine bir performans diye bakmak lazım maça. Sıradan, her zamanki, bir türlü önem veremediğimiz, konsantre olamadığımız özel maçlardan biri olarak değerlendirmeli. Aksi taktirde karalar bağlamak lazım. Ülkeden çıkabilecek en ideal orta sahalardan biri oluşturulmuş, önlerinde önce Halil, sonra ikinci yarıda Fatih Tekke. Savunmada idealden farklı hakkını yememeli diğerlerinden hiç de geride değildi tek oyuncu Aydın. Gürcistan ise idealinden fazlasıyla uzak bir kadroyla sahadaydı.
Düzgün akın yok
Ama ideale çok yakın kadroyla rakip kaleye doğru düzgün bir akın geliştirmek mümkün olmadı.
Eğer Fatih Terim kendisini Milli Takım hocalarına bir çok ülkede söylendiği gibi selecteur-seçici diyorsa, işini savunma göbeğinde bir organizatör kullanmamak ya da bulamamak dışında fevkalade yapmıştı. Ama eğer daha ötesiyse, kendi ifadesiyle futbolu Türkiye'de yeniden yapılandıran adamsa, fazla başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Oyuncuların birbirlerine uyumu, pas otomatiği, oyun stratejisi, dar alanda oynama, top kaptırılınca herkesin topun arkasına geçmesi, toplu hücum vs. vs.hepsi kitaplarda ve Terim'in basın açıklamalarında kalmıştı. "O kadar boş bir oyun oldu ki, şurayı şöyle burayı böyle yaptık. Halbuki şöyle, yapsaydık" denebilecek hiçbir şey yoktu neredeyse. Gökdeniz'in sıradanlığı aşan yegane oyuncu olduğunu söyleyebiliriz sadece.
Öte yandan futbol dışı durumlar var her zamanki gibi, itiş kakışlardan kırmızı filan çıkmaması, kimseleri dövmemiş olmamıza seviniyoruz tabii.
Bu yüzden üzerinde hiç durmamamız gereken öylesine bir performans diye bakmak lazım maça. Sıradan, her zamanki, bir türlü önem veremediğimiz, konsantre olamadığımız özel maçlardan biri olarak değerlendirmeli. Aksi taktirde...
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|