Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Piyasa ve seçim


AKP, "seçim ekonomisi uygulamadığı" iddiasında, ama piyasa bir süredir zaten "seçim ekonomisi" uyguluyor.
Piyasa aktörleri, cumhurbaşkanı seçimine ve genel seçimlere odaklandı. Bazı sektörlerde yaprak kımıldamıyor. "Para darlığı", piyasanın soluğunu kesmekte, bankalarda karşılıksız çek grafiği yükseliyor.
Özellikle inşaat sektörü ve ona bağlı alanlarda "kazık fren" gözlenmekte. Cumhurbaşkanı seçiminin piyasayı gereceği ve çoğu işadamının borsada düşmeler olasılığından kaygı duyduğu biliniyor.
Paralara düğüm atıldı, beklemeye geçildi.

Erdoğan açıklasa
Gerçi, bir kriz ya da dramatik durum yok.
Ama ekonominin hızı kesildi.
Başbakan Erdoğan'ın uzun süre beklemeden "aday olacağını"-ki ben olmamasını sürpriz görürüm- ya da "olmayacağını" açıklaması, ekonomiyi asıldığı Filistin askısından kurtarabilir. Sisler dağılır. Tıpkı matematiğin çok bilinmeyenli denklemleri için uygulanan çözüm yöntemi gibi "bilinmeyenler tek tek azaltılmalıdır."
Kaygılı ve kuşkulu bekleyiş aylarca sürerse, bunun ekonomiye olumsuz etkileri katlanacaktır.
Oysa...
Erdoğan, "Çankaya'ya çıkacağını ve yerine kimi öngördüğünü" (Abdullah Gül'den başkasının şansı olamaz. G.C.) açıklarsa, ekonomik aktörlerin tavırları netleşir.
Gerçi borsa yükseldi, banka hisseleri kanat çırpıyor, ama oluşum iyi okunmalı. Yerel para çekilmekte ve borsa daha çok yabancı girişlerle puan artırıyor. Yerli ekonomi aktörleri kendilerini güvenceye alma eğiliminde.
Erdoğan -zayıf bir olasılık- ama Çankaya'ya çıkmayacağını şimdiden açıklarsa, İMKB uçar, ekonomide kilitlenme aşılır.
Buna karşılık...
Erdoğan "cumhurbaşkanlığına aday olacağını" bile açıklasa bu dünyanın sonu değildir. Ondan sonra görevi devralacak Abdullah Gül yönetiminde hükümetin sendeleme yapmadığı, AKP iktidarının ilk yılında yaşandı.
Ekonomi aktörleri biraz sendeler, ama kendini toparlar.

Şeffaflık gerek
Cumhurbaşkanı adaylığını açıklamayı son haftaya bırakmak günümüzün demokrasileriyle örtüşmüyor. ABD'de başkan adayları, seçimlere daha iki yıla yakın süre varken açıklandı, adaylar kampanyalarını başlattılar bile.
Fransa'da da cumhurbaşkanlığı seçimlerine -neredeyse- bir yıl kala adaylar belirlendi; Segolene Royal ve Sarkozy... Hiçbiri "son haftayı bekleyelim havasında değildi."
Öte yandan... Siyasal belirsizlikle geçen her gün, uluslararası ilişkilerde de Türkiye'nin elindeki kartları zayıflatıyor. Bugünkü yönetimin gidici olabileceği ve geleceğin yönetimiyle örtüşmeyeceği yolunda yargıları var. Ankara'nın tavırlarında inandırıcılık grafiğinin düşüş süreci o kadar açık ki... Çankaya hesaplarının bedelini Türkiye ekonomisi ve dış politikası ödemekte.

BAŞKONSOLOSUN KİTABI
Fransa Başkonsolosu sıkı bir Atatürkçü ve Türk dostu. Önceki gece Fransız Sarayı'nda bir davet verdi. Emekli olduğunda yazmak istediği bir kitaptan söz etti. Kitabın adı "Atatürk - de Gaulle" olacak. Atatürk'ün çok cesurca aldığı kararlarla, de Gaulle'ün kökten değişimleri yansıtan karar ve uygulamaları arasında karşılaştırmalar yapan bir kitap olacak bu.
Başkonsolos Jean-Christophe Peaucelle ve eşi Veronique Peaucelle, "iyi" denebilecek kadar Türkçe konuşuyorlar. Atatürk'ün "laik devlet" oluşturan kararını Türkiye için bir dönüm noktası olarak görüyorlar.
Veronique Peucelle, yaşanan tüm zorluklara karşın bir de güzel dilek diledi: "On yıl daha sıkın dişinizi..."
Sanıyorum 10 yıl sonraki Türkiye'nin "AB'ye tam üyeliğine" gönderme yapıyordu.

FUTBOLA SİYASET
UEFA'nın başına efsane futbolcu Platini seçildi. Şenes Erzik, yönetim kuruluna yeniden seçilerek rekor bir süreye imza attı. Türkiye adına önemli bir ağırlık oluşturdu. UEFA'daki rüzgârlarımız fena sayılmaz.
Buna karşılık... "Türkiye Futbol Federasyonu üzerinde siyasal baskı" iddiaları ufukta kara bulutlar topluyor.
FIFA dosyayı açtı. Başkan Ulusoy'u, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'i ve UEFA'yı dinleyecek.
Bu tür nedenlerle Yunanistan, İran ve Polonya'nın milli takımlarına ve futbol kulüplerine "uluslararası karşılaşmalar yasağı" unutulmasın.
Gerçi bu kararlar durduruldu, belki de geri alınacak, ama Türkiye dosyası için bu bir güvence değil... Türkiye futboluna da bir yasaklama cezası gelirse bu ağır faturayı kim ödeyecek? Türkiye futbolunu uçurumun kenarına iten siyasi tavırlardan -çok geç olmadan- vazgeçilmeli.
AKP'ye, Futbol Federasyonu'nu ele geçirmek ne kazandıracak? Belki sadece geçmişin rövanşı alınmış olur. Yani psikolojik bir durum.
Ya Türkiye futbolunun kaybı?..

gunericivaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve köken
CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" p...
Çetin ALTAN
Kadınlar albümünden üç-beş fotoğraf
Hava iyice serindi. Bir yandan da yağmur çise...
Melih AŞIK
Hıristiyan Fener!
CNN Türk televizyonunun titiz muhabirlerinden...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta petrol var mı?
Bu soruya Güney Kıbrıs "Var" yanıtını veriyor...
Güneri CIVAOĞLU
Piyasa ve seçim
AKP, "seçim ekonomisi uygulamadığı" iddiasınd...
Can Dündar
Eski MİT şefinden Çakıcı'ya öpücük!
MİT'in eski Yurtdışı İstihbarat Başkanı Nuri...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret verileri talebin durduğuna işaret etmiyor
Bazı meslektaşlarımız geçen hafta dış ticaret...
Doğan HEPER
'Dezenformasyon'a dikkat
YAZILI ve görsel medya, yani bazı gazeteler v...
Semih İDİZ
CHP'nin yanıtı
Başkalarına ağır ithamlar yöneltmekten çekinm...
Sami KOHEN
ABD ile "sağırlar diyaloğu" mu?
TÜRKİYE ile ABD arasında, özellikle Kuzey Ira...
Hasan PULUR
Meclis'teki hırsız!
VİCDAN nedir?
Derya SAZAK
Eski MİT'çi
NTV'de Can Dündar'ın 'derin devlet'i tartıştı...
Meral TAMER
Mumcu, Peppers ve Darwin'in kaplumbağası
Önceki akşam ARI Hareketi'nin düzenlediği top...
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (1)
Son yirmi yılda Türkiye'de çok şey değişti, ç...
Güngör URAS
Petrolü bulduktan sonra kanun yapmak kolay olmaz
Bizim ilk petrol kanunumuzu 1954 yılında "Max...
Serpil YILMAZ
Ata'nın rakısı 'Dimitrokopulo' ve Fransız şişesindeki 'Mest'
CHP'nin "Atatürk'ün manevi şahsiyetini zedele...
M. Ali BİRAND
Gül, ABD'de çok güzel sözler duydu
Türkiyemiz'in gerçek gündemiyle, TV'lerimizde...

© 2006 Milliyet