Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
CHP'nin yanıtı


Başkalarına ağır ithamlar yöneltmekten çekinmeyen CHP kurmayları, "CHP ülkeyi savaşa sürüklemek istiyor" başlıklı yazımı "ağır" bulmuşlar. Partinin Grup Başkanvekili Haluk Koç'tan bir yanıt aldım. Bunun şeklinden anladığım kadarıyla "AKP yandaşlığı" ile suçlanıyorum. Demek ki hükümete dönük eleştirilerim CHP'de not edilmemiş.
Koç'un yanıtına geçmeden önce şunu söylemeliyim. O yazım üzerine beklediğim hakaret dolu mesajlar tabii ki geldi. Şaşırtıcı olan, "Eski CHP'liyim" diye başlayan tebrik mesajlarının çokluğuydu. CHP'nin seçim stratejistlerine benden bir "tüyo" olsun:
Koç'un, "ağır ithamlar ve yanlış yorumlar getirdiğimi" belirterek gönderdiği ve yer darlığı nedeniyle özüne dokunmadan biraz kısaltmak zorunda kaldığım yanıtı ise şöyle:

CHP'li Koç'un yanıtı
"Siyasi iktidar iç siyasette kendi meşruiyetini sağlayabilmek için Türk dış politikasında onarılmaz yaralar açtı. Irak'ta, Kıbrıs'ta, sözde Ermeni soykırımı konusunda başarı sağlayamadığı gibi, ülkeyi bir çıkmaza doğru sürükledi. İzlenen, milli çıkarlarla uyumlu olmayan, edilgen politika, Türkiye'yi sorunlar yumağıyla karşı karşıya bıraktı.
Avrupa Birliği için 17 Ekim'de altına imza atılan belgeyle başlayan süreç, AB yolunun tıkanmasıyla sonuçlandı. Türkiye'nin çıkarları, iç politikaya feda edildi. Kıbrıs konusunda kendileri çalıp kendileri oynadılar; devlet mekanizmasına danışmadan oluşturulan politikalar ödün verme dışında hiçbir pozitif kazanım sağlamadı.
Türkiye'nin Irak politikası, seçimlerin hemen ardından 2002 yılı sonunda, Amerika'da otel odalarında verilen sözlerle şekillendirilmeye çalışıldı. Tezkereler TBMM'de kabul edilmeden, ABD askerleri gemilerle sınırlarımıza kadar taşındı.
2003 yılı içinde yabancı askerlerin Türkiye'ye konuşlanması, havaalanları ve limanların yabancı güçlere açılması ve Türk askerinin Irak'a gönderilmesine ilişkin 4 ayrı tezkere TBMM'ye gönderildi. Anlayacağınız, dış politikaya tutarsızlık damgasını vurdu.
1 Mart tezkeresi, CHP'nin çabalarıyla TBMM'den geçmedi. Sayın Baykal, 1 Mart'ta TBMM'nin önüne konulan tezkere daha sevk edilmeden, bunun ikiye ayrılmasını Başbakan'dan rica etti. Türk askerinin daha ABD Irak'ı vurmadan Türkiye'nin güvenliğini sağlamak ve oldubittilere izin vermemek için Kuzey Irak'a gönderilmesine ilişkin ayrı bir tezkere getirilmesi halinde CHP'nin buna destek vereceğini söyledi.
Sonra pazarlıklar başladı. Bush, Türkiye'yi 'at pazarlığı' yapan bir ülke olarak tanımladı.
Yine, 11 askerimizin başına çuval giydirildiği süreç yaşanırken, Dışişleri Bakanı Kayseri'de mantı partisinde rahatını bile bozmadı. PKK'nın saldırıları sonucunda yüzlerce şehit verildi. Eve Dönüş Yasası, Kürt sorunu hakkında yeni açılım yapılması, teröre ilişkin koordinatör atanması gibi ABD damgalı politikalarla Türk halkı oyalanmaya çalışıldı.
Geldiğimiz noktada CHP'nin tüm öngörüleri gerçekleşti. Şimdi ise, Türkiye'nin 2003 yılından beri yaşadığı olaylar ve o olaylar karşısında siyasi partilerin izledikleri politikalar hafızalardan silinmek isteniyor. Türkiye'nin seçim atmosferine girdiği şu günlerde Irak konusu, seçimleri etkileyecek bir unsur olarak kullanılmak isteniyor."

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve köken
CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" p...
Çetin ALTAN
Kadınlar albümünden üç-beş fotoğraf
Hava iyice serindi. Bir yandan da yağmur çise...
Melih AŞIK
Hıristiyan Fener!
CNN Türk televizyonunun titiz muhabirlerinden...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta petrol var mı?
Bu soruya Güney Kıbrıs "Var" yanıtını veriyor...
Güneri CIVAOĞLU
Piyasa ve seçim
AKP, "seçim ekonomisi uygulamadığı" iddiasınd...
Can Dündar
Eski MİT şefinden Çakıcı'ya öpücük!
MİT'in eski Yurtdışı İstihbarat Başkanı Nuri...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret verileri talebin durduğuna işaret etmiyor
Bazı meslektaşlarımız geçen hafta dış ticaret...
Doğan HEPER
'Dezenformasyon'a dikkat
YAZILI ve görsel medya, yani bazı gazeteler v...
Semih İDİZ
CHP'nin yanıtı
Başkalarına ağır ithamlar yöneltmekten çekinm...
Sami KOHEN
ABD ile "sağırlar diyaloğu" mu?
TÜRKİYE ile ABD arasında, özellikle Kuzey Ira...
Hasan PULUR
Meclis'teki hırsız!
VİCDAN nedir?
Derya SAZAK
Eski MİT'çi
NTV'de Can Dündar'ın 'derin devlet'i tartıştı...
Meral TAMER
Mumcu, Peppers ve Darwin'in kaplumbağası
Önceki akşam ARI Hareketi'nin düzenlediği top...
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (1)
Son yirmi yılda Türkiye'de çok şey değişti, ç...
Güngör URAS
Petrolü bulduktan sonra kanun yapmak kolay olmaz
Bizim ilk petrol kanunumuzu 1954 yılında "Max...
Serpil YILMAZ
Ata'nın rakısı 'Dimitrokopulo' ve Fransız şişesindeki 'Mest'
CHP'nin "Atatürk'ün manevi şahsiyetini zedele...
M. Ali BİRAND
Gül, ABD'de çok güzel sözler duydu
Türkiyemiz'in gerçek gündemiyle, TV'lerimizde...

© 2006 Milliyet