|
Eski MİT'çi
NTV'de Can Dündar'ın 'derin devlet'i tartıştığı programda eski MİT'çi Nuri Gündeş'in açıklamalarını izleyenler hayret ve dehşete düştüler.
Emeklilik çağını hayli geçmiş, MİT'in 1960-70'li yıllarda İstanbul Bölge Başkanlığı'nı yapmış olan Gündeş, 1980'lerde ASALA'ya yönelik operasyonlar konusunda 'hatırlayabildiklerini' anlatırken, devletin bu işlerde uyuşturucu mafyasından, katliam sanıklarından kimleri, nasıl kullandığını masal gibi, tatlı tatlı anlattı.
Eski MİT'çi bir ara, "Televizyonda şimdi bizi seyrediyorsa, yanaklarından öperim" diye cezaevindeki ünlü babaya da muhabbetlerini sundu!
Gündeş'in itirafları karşısında, Fikri Sağlar başta, Ahmet İnsel ve Mithat Sincar'ın nutku tutuldu. Böylesi bir durumla yaşamlarında ilk kez karşılaşıyor olmalılar ki, Galatasaray Üniversitesi ve Ankara Hukuk Fakültesi'nin iki değerli profesörü, "Ama hukuk devletinde suçlularla mücadelede devlet adam öldürmez" falan demeye çalıştılarsa da Gündeş gayet babacan bir dille yurtdışı operasyonlarında böyle şeylerin doğal olduğunu anlattı.
Hocalar şaştı kaldı!
Susurluk'tan bu yana 'derin devlet'in peşinde olan Sağlar bile suskunluğa büründü.
Can Dündar da, eski MİT'çiden böyle bir performans beklemiyordu. Gündeş, Can'ın şiirsel dilini bile gölgede bırakacak yumuşaklıkta, "İçeride adam öldürmeseler iyi olur ama dış operasyonlarda epey iş yaptık" diye nostalji yaptı.
Nuri Gündeş, 1980 sonrası olayları Susurluk'u falan pek hatırlamıyor.
Tansu Çiller döneminde MİT'in başına getirilmek istenmiş.
Anlaşılan "Devlet için kurşun atan da yiyen de birdir" ekolünden.
ASALA operasyonları, 1970'li yıllarda Türk diplomatlarını katleden suikast timlerini ortadan kaldırmaya dönüktü. Devletin, kendi güvenlik birimleri yerine 12 Eylül öncesi kan döken kişilerin cezaevlerinden kaçırılmasına göz yumarak, mafya ve uyuşturucu çeteleriyle mesaiye girerek ASALA'yı bitirdiği sonucu çıkıyor, Gündeş'in sözlerinden. Çatlılar, Kırcılar böyle türediler.
'Derin devlet' kavramı bu ilişkilerin sonucu ortaya çıktı.
Belma Akçura'nın kitabının adı 'Derin Devlet Oldu Devlet'. Belma, kitap nedeniyle mahkûm edilmek isteniyor. Hep aynı hikâye, "Adalet, yapanı değil, yazanı cezalandırıyor!"
Hrant Dink'in başına gelenlere bakın. Polis ve Jandarma bilgi sahibi. Ama korunamıyor.
Susurluk'un Jandarma boyutu neden soruşturulamadı?
Hrant operasyonunun nasıl düzenlendiğini de on yıl sonra birileri anlatır.
"Biz bunları zaten biliyorduk" diye acıyla gülümser, geçeriz!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|