Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Şubat 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ata'nın rakısı 'Dimitrokopulo' ve Fransız şişesindeki 'Mest'


CHP'nin "Atatürk'ün manevi şahsiyetini zedeledikleri" gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu rakıcılar, pazarın markalaşma sürecinin hızı karşısında "burun farkıyla" öne çıkma yarışını sürdürüyorlar.
CHP'nin hedef tahtasında olan Ata Rakı markasını çıkaran Burgaz Rakı ile Sarı Zeybek rakısını üreten Elda kendilerini savunuyorlar.
Tekel markalarıyla yetinmeyen Mey İçki'nin CEO'su Galip Yorgancıoğlu ise, grafiğini beğendikleri cin şişesinin yanı sıra "Bir tek Kulüp Rakı'nın şişesini değiştirmedik" diyor.

Mastori'de Ata rakısı
Yorgancıoğlu, "Tekel 1936 yılında üretime geçti. O nedenle 'Atatürk'ün rakısı' olarak bilinen rakılar, dönemin yerel içecekleriydi" diyor.
Bunların başında da İstanbul'da üretilen Dimitrokopulo rakısının adını veriyor. Bostancı'da Hasan Gülpınar'ın siyaset, iş ve sanat dünyasını buluşturduğu Çatana Balık Lokantası'nın altında, yeni açtığı Mastori İstanbul meyhanesi gözümün önüne geliyor.
Meyhanede, Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin Şube Başkanı ve yazar Eriş Ülger'in arşivinden derlenmiş, Atatürk'ün İstanbul'da Balkan Folklor Ekibi'ni ağırladığı sırada zeybek, kasap oynarken çekilmiş fotoğrafları ve yerel rakı afişleri ilgimi çekmişti.
Mastori'nin konseptini oluşturan araştırmacı ve işletmeci Ahmet Tanrıverdi, bu resimler arasında yer alan Dimitrokopulo öyküsünü doğruluyor ve şu bilgiyi ekliyor:
"1940'dan sonra özel rakı imalathaneleri yasayla kapatıldı. Dimitrokopulo da şarap markası olarak devam etti. Atatürk'ün içtiği bir diğer rakı da Stefon Berberyan'ın Karaköy'de imal ettiği Bilecik Rakısı'dır."

2010'a kadar satılacak
2004 yılında açılan ihalede ikinci tekliften 150 milyon dolar fazla para vererek 290 milyon dolara Tekel'i satın alan Nurol-Limak- Özaltın Alkol Pazarlama Ortak Girişim Grubu hisselerinin yüzde 90'ını, geçen yıl fon şirketi Texas Pacific Group (TPG) 900 milyon dolara satın almıştı.
TPG Fonu'nun ömrü 2010 yılında doluyor. Bu süreye kadar Mey İçki'nin hisseleri yine el değiştirecek. O saate kadar şirketin "kıymetlerini" artırma maratonu da sürecek.
İki buçuk yılda şirketin değerini üç kat artıran Yorgancıoğlu, gelişmeleri şöyle aktarıyor:
"Tekel, yıllarca iki şişeyle pazarlama yaptı. Biri Altınbaş, diğeri de Yeni Rakı şişesiydi. Bu iki şişeyle votka, cin, konyak gibi ürünlerini de pazarladı. Mest'e 1 milyon dolar yatırım yaptık, şişesini Fransa'dan ithal ediyoruz. 110 çeşit ambalajda, 24 markamızı pazarlıyoruz. Yalnızca rakıda 8 markamız var. Almanya pazarında yaptığımız promosyon ve reklamlarla ihracatımız 1.750 milyon litreden 4 milyon litreye çıktı."
Halen sayıları 5 olan rakı üreticileri 22 rakı markası çıkardılar. Bunlara İzmir'den Sarper Cem ve Antalya Güç Birliği firmaları da eklenecek.

Şaraba öykünen Mest
Şaraba öykünerek tasarlanan Mest, rakı pazarından yüzde 5 pazar payı almayı hedefliyor.
Mest'in, Denizli'nin Sultaniye üzümü ile İzmir'in Misket üzümlerinden üretilen iki aynı çeşidi bulunuyor. Kapağı da mantardan şarap gibi. Sultaniye'nin baskın aroması, anasonu geri plana itiyor. O nedenle de Yorgancıoğlu, Mest'e "kadın içkisi" yakıştırması yapıyor.
Mey, Tekirdağ'da alkollü içecek sektörüne hizmet verecek ve 2 milyon dolara mal ocak bir laboratuvarı da bu yıl içinde açacak.
Son 10 yılda 73 milyon litreden 44 milyon litreye kadar gerileyen rakı tüketiminin geçen yıl 1 milyon litre arttığına da dikkat çeken Yorgancıoğlu, Türkiye'de kişi başına düşen saf alkol miktarının 1 litre olduğunu söylüyor. Avrupa ortalaması ise 8 -9 litre.
Vergilerdeki artışlar ve AKP yönetiminin içki karşıtı tutumuna karşı verilen büyük bir piyasa savaşı...

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve köken
CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" p...
Çetin ALTAN
Kadınlar albümünden üç-beş fotoğraf
Hava iyice serindi. Bir yandan da yağmur çise...
Melih AŞIK
Hıristiyan Fener!
CNN Türk televizyonunun titiz muhabirlerinden...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta petrol var mı?
Bu soruya Güney Kıbrıs "Var" yanıtını veriyor...
Güneri CIVAOĞLU
Piyasa ve seçim
AKP, "seçim ekonomisi uygulamadığı" iddiasınd...
Can Dündar
Eski MİT şefinden Çakıcı'ya öpücük!
MİT'in eski Yurtdışı İstihbarat Başkanı Nuri...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret verileri talebin durduğuna işaret etmiyor
Bazı meslektaşlarımız geçen hafta dış ticaret...
Doğan HEPER
'Dezenformasyon'a dikkat
YAZILI ve görsel medya, yani bazı gazeteler v...
Semih İDİZ
CHP'nin yanıtı
Başkalarına ağır ithamlar yöneltmekten çekinm...
Sami KOHEN
ABD ile "sağırlar diyaloğu" mu?
TÜRKİYE ile ABD arasında, özellikle Kuzey Ira...
Hasan PULUR
Meclis'teki hırsız!
VİCDAN nedir?
Derya SAZAK
Eski MİT'çi
NTV'de Can Dündar'ın 'derin devlet'i tartıştı...
Meral TAMER
Mumcu, Peppers ve Darwin'in kaplumbağası
Önceki akşam ARI Hareketi'nin düzenlediği top...
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (1)
Son yirmi yılda Türkiye'de çok şey değişti, ç...
Güngör URAS
Petrolü bulduktan sonra kanun yapmak kolay olmaz
Bizim ilk petrol kanunumuzu 1954 yılında "Max...
Serpil YILMAZ
Ata'nın rakısı 'Dimitrokopulo' ve Fransız şişesindeki 'Mest'
CHP'nin "Atatürk'ün manevi şahsiyetini zedele...
M. Ali BİRAND
Gül, ABD'de çok güzel sözler duydu
Türkiyemiz'in gerçek gündemiyle, TV'lerimizde...

© 2006 Milliyet