Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasilerden ne bekleniyor?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Birkaç gündür AKP için yazdıklarım aslında diğer partiler için de geçerli.
Bu seçim listeler ve programlar savaşının olacağı bir seçim olacak.
Kimse seçimi garanti görmesin.
Geçen haftalarda Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği ESİAD’ın konuğu olarak gelen Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın konuşmasıyla ilgili düşüncelerimi daha önce yazmıştım.
Bence Ağar, İzmir iş dünyasının önde gelen isimlerinin önünde daha ekonomik içerikli bir konuşma yapmalıydı, ancak tercihi siyasi ağırlıklı bir konuşma oldu.
Oysa ESİAD Başkanı Mehmet Ali Kasalı, iş dünyasının bugünkü ruh halini anlatan çok güzel bir konuşma yapmıştı. Size o konuşmadan bazı özetler sunuyorum.
Çünkü sivil toplum kuruluşları geleceğe dönük mesajlar almak istiyor; Kasalı’nın kullandığı bazı cümleler bence ders niteliği taşıyor.
* Geçmiş, mutlaka önemlidir ve bugünü anlama ve geleceği aydınlatmada deneyimlerin ışığına ihtiyacımız büyüktür. Ancak, Türk siyasi yaşamında alternatif politikalar üretme, ufuk açma, küresel ölçülerde kıyaslamalı olarak analizler yapıp strateji belirleme çabalarının maalesef çok da geçerli bir yöntem olmaması, geleceği konuşma ihtiyacımızı büyütüyor.
* Bu tür toplantılarda siyaset ya da hükümetin üst düzey temsilcilerinin karşısında düşüncelerimizi açıkça dile getirdiğimizde, bazen hep eleştiri yaptığımız, yapılan iyi şeyleri yeterince takdir etmediğimiz şeklinde serzenişlere muhatap oluyoruz. Aslında bizim veya bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının ''hep eleştiriyor'' izlenimi vermelerinin nedeni çok açık: Bir defa bu tür kuruluşların amacı övgüler yağdırmak değil, ülkenin gidişatını izleyip gereken uyarıları zamanında yapmak, bunları kamuoyu ile paylaşmak, baskı grubu olmaktır.
* DYP, Türk siyasetinde çok önemli yeri olan bir çizgiyi temsil etmektedir. Bu çizgi, hep sivilleşmeyi ve seçim sandığından çıkan demokratik gücü savunmuş, Türkiye’nin sosyal politikalarında da bir merkez sa€ partiden beklenmeyecek ölçüde performans göstermiştir. Bununla beraber, olumsuz etkileri sonradan görülen birçok popülist uygulama ve politikaların da aynı çizgide oluştuğunu görmezlikten gelemeyiz. Ayrıca, 90’lı yılları bugün ülkemizin kayıp yılları olarak değerlendiriyor isek, bunda o zamanki DYP’nin de payı olduğunu da belirtmek gerekiyor.
* Açıkça söylemek gerekir ki, geçmişin siyaset anlayışıyla beslenen yönetimlerle, Türkiye bugün ekonomik ve sosyal gelişmişlikte olması gereken düzeyin çok altındadır. Son zamanlarda yaşadığımız acı olayların, işsizliğin, ahlaki çöküntünün çizdiği Türkiye resmi, uluslararası karşılaştırmalı istatistiklerinde ortaya çıkan manzara ve uluslar arası ilişkilerde yaşadığımız sorunlar, bize göre öncelikle geçmişten bu yana siyaset yapma ve ülke yönetme alışkanlıklarımızın gözden geçirilmesini, sorgulanmasını gerektirmektedir.
* Bunu daha iyi görebilmek için günlük kaygı ve telaşlardan sıyrılıp ekonomik ve sosyal gelişmemizi uzun vadeli bir bakış açısıyla değerlendirmeliyiz. Güncel bazı sorunlarımızın yapısal nedenlerini kavrama, gelecek hayallerimizin rotasını belirleme, topluma heyecan verecek yeni hedefler ortaya koyma şansını ancak bu yolla yakalayabiliriz. Sorunlarımıza göstermelik günlük çözümler yerine, uzun vadeli köklü önlemler geliştirme perspektifine ancak bu zemin üzerinde ulaşabiliriz.
* Geçmişten beri süregelen sorunlar, o günlerden bugüne ya daha da karmaşıklaşmış, ya da birçok yeni konunun eklenmesiyle ''sorunlar demeti'' haline gelmiştir. Bu nedenle, yaklaşan genel seçimde bütün partilerden geçmişte başarısız olmuş söylemlerin ve politikaların yerine, etrafında kenetlenebileceğimiz, umut ve heyecan veren programlar üretip gündeme sürmelerini bekliyoruz.
Evet...
Bu sözler aslında toplumun geniş kitlelerinin beklentilerini yansıtıyor.
Örneğin ESİAD’ın konuğu bir önceki ay CHP lideri Deniz Baykal’dı. Benzer yorumlar Baykal’dan da istendi. Belki bir sonrası ay Başbakan Erdoğan... Genel Başkanlar, gittikleri her sivil toplum örgütünden benzer yorumlar dinleyecekler. O yüzden onların da yapacakları konuşmaların içeriği geçmişin hesaplaşması değil, geleceğe dönük projeler olmalı.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Her ay aynı sıkıntıyla karşı karşıyayız
Onlar da çocuktular
Siyasilerden ne bekleniyor?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet