Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yargıda çok önemli bir karar


ANAYASA Mahkemesi çok önemli bir karar verdi. Ama önce bir giriş yapmalıyım.
Bizim yargı kültürümüzde "yargının bağımsızlığı" kavramını adeta bir ideoloji gibi benimsenmiştir. Buna karşılık, "yargının tarafsızlığı" kavramı o kadar vurgulanmıyor. Çünkü hukuk kültürümüzde yargının da kendi alanında 'koruma kollama' görevi olduğu inancı yaygındır, bu inançla verilmiş birçok yargı kararı vardır. Yargıtay onursal başkanı Prof. Sami Selçuk'un kitaplarında bunun çarpıcı önekleri anlatılır.
Bu şekildeki bir yargı bağımsızlığı anlayışını savunanlar, iki temel görüşü ileri sürüyorlar:
  • Adalet Bakanlığı adli sistemden tamamen dışlanmalı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan çekilmeli, aday sınavlarını da yapmamalıdır...
  • TBMM, Anayasa Mahkemesi'ne üye seçmemelidir...

  • Başta Cumhurbaşkanı Sayın Sezer olmak üzere, Yargıtay başşavcıları Vural Savaş, Sabih Kanadoğlu ve Nuri Ok gibi birçok üst düzey hukukçularımız bu görüştedir.
    Anayasa Mahkemesi ise, muhtemelen kamu hukukuna daha aşina olduğu için, bu iki konuda nispeten farklı görüşlere sahip.

    Danıştay'ın kararı
    "Yargıçlar ve Savcılar Birliği" (Yar-Sav) adlı bir dernek Danıştay'a bir dava açıyor. Derneğe göre, gerçi hâkim ve savcıların mesleğe kabulüne Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar veriyor ama "aday sınavları"nı Adalet Bakanlığı yapıyor... Bu, Anayasa'nın yargı bağımsızlığına ilişkin hükümlerine aykırıdır...
    Danıştay derneğin davasını kabul ediyor. İdari Dava Daireleri Kurulu, Adalet Bakanlığı'na sınav yetkisi veren kanunu "yargı bağımsızlığı"na aykırı buluyor, iptal etmesi için "itiraz yoluyla" Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyor.
    Dikkat: Bu kararı veren kurulda davacı derneğin üyeleri de var! Hem davacı, hem hâkim tablosu! "Tarafsızlık" ilkesine özen göstererek dernek üyelerinin kuruldan çekilmeleri gerekirdi; burada "tarafsızlık" konusunda açık bir özensizlik vardır!
    Ve Anayasa Mahkemesi iki gün önce bu başvuruyu reddetti! Hâkimlik ve savcılık için "aday" sınavlarını Adalet Bakanlığı'nın yapmasını Anayasa'ya uygun buldu! Gerekçeli karar yayımlandığında ayrıntılarını öğreneceğiz.

    Anayasa Mahkemesi
    "Yargı bağımsızlığı" adına, adli yargı sisteminden Adalat Bakanlığı'nın, anayasal yargı sisteminden parlamentonun tamamen dışlanmasının doğuracağı sakıncaları bilim adamları belirtiyor.
    Prof. Ergun Özbudun bunun "bir çeşit kast zihniyetine sahip bir 'yargı teknokrasisi'nin oluşmasına ve yargının toplumdaki değişimlere duyarsız kalmasına yol açabileceğine" dikkat çekiyor! (E. Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, s. 335)
    Ülkede adalet politikasından ve adli hizmetlerin iyi işlemesinden hâkimlerin değil Adalet Bakanı'nın sorumlu olduğunu vurgulayan Prof. Kemal Gözler'e göre, "Böylesine sorumluluk altına giren bir bakanın hâkimlerin atanmasıyla yetkili olan bir kurulda bulunmasında yadırganacak bir yan yoktur." (K. Gözler, Türk Anayasa Hukuku, s. 855)
    Görülüyor ki, Anayasa Mahkeme'miz, Danıştay'ın başvurusunu reddetmekle hem Anayasa'nın lafzına, hem kuvvetler ayrılığı ve milli irade teorilerinin çağdaş anlamlarına uygun davranmıştır. Anayasa Mahkeme'miz, üyelerinin bir bölümünü parlamentonun seçmesini de istiyor zaten; bütün demokrasilerde olduğu gibi.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Yargıda çok önemli bir karar
    ANAYASA Mahkemesi çok önemli bir karar verdi....
    Çetin ALTAN
    Bohçanın dört ucu...
    İnsan hayatı için derler ki, ne kadar derleyi...
    Melih AŞIK
    Almanya otobüsü
    Almanya deyince aklımıza hâlâ kaçak gurbetçil...
    Fikret BİLA
    Suikastta resmi bağlantı işareti
    CHP lideri Deniz Baykal, Hrant Dink suikastı ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Neden Musevi lobisi?
    Ermeni tasarısının ABD kongresinden geçmesini...
    Sedat ERGİN
    Basında bilgi kirliliğine hayır
    Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
    Abbas GÜÇLÜ
    Dünya Mevlana Yılı
    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür T...
    Hurşit GÜNEŞ
    Aralık ayında sanayi üretimi yavaşladı
    Dün aralık ayı sanayi üretim verisi yayımland...
    Sami KOHEN
    Yeni Ortadoğu girişimleri
    IRAK'taki kanlı olaylar ve derinleşen istikra...
    Metin MÜNİR
    Kâğıt uçaktan ucuzdur
    Geçen aralıkta İngiliz hükümeti parlamentoya,...
    Faik ÖZTRAK
    2006 kamu dengeleri göründüğü kadar parlak mı?
    Siz bu satırları okurken 2006 bütçe rakamları...
    Hasan PULUR
    28 yıl önce Abdi İpekçi...
    O günleri bir daha yaşadık; Tufan Türenç ile ...
    Derya SAZAK
    Empatinin yitimi
    Auschwitz, başkasının duygularını anlamaktan ...
    Meral TAMER
    6 pilot ilde kamu harcamasının röntgeni çekildi
    Yalova, asayiş sorunu olmayan bir kent. Ama g...
    Ece TEMELKURAN
    İstinat duvarı: Antifaşist mutabakat
    Zemin kayıyor. Türkiye'de siyasi ve toplumsal...
    Güngör URAS
    Halkbank blok olarak daha iyi fiyat ederdi
    Halk Bankası özelleştirilmeli miydi, özelleşt...
    M. Ali BİRAND
    Ermeni tasarısını Büyükanıt etkileyebilir
    Gül, Washington'da, Bush yönetiminden istediğ...

    © 2006 Milliyet