|
 |
|
|
Stil avcısı İstanbul'da
"Istanbul Street Style" adlı bir internet sitesi kuran sokak modası fotoğrafçısı Dano Alexander, ekibiyle birlikte İstanbulluların kendine has stillerini belgeliyor
DENİZ GÖZLER
Belki elinde kamerasıyla İstanbul'un sokaklarını arşınlarken gördünüz onu, belki yolun ortasında sizi durdurdu ve stilinize iltifat ederek resminizi çekmek istedi. Hayır, sapık değil, Dano Alexander bir sokak modası fotoğrafçısı.
Onun sayesinde New York, Paris ve Tokyo gibi büyük moda merkezlerinden sonra İstanbul'daki sokak modası da varlığını ortaya koyuyor. Üstelik Alexander'ın yaptığı iş, çektiği fotoğrafları internet sitesinde yayımlamaktan ibaret değil, o İstanbul'un sanatsal çehresini değiştirecek projeler peşinde.
Dano Alexander 40 yıl önce Kaliforniya'da doğdu. Babası Amerikan donanmasında görev yaptığı için büyürken pek çok ülkeyi gezdi. Sanat üzerine eğitim gördükten ve uzunca bir süre moda sektöründe çalıştıktan sonra bir arkadaşı aracılığıyla yolu İstanbul'a düştü.
Üç ayda 150 kişiyi fotoğrafladı
O günden beri yılın farklı zamanlarında defalarca İstanbul'a geldi ve her geldiğinde tekrar tekrar hayran kaldı. 1,5 yıldır da burada yaşıyor. Üç ay önce kurduğu "Istanbul Street Style" (İstanbul Sokak Stili, www.istanbulstreetstyle.com) isimli internet sitesi için ekibiyle beraber, İstanbulluların kendine has stillerini fotoğraflarıyla belgeliyor, kendi deyimiyle "bireyselliklerini ve yaratıcılıklarını kutluyor".
Geleneksel sokak modası sitelerinden farklı bir çizgi çiziyor Alexander çünkü ne belli bir yaş grubuna odaklanıyor çektiği fotoğraflarda ne tek bir sosyal kesime ne de belli bir stile. Onun istediği hem sofistike şehirlileri hem de altkültürleri temsil edenleri; hem İstanbul'un yaşayan imgelerini hem de avangard ve eksantrikleri bir araya getirmek. Böylece, İstanbul gibi kozmopolit ve zengin bir şehrin sokak modasını en doğru biçimde ifade edebilmeyi amaçlıyor.
Sokakta yürürken stili ilgisini çeken birine rastladığında gülümseyerek yaklaşıyor. Kırık Türkçesiyle kibarca internet sitesinden bahsediyor, karşısındakinin fotoğrafını çekmek için izin isterken bir yandan da kartını uzatıyor ve çektiği fotoğrafa birkaç gün içinde internetten ulaşabileceklerini ekliyor.
Sokakta durdurulan kişi biraz şaşkın, kıkırdayarak başını sallayıp kendisine uzatılan kartı alıyor ve poz veriyor. Üç ayda yaklaşık 150 kişinin fotoğrafını çektiğini söylüyor Alexander. Ancak çektiklerinin sadece yarısını internete koyabilmiş. Şimdilerdeyse çektiği fotoğraflarda çok daha seçici davranıyor çünkü yayımlamayacağı fotoğrafları çekmenin yanlış olduğuna inanıyor.
Kültürel zenginliği vurguluyor
Haftanın dört gününü bu işe ayırmaktan çok büyük zevk aldığını belirten Alexander, yaptığı işin hem yeni insanlarla tanışmasına fırsat verdiğini hem de Türkçesini geliştirmesine katkıda bulunduğunu eklemeden edemiyor.
Hem İngilizce hem de Türkçe yayımlanan internet sitesinin söyleşiler ve son trendlerle bezeli olmasında ise ekibinin parmağı var. Çevirilerin yapılmasından röportajlara, trend haberlerinden sitenin teknik işleyişine kadar her şeyle ilgilenen bu dört kişilik ekip, yakın zamanda sitenin aylık olarak düzenlemeye başlayacağı etkinliklerin organizasyonuyla da sorumlu.
Türklerin giyim tarzını belli kalıplara sokmak istemiyor Alexander. İstanbul gibi dinamik bir şehirde çeşit çeşit insan olduğunu, haliyle hepsinin birbirinden farklı giyindiğini söylüyor ve bu kültürel zenginliliğin ne kadar değerli olduğunu da her fırsatta vurguluyor.
Ona göre İstanbul'u diğer şehirlerden farklı kılan en önemli unsur, herkesin bir hikayesinin olması. Özellikle İstanbul'a nasıl ve neden geldiklerine dair hikayelerini dinlemekten büyük keyif alıyor. Bütün bu sebeplerden ötürü Beyoğlu, Nişantaşı, Teşvikiye, Eyüp, Samatya veya Kadıköy'de fotoğrafını çektiği kişilerin her biri onun gözünde özel ve ona göre İstanbul'un her köşesi, yaratıcılık kaynıyor.
"İstanbullular inanılmaz derecede yaratıcı ama belli bir kitleyi dışarıda tutarsak, birçok kişinin kendini gösterebileceği bir platform yok" diyor Alexander. Tam bu noktada, yarattığı internet sitesi aracılığıyla yapmak istediği projelerden bahsetmeye başlıyor.
Yeni projelerin peşinde
Alexander ve ekibinin aylık olarak düzenleyeceği moda ve sanat etkinliklerinin ilki 16 Şubat'ta, 360Istanbul'un alt katında açılmak üzere olan "özel parti" mekanı Wonderland'de gerçekleşecek. Sürpriz tasarımcıların katılımıyla düzenlenecek gecede, moda şovlarından performans gösterilerine, enstalasyon çalışmalarından şeflerin hazırladığı özel yemeklere kadar her köşeden sanat fışkıracak.
Yaratmaya çalıştığı platformun ilk aşaması olarak gördüğü bu aylık organizasyonlar dışında Alexander, San Francisco'da başlattığı "Altruity" isimli projesini İstanbul'da da hayata geçirmek istiyor. Istanbul Street Style'dan farklı olarak daha çok plastik sanatlara yönelik olması dışında bu ikinci oluşumun en önemli özelliği kâr amacı gütmeyecek olması, yani toplanan gelir çeşitli hayır kurumlarına kaynak yaratmak için kullanılacak.
Bir gün Alexander'ın veya ekibinden birinin kamerasına yakalanırsanız, bilin ki sizde bir ışık var. İster yalnızca stilinizin takdir edilmesiyle gurur duyun ve onun yaptıklarını uzaktan takip edin, ister fırsatını bulmuşken onun projelerine bire bir katkıda bulunun. Bu gidişle İstanbul hem bir "sokak modası" merkezi olarak ünlenecek hem de birçok yeni proje, katılımcı ve yenilikçi bir ortamda can bulacak.
|
|
|

|