Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Şubat 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nasıl bir Türkiye?

Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular

Sancılı başladı, sancılı devam edecek gibi görünüyor bu yıl. Gerçi böyle olacağı da belliydi.
İçeride de dışarıda da zor sınavlardan geçeceğiz. Bu yıl ''Nasıl bir Türkiye istiyoruz?'' sorusu hemen her gün karşımıza çıkacak. İzmir’den çok ülkeyi ve dünyayı konuşacağız. Bu ülkeyle ilgili hayallerimizi günlük konulardan daha makro düzeydeki dengelere kadar her boyutta yeniden tartmak, tazelemek durumunda kalacağız. Hayallerimiz toplanıp sonunda yolumuz olacak.
Lay lay lom lüksümüz pek yok bu yıl. Televoleciler bir yıl kafa izni alabilirler mesela isterlerse. Sabah programları bile ciddileşmek durumunda kalacak hatta. Açık oturumların reytingleri yükselecek. ''Nasıl bir Türkiye?'' sorusuna vereceğimiz cevaplarla gelecek beş on yılımızı şekillendireceğiz. Belki daha yaşanır bir Türkiyeye doğru yelken açacağız. Belki yapılacak yanlışlar nedeniyle yalpalayıp patinaj atacağız.
* * *
Yıla Dink cinayetiyle başladık. Ülkenin röntgeni çekilmiş gibi oldu bir kez daha. Kim ne düşünüyor, dünyaya nasıl bakıyor, Türkiye’yi dünyayla nasıl bağdaştırıyor epeyce fikir edindik. Bu cinayetin bir artısı olduysa eğer o da ötekine tahammül meselesinden, bu memleket üzerine oynanan oyunlara kadar pek çok kritik konunun yeniden tartışılmaya başlamasıydı.
Bütün bu tartışmaların ortasında meslek odalarının ve STK’ların geçen günkü 301’inci madde değişiklik önerisini dinledik. Daha gidilecek ne kadar çok yolumuz olduğunu görmüş olduk. STK’laşmanın yalnızca dernekleşme olmadığını, daha ötede bir anlayış gerektirdiğini hatırladık. Maddede bir iyileştirme önerilmiş olsa da STK’ların daha atılımcı, daha korkusuz, daha özgürlükçü olacağını umanlar biraz hayal kırıklığına uğradı herhalde. STK’ların heyecanından rahatsız olan hükümetlerin STKları frenlemeye çalışması beklenirken bizimkiler gayet munis maşallah.
* * *
75 milyon nüfuslu 400 milyar dolar yıllık üretime, 100 milyar dolarlık ihracata doğru giden AB ile müzakere masasına oturmuş olan seksen dört yıllık bir Cumhuriyetin milli kimliği aşağılamakla ilgili bir maddeye bu kadar takılıp kalması doğal mı? Tabii ki milli kurumsal saygınlık korunmalı. Hakaret, küfür her yerde her zaman cezalanmalı. Ama bu sansürcü, yasaklayıcı bir anlayışla yapılmamalı.
İfade özgürlüğünden çekinmediğim, ifade özgürlüğünün bütünleştirici, farklılıkları azatıcı olduğunu düşündüğüm için ben mi gaflet içindeyim yoksa? 301 gevşerse ne olacakları kestiremiyor muyum? Bu kadar mı körüm? Yoksa özgürlüklerden rahatsız olanlar mı var? En küçük bir eleştiriye tahammülü olmayanların da işine geliyor bu tür kısıtlayıcı maddeler.
* * *
Bu yıl belli ki ABD’yle ilişkilerde zorluklar yaşayacağız. Bunun pek çok belirtisi görülüyor şimdiden. Kuzey Irak ve Ermeni lobisi kara kediler olarak aramızda kalmaya devam edecek sabık stratejik müttefikimizle. Bu arada AB ile müzakereler ağır aksak devam edecek gibi duruyor. Bir kesintinin her iki tarafa da pahalıya patlayabilir.
İki önemli seçim var önümüzde. TBMM yedi yıllığına Cumhurbaşkanımız seçilecek, ardından genel seçimler gelecek. Geçen yıl Merkez Bankası başkanı atamasında ''belirsizliği giderme'' iradesi göstermeyen siyasi irade şimdi de Cumhurbaşkanlığı konusunu muğlak tutuyor. Aklımızın ermediği siyasi mülahazalar nedeniyle. Bunun da bir bedeli oluyor tabii ekonomik olarak. Bunu hep birlikte ödüyoruz.
''Nasıl bir Türkiye?'' sorusuna ilk cevaplarım böyle işte. Gerektiğinde ABD’ye rest çekmekten, yeri geldiğinde AB ile kıran kırana pazarlık etmekten, Cumhurbaşkanı adayını altı ay önceden belirlemekten ve 301’in değişmesinden korkmayan sivil insiyatifi güçlü, aklını kullanan, hayatı ciddiye alan bir Türkiye.
Önümüzdeki hafta geleceğin Türkiyesi ile ilgili hayallerimi açmaya devam edeceğim.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Bostanlı’da dilenci sayısı yine arttı
Nasıl bir Türkiye?
Pembe kart uygulaması mağdurları





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet