|
 |
|
|
Pembe kart uygulaması mağdurları
Satır Arası / Deniz Sipahi
İstanbul’un o yoğun, insanı geren temposundan kaçıp İzmir’e yerleşen çok insan tanıyorum.
Bazıları da yurtdışından kalkıp İzmir’e geliyorlar.
Son yıllarda aslında iyi profesyoneller de böyle bir tercih kullanmaya başladılar.
Bu sürecin önümüzdeki günlerde artacağını, tersine göçün başlayacağını düşünüyorum.
Birçok yönden baktığımızda bu kent ve hinterlandı büyük avantajlar sunuyor.
Bazı okurlarım, özellikle de yurtdışından gelenler ve çifte vatandaşlık hakkı kazanmış olanlar; bir uygulamadan şikayetlerini dile getiriyorlar.
Pembe kart uygulaması...
Size bu uygulamayı kısaca anlatayım.
Biliyorsunuz, Almanya’da üç milyonun üzerinde vatandaşımız yaşıyor. Üçüncü, dördüncü kuşağın Almanya’nın sosyal hayatında artık çok daha etkili olduğunu görüyoruz. İş hayatının her alanında başarılardan başarılara koşan bu vatandaşlarımız için Türkiye 2000 yılının başında bir düzenlemeye gitti.
Almanya’nın konumunu da dikkate alan bu uygulama, bir yandan vatandaşlarımızın Alman hukuk sistemine uyumunu kolaylaştırmak, diğer yandan Türk vatandaşlığının yitirmelerinin yaratabileceği sakınca ve endişeleri giderebilmek için özel imkanlar yarattı. 5203 sayılı kanunla verilen pembe kart Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanma imkanı sağladı.
Özetle...
Siz bir bankaya gittiğinizde yapacağınız her türlü işlemi pembe kartla gerçekleştiriyorsunuz. Türkiye’de; ikamet, seyahat, çalışma, yatırım, ticari faaliyet, miras, taşınır-taşınmaz mal satın alma, kiralama yapabiliyorsunuz.
Türk hukuk sistemi, çifte vatandaşlığa olanak sağlıyor. Vatandaşlarımızın, vatandaşlıklarını muhafaza ederek, aynı zamanda bir başka ülkenin vatandaşı olabilmesi Türkiye’nin lobi yaratma şansını da artırıyor. Pembe karta sahip olan vatandaşlarımızın sayısı İzmir’de hiç de az değil.
Başbakanlık bu konuda genelgeler yayınlamasına rağmen okuyuculardan gelen mesajlardan anlıyorum ki, bazı işletmeler sorunlar çıkarıyor, pembe kartı tanımıyorlar.
Özellikle de bankalar...
Hem de Türkiye’nin en büyükleri arasında olanlar...
Bilmeliler ki; pembe karta sahip vatandaşlarımızın gösterebilecekleri bir başka belge ellerinde yok.
Kaldı ki, ihtiyaç da yok.
5203 sayılı kanun bunu söylüyor.
Laf üretmek yerine hizmet üretebilmek
Anavatan Partisi Konak İlçe Başkanı Hikmet Tekcan Tayland gezisi öncesi yaptığı çıkıştan dolayı özür diledi. Bu özrü Tayland’a gidenler kabul ederler mi, etmezler mi bilemem.
Ama bildiğim tek şey var ki; ne iş yaparsanız yapın, öngörü sahibi olmalı, empati yapabilmelisiniz.
Yani bir hafta sonra özür dileyeceğiniz sözleri söylememeli, eğer siyaset yapıyorsanız hedefiniz hizmet üretmekten başka bir şey olmamalıdır.
Hizmet üretmeyi bırakır laf üretme çabası içinde olursanız, bunun faturasını da ödemek zorunda kalırsınız.
Türkiye değişirken, bu ülkenin vatandaşlarına yakışır bir siyaset anlayışını da artık getirmek zorundayız.
Zaten başka çıkış yolumuz da bulunmuyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|