Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Şubat 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Amerika'da Ermeni tasarısı


SİYASİ şartlar Ermeni diasporasının lehine! Eskiden Amerikan yönetimleri ağırlıklarını koyuyorlar, tasarıyı kabul etmenin Amerikan çıkarlarına zarar vereceğine senatörleri ve temsilcileri inandırıyorlardı.
O zamanki Amerikan yönetimlerinin güçlü olması ve Türkiye'yi de "sadık müttefik" görmeleri bunda önemli rol oynuyordu. Şimdi ise...
  • Bush yönetimi hem Temsilciler Meclisi'nde hem Senato'da azınlığa düştüğü gibi, Irak'taki vahim hataları yüzünden itibarını, etkileme gücünü kaybetmiş bir yönetimdir. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Gül'e randevu vermemekle sergilediği kabalık, yönetimin etki gücünü kaybettiğinin de bir göstergesidir.
  • 1 Mart tezkeresinin geçmemiş olmasının bıraktığı izler de Ermeni lobileri tarafından iyi kullanılmıştır.

  • İşin siyasi yönü böyle. Entellektüel yönü daha zor.
    Öteden beri Ermeni lobilerine angaje olduğu için veya insani bir görev sanısıyla tasarıya destek veren Amerikalıları, "Hayır, öyle değil, şöyleydi" diye ikna edebilir miyiz? Bunun için yıllardan beri çok geciktiğimiz ortada.
    Temsilciler Meclisi'ne sunulan tasarıda, olayların "soykırım" olduğunu kanıtladığı ileri sürülen hususlar 30 paragraf halinde kaleme alınmış: Savaştan sonra Osmanlı hükümetinin de soykırımı kabul edip bazı sanıkları yargılayarak mahkûm ettiği... Amerikan arşivlerinin falanca numaralarında kayıtlı belgelerin soykırımı doğruladığı... 1919'da Türkiye gelen Amerikan askeri heyetinin başkanı General Harbord'un raporunda soykırımı doğrulayıcı tespitler bulunduğu falan gibi otuz paragraf.

    General Harbord
    Bu General Harbord Sivas'ta Mustafa Kemal'le, Erzurum'da Kazım Karabekir'le de görüşmüştü. Prof. Nurşen Mazıcı Amerikan arşivlerinde Harbord'un raporunu buldu ve "ABD'nin Güney Kafkasya Politikası Olarak Ermenistan Sorunu" adlı kitabında yayımladı. (Pozitif Yayınları, 2005)
    Raporda Ermenilerin çektiği acılardan bahseder ama anlatılanların "mübalağalı olduğunu", üstelik "Türklerin de çok acı çektiğini" anlatır. Harbord, Türkleri destekleyen makaleler de yazmıştır. Amerikan Kongresi'nin Ermeni mandasını reddetmesinde rolü olmuştur üstelik.
    Tasarıdaki 30 maddeyi okuyan 'ortalama' bir kişi "Soykırım olmuş" diye düşünür! Bunun tanıklarından birinin General Harbord olduğunu zanneder üstelik!

    En büyük zarar
    Şu an yapılabilen tek şey, ABD'ye baskı uygulamaktır. Asıl mücadele entelektüel plandadır. Türkiye yıllar öncesinden başlayarak 'soykırım vardır' diyenlerle ortak akademik ve entelektüel toplantılarda tartışmalıydı.
    Harbord raporu gibi tek yanlı sunuşları ortaya koymalı, üniversiteler, tarihçiler, aydınlar uluslararası toplantılar düzenleyerek soykırım iddialarını tartışmalıydı, soykırım iddiasını "tartışmalı" hale getirmeliydi.
    Aksine tartışmayı yasakladık! Propagandayı kendimize yaptık! Dışarıdan bakanlarda "Türk hükümeti tabii reddediyor" izlenimi kökleşti. Şimdi bunu sarsmak için uzun, sıkıntılı bir yolculuğa çıkmalıyız.
    Şunu da belirteyim: Türkiye'yi soykırım diye sıkıştıranlar en büyük kötülüğü Ermenistan'a yapıyor! Bu kadar rencide ettikleri Türkiye'de hiçbir demokratik hükümet Ermenistan kapısını açamaz!
    Petrol, doğalgaz, demiryolu, ticaret, yatırım... Sadece Azerbaycan ve Gürcistan'la elbette!

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Amerika'da Ermeni tasarısı
    SİYASİ şartlar Ermeni diasporasının lehine! E...
    Çetin ALTAN
    Rüya gibi bir kış gecesi, Ankara'da...
    1964'te, yani 42 yıl önce yazdığım "7. Köpek"...
    Melih AŞIK
    Karışık konular
    Bugüne dek hiçbir cinayet ve sonrasında olup ...
    Fikret BİLA
    Harakiri yapılmalı
    CHP lideri Deniz Baykal, önceki akşam gazetec...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sinema ve Çankaya
    Başbakan R. T. Erdoğan, Antalya Film Festival...
    Can Dündar
    2 liralık hayatlar
    Günlerdir 2 demir lirayı elimde çevirip duru...
    Sedat ERGİN
    Basında bilgi kirliliğine hayır
    Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
    Abbas GÜÇLÜ
    Çankaya toplantıları
    Çankaya Sanat ve Kültür Vakfı, Türkiye Sorunl...
    Semih İDİZ
    Abdullah Gül'ün yerinde olsaydım ne derdim?
    Önceki gün kendimi Dışişleri Bakanı Abdullah ...
    Metin MÜNİR
    Gıbrız elden giddi be gardaş!
    Kıbrıs elden gidiyor diyenler haklıdır. Kıbrı...
    Hasan PULUR
    Sucuklu, pastırmalı, yumurtalı devlet!
    BİR "derin devlet" lafıdır gidiyor.
    Derya SAZAK
    Empatinin yitimi (2)
    Freud'un bir sözünü hatırlatarak "Empatinin Y...
    Meral TAMER
    Türkiye'nin önüne konan ABD havuçları!
    Önceki gün Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi DEİ...
    Yaman TÖRÜNER
    Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (2)
    Son yirmi yılda, Türkiye'de çok şey değişti. ...
    Güngör URAS
    Önemli olan paranın nereye gittiği
    Bütçe bir yıl içinde hükümetin nerelerden ve ...
    M. Ali BİRAND
    Nuri Gündeş'e teşekkür ederiz
    MİT'in eski İstanbul Bölge Müdürü Nuri Gündeş...

    © 2006 Milliyet