|
 |
|
|
Türkiye'nin önüne konan ABD havuçları!
Türk-ABD Ekonomik Ortaklık Komisyonu'nun İstanbul'daki toplantısı, bakın nerelere kadar uzandı...
Önceki gün Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi DEİK'in düzenlediği öğle yemeğine giderken, konumuzun Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri olduğunu ve enerji sektörüyle ilgili fikir jimnastiği yapacağımızı düşünmüştüm.
Zira yemek, Türkiye-ABD Ekonomik Ortaklık Komisyonu'nun 3. dönem İstanbul toplantısı çerçevesinde düzenlenmişti ve davet mektubunda ABD'nin ekonomiden sorumlu Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Dan Sullivan'ın "Bölgesel işbirliğiyle enerji pazarlarını genişletmek ve ekonomik büyümeye katkıda bulunmak", Dışişleri Bakanlığı Enerji Koordinatörü Büyükelçi Mithat Balkan'ın ise "Enerji güvenliği ve Türkiye" üzerine konuşacakları yazılıydı. Nitekim aynı çerçevede konuştular da...
Sadece 10 milyar dolar
DEİK İcra Kurulu Başkanı Rona Yırcalı da toplantıyı açış konuşmasında 2 ülke pek çok alanda işbirliği yaparken, koskoca ABD ile gelişen Türk ekonomisi arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolarla sınırlı olmasına dikkat çekti. Yemeğe katılan ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ayaküstü sohbetimizde "Türkiye ile gıda, tekstil ve kuyumculuk sektöründe önemli olanaklar olduğunu gördük; iyi bir başlangıç yaptığımızı düşünüyorum" dedi.
Buraya kadar herşey rutin ve normal diyebilirsiniz. Ama aynı Wilson, bir gece önce bir grup deneyimli köşe yazarını davet edip de "Avrupa'nın PKK'yı, El Kaide'den sonra en tehlikeli terör örgütü olarak kabul etmesini sağladık," demişse ve Büyükelçi'nin bu sözleri, aynı günün sabahı gazetelerde çarşaf-çarşaf yer almışsa, katılımcılar da ister istemez kendi aralarındaki sohbetlerde toplantıya başka anlamlar yükleyecek, "ABD son günlerde bizim önümüze neden peşpeşe havuçlar koyuyor" diye imalı sorular soracaklardır.
Hayrola Avrupa, ABD?
Paris'te, Brüksel'de PKK'ya karşı çok ciddi operasyonlar yapılıyor. PKK'nın Avrupa sorumluları tutuklanıyor. Avrupa PKK ile yıllardır yapmadığı mücadeleyi neden bugün yapıyor?
ABD neden bugüne kadar bekledi de bugün Fransa ve Belçika'ya telkinde bulunuyor?
DEİK'in yemeğinde ve katılımcılarla yemekten sonra yaptığım telefon görüşmelerinde edindiğim izlenim şu: Hrant Dink'in öldürülmesinin, Batı için de bir dönüm noktası olduğu kanısındalar. Türkiye'de ırkçılığa varan radikal milliyetçiliğin tabana yayılmasının, Avrupa'yı da Amerika'yı da ürkütmeye başladığını ve harekete geçirdiğini düşünüyorlar.
Kimine göre "Batı Türkiye'yi sahiplenmeye çalışıyor", kimine göre ise amaç "Türkiye'yi yatıştırmak."
Fransa'nın Ortadoğu'daki petrol şirketlerinde hatırı sayılır payı ve çıkarı bulunduğunu hatırlatan ve "Bölgedeki türbülansa Türkiye de kurban gitmesin diye, elbirliğiyle müdahale ediyorlar" diyenler de var; "Bölgedeki istikrarsızlığın daha da artmaması için PKK'yı kontrol etmemiz lazım noktasına geldiler," diyenler de...
Bu arada Yırcalı'nın hatırlatması üzerine Türkiye-ABD ticaret hacmiyle ilgili rakamları önüme koydum. Tablodan da görebileceğiniz gibi rakamlar mütevazı ama, ticaret dengesi lehimize dönmüş ve istikbal parlak gözüküyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|