Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Şubat 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (2)


Son yirmi yılda, Türkiye'de çok şey değişti. Hemen hemen her konuda dünyada söz sahibi olmaya başladık.
Siyaset ve belediyecilik hariç.
Dünya markalarının hemen hemen tümü ülkemize girdi. Virgin Megastore bile, birçok Avrupa ülkesinden önce İstanbul'a geliyor. 35 yıl önce ampul, zeytinyağı, benzin bulunmazken, ülkede şimdi, ne ararsanız var. Türk markaları da yurtdışında mağazalar açıyorlar. Yurtdışında, Migros, Silk-Casmire, Sarar, Mavi Jeans gibi birçok markamız var. Hatta, markalarımız taklit ediliyor.
Ama, milletvekillerinin, vatandaşın bir türlü yerine getirilemeyen işini takip etmesine bile "torpil" adını takmışız. Milletvekillerine yapılan başvurular tek elden kayıt altına alınıp takibi sağlanamıyor. Milletvekillerinin hizmet için yeterli olanakları yok. Her fırsatta, onları yere vurmaya, maaşlarının yüksekliğinden bahsetmeye bayılıyoruz.

Devlet malına sahip değil
Belediye sınırları içinde ise, devlet malına sahip değil. Gecekondular almış yürümüş. Planlama ve şehircilik hiç yok. Belediyeciler ve belediyeler, o yöredeki insanın ve gelişimin gerisinde kalmışlar.
Sağlıkta dünyanın en iyileri arasına girdik. Yurtdışından ameliyat için hasta geliyor. Dünyada bu konuda çıkan yenilik, birçok Avrupa ülkesinden önce Türkiye'de uygulanıyor. Özel üniversiteler sayesinde, eğitim dev adımlarla ilerliyor. Özel üniversiteler, devlet üniversiteleriyle yarışabiliyor.
Ancak, milletvekillerinin ilgi konuları bile belirlenmemiş. Muhalefet, bir çeşit "gölge kabine" oluşturamamış. Muhalefet liderleri alternatif çözüm önerileri getiremiyorlar. Bütün siyasetçiler, laf ebeliği yapmak ve oy kapabilmek için vatandaşı kandırmak peşinde.
Belediyeler ise, trafik karmaşası karşısında havlu atmış durumdalar. Çözümü, otopark ve köprü yapmakta, yani, yatırımda arıyorlar. Başladıkları işleri de bitiremiyorlar.
Televizyon ve radyo istasyonu sayısına ve bunların kalitesine ne demeli? Birçok Türk televizyonu Avrupa dahil, yabancı ülkelerde izlenebiliyor. Uydumuz bile var. Cep telefonu neredeyse herkesin elinde. Turkcell dünya markası oldu. Dijital telefon her beldeye ulaştı. Hızlı internet sağlayıcılarımız var. Büyük şehirlere, uydudan yol takip sistemi bile geldi.

Partilileri işe aldılar
Hükümet ise, "siyasette çağdaşlaşma" adına hiçbir şey yapamıyor. Ne "Siyasi Partiler Kanunu" ne "Seçim Kanunu" ne de "yarı başkanlık sistemi" masaya yatırılabildi. Milletvekilleri, "Diyalog Grubu" dışında, kendileri için tartışma, eğitim ve üretim sistemi geliştiremedi. Belediyeler ise, partilileri işe almaktan başka iş yapmadılar.
Belediyelere gelince, öyle görgüsüz ve bilgisiz kişileri belediye başkanı yapmışız ki, har vurup harman savrulan paranın onda biri kadar hizmet alınamıyor. Yapılan yolsuzluklar tahammül sınırlarını aştı.
Öte yandan, yabancılar para verip Türk şirketlerini alıyor veya onlarla ortak oluyorlar. Akbank'ın yüzde 20'sini Citibank'ın alması hâlâ konuşuluyor. Yunanlılar bile ülkemizde banka aldı. Finansbank'a iyi para ödediler. Bankacılık, borsa, merkez bankacılığı çağ atladı. Özelleştirmelerimiz iyi gidiyor. Yabancı sermaye girişinde son yıllarda dünyanın ilk 10 ülkesi arasındayız.
Siyaset ve onun bir parçası belediyecilik dışında her şey gelişti, çağdaşlaştı. Bu sıkıntının bütün nedeni, mevcut siyasi sistem ve liderler mi dersiniz?

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Amerika'da Ermeni tasarısı
SİYASİ şartlar Ermeni diasporasının lehine! E...
Çetin ALTAN
Rüya gibi bir kış gecesi, Ankara'da...
1964'te, yani 42 yıl önce yazdığım "7. Köpek"...
Melih AŞIK
Karışık konular
Bugüne dek hiçbir cinayet ve sonrasında olup ...
Fikret BİLA
Harakiri yapılmalı
CHP lideri Deniz Baykal, önceki akşam gazetec...
Güneri CIVAOĞLU
Sinema ve Çankaya
Başbakan R. T. Erdoğan, Antalya Film Festival...
Can Dündar
2 liralık hayatlar
Günlerdir 2 demir lirayı elimde çevirip duru...
Sedat ERGİN
Basında bilgi kirliliğine hayır
Hrant Dink cinayetinin gerisindeki ihmaller z...
Abbas GÜÇLÜ
Çankaya toplantıları
Çankaya Sanat ve Kültür Vakfı, Türkiye Sorunl...
Semih İDİZ
Abdullah Gül'ün yerinde olsaydım ne derdim?
Önceki gün kendimi Dışişleri Bakanı Abdullah ...
Metin MÜNİR
Gıbrız elden giddi be gardaş!
Kıbrıs elden gidiyor diyenler haklıdır. Kıbrı...
Hasan PULUR
Sucuklu, pastırmalı, yumurtalı devlet!
BİR "derin devlet" lafıdır gidiyor.
Derya SAZAK
Empatinin yitimi (2)
Freud'un bir sözünü hatırlatarak "Empatinin Y...
Meral TAMER
Türkiye'nin önüne konan ABD havuçları!
Önceki gün Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi DEİ...
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ve belediyeler neden başaramadı? (2)
Son yirmi yılda, Türkiye'de çok şey değişti. ...
Güngör URAS
Önemli olan paranın nereye gittiği
Bütçe bir yıl içinde hükümetin nerelerden ve ...
M. Ali BİRAND
Nuri Gündeş'e teşekkür ederiz
MİT'in eski İstanbul Bölge Müdürü Nuri Gündeş...

© 2006 Milliyet