Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Şubat 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Müzik hocası, müzikten soğutmuş
'Tırnaklarını yemese müzisyen olacaktı!'

Cem Yılmaz'dan müzik itirafları: 13 yaşında klavye kursuna gittim. Hoca, 'Aaa, sen tırnaklarını yiyorsun' deyince bir daha gitmedim. Yıllar sonra baktım, Phil Collins de yiyor tırnaklarını

MAGAZİN SERVİSİ

Billboard Türkiye'nin şubat sayısında kapak yaptığı Cem Yılmaz, müzik üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Hokkabaz"ın tema müziğini de yaptığı evindeki müzik stüdyosunda Billboard'a poz veren Yılmaz, "Merak ettiğim şu. Mozart'ı oturtma şansımız olsaydı bu aletlerin başına, acaba neler yapardı?" diye sormayı da ihmal etmedi.
Küçüklüğünden itibaren sadece klavyeleriyle sahneye çıkan Depeche Mode'un, ardından Melih Kibar'ın TRT'de bilgisayarda müzik yaparkenki görüntüsünün kendisini çok etkilediğini açıklayan Yılmaz, şunları söyledi:
"Çocukluğumda blok flüt, mandolin dönemini geçtikten sonra klavyeli enstrümanlarda daha başarılı olacağım duygusu geldi bana. Barış Manço'nun o boynuna astığı klavyede parmaklarının gezinmesi görüntüsü de etkisi olmuştur bunda. Bir kursa yazıldım. İlk gün hocam bana 'Klavyenin üzerine parmaklarını koy' dedi. 13-14 yaşındaydım. 'Aaa, sen tırnaklarını yiyorsun' dedi. Bir daha gitmedim ben. Yıllar sonra Phil Collins'in konserini izliyorum. Piyano çalıyor, kamera yaklaştı. Aaa tırnaklarını yiyor Phil Collins. Dedim ki ulan yıllar önce niye kalbimi kırdınız."
"Şimdi sample ve loop âleminde gezdiğimde nice müzik dizilerine, hit şarkılara, reklam cıngıllarına rastlıyorum. İşin içine girdikçe bir sürü insanın bize ne kaskaslamalar yaptığını da görüp çok eğleniyorum... Öyle şarkılar duyuyorum ki! Üstat isimler de olabiliyor. JP 8000 diye bir alet var, açmış, fişe takmış, do'ya basmış, onun apeji vardır hazır, onu koymuş. İnsanın vicdanı elvermez."

'Duayeni yiyeyim!'
"İlk çıktığım zamanlarda birileri, 'Bu kim ki? Ne anlatıyor ki?' dedi. 10 sene geçti. Şimdi de 'Bu çocuk bir duayen' diyenler var. Duayeni yiyeyim. Unvanların, böyle boş lafların olmadığı bir sanat ortamı olsa keşke. Memleket zaten duayenden geçilmiyor. Ben genç, yetenekli ve patlamaya her an hazır bir amatör olmak istiyorum. Kesinlikle daha iyi."

'Düğün salonunda çalacak kadar davulculuğum var'

"Çocukluğumdan beri bu işin elektronik bölümüne meraklıydım. Depeche Mode beni çok etkiliyordu. Sonra Krafwerk, Yello... Davula merak saldığım bir dönem de oldu çocukluğumda. Düğün salonunda çalabilecek kadar davulculuğum var. Bir gün MFÖ ile davul çaldım. Makarayla karışık çaldırdılar stüdyoda. Sonuç fena olmadı."




MAGAZİN
Popstarlar çekirdekten yetişecek
Türbanlı modacıdan cesur çizgi!
Smith'in kızına bir baba adayı daha
'Tırnaklarını yemese müzisyen olacaktı!'
Biri ayıp etti, ama kim?
Semiramis Pekkan'ın Phuket'teki saray yavrusu
'Madonna bile radyo programlarına katılıyor!'







ALİ EYÜBOĞLU


YELİZ ARAS


ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet