|
 |
|
|
Fenerbahçe döküldü
Görüp görebileceğiniz en ilginç penaltılardan biriyle başladı maç. Deniz'in hareketi, hakemin hareketi...
Selçuk Dereli nasıl düşünmüş olabilir? 'Deniz, sol omuzuyla düzeltirken ayarı kaçan topu sağ eliyle yeniden ayarladı'. Herhalde böyle! Öylese Deniz ne düşündü acaba?
Bu erken öne geçiş, Rıza Çalımbay'ın sadece bu seviyede uygulanabilir olduğu Beşiktaş'ta ispatlanmış futbol anlayışına çok uygun bir zemin yarattı. Rakibin her silahının başına bir savaşçıyla sert baskı, neredeyse kaleciyi savunmanın ortasına getiren bir geride kabul ediş ve baskın oyunu.
Bu baskınlardan birinde oyunda kaldığı sürece sadece rakiplerin peşinden koşan Serkan, Ferdi'yi kaçırıp, her topa çıkan Volkan'ın da yerinde durası gelince Rize için artık her şey daha kolaydı. Ama Rıza Çalımbay da -herhalde eski bir Beşiktaş adeti olsa gerek- tıpkı Ziya Doğan gibi yardımcılarına sevinmeyi yasaklıyordu. Ama Çalımbay'ın oyun sistemi ve bu çekingenliğinden yararlanacak bir Fenerbahçe yoktu sahada. Bu arkaik oyunu aşacak bir tempo bulamadılar. Rize'nin geri çekilişinden dolayı doğal olarak ileri gittiler, ama o kadar yavaş top çeviriyorlardı ki, neredeyse hiç zorlayamadılar rakibi. Sürekli, hiç durmaksızın ceza sahası önü verkaçlarıyla rakibi delmeye çalışıyor, sürekli, ortaya dönüyorlardı. İki kez sol kanada Uğur'a top indirdiler, çok kötü kullanmasına rağmen ikisi de pozisyon oldu.
Blöf yediler
İkinci yarıda bu defoya yine gidemediler. Yozgatlı oyuna girene kadar Rize savunmasını daha büyük bir alanda oynamaya itecek, onları zorlayacak hiçbir şey yapmadılar.
Halbuki bu oyunun böyle olacağını, bir de geriye düşüldüğünde çok sıkışacağını herkes biliyor olmalıydı. Rıza Çalımbay muhtemelen başka oyun anlayışlarına da hakim olmakla birlikte sadece ve sadece bunu oynatmayı tercih ediyordu. Futbolculuk yıllarında hep aynı çalım ve ortayı atarak futbol tarihinde efsane olmuş, teknik direktörlüğünde de hep aynı oyunu oynatarak Beşiktaş'a kadar yükselmişti. Kartlar açıkken blöf yedi Fenerbahçe, anlayacağınız.
Çarşamba için ise söylenebilecek en iyi şey, bir klişe. 'Avrupa maçlarını havası farklıdır'.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|