Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Şubat 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"İçki profesörü" Michael Jackson

Bu Michael Jackson, başka Michael Jackson... Şarkıcı değil, dünyanın en ünlü bira ve viski uzmanı... Yıllardır kitaplarından beslendiğim büyük ustayla, Efes'in yeni birasının lansmanı için geldiği İstanbul'da tanıştık, söyleştik


myalcin@turk.net

Çekirdekten yetişme gazetecinin tadı başka oluyor. Hayata 16 yaşında bir haftalık yerel gazetede muhabir olarak atılan Michael Jackson, 65 yaşına geldiği ve artık duayen bir içki yazarı olduğu halde, fikirlerini yine de diplomatik yumuşatmalara girmeden, "pata küte" söylüyor:
"Eskiden biralar daha güzeldi, daha kişilikliydi. Çünkü biralar kendine özgü yabani mayalarla mayalanırdı. Zamanla bilim dünyası mayaların özelliklerini keşfetti, kültür mayalarıyla kontrollü fermantasyon yapmaya başladı, bununla birlikte biraları da lezzetten arındırmaya koyuldu. Bana bilim adamları 'Bu şekilde bira daha hijyenik, daha kolay üretiliyor' diyorlar. Beni ilgilendirmiyor!
Ben bilim adamı değil, muhabirim. Gördüğümü yazarım. Biralar eski güzelliğinden uzaklaşıyor. Düsseldorf'ta mesela Alt Bier'lar eskiden yabani maya üstten verilerek, ağır ağır mayalanır, tatları çok zengin olurdu. Şimdi fenni maya tankın altından veriliyor, bira hızla üretiliyor, tadı ise eski güzelliğinde değil.
Polonya'daki Danziger biraları, lezzetlerini kaybetmediler. Çünkü tatlarını, yapıldıkları birahanelerin nemden küflenmeye yüz tutmuş duvarlarında bulunan yabani mayalardan alıyorlar.
Yabani mayayı, saçını kesip kravat takarak daha saygın hale getiremezsin. Neyse, odur... Ama biracılar ürünlerini daha geniş kitlelere satma uğruna yadırganabilecek keskin, uç tatlardan uzaklaşmaya çalışıyorlar, bunun için de yeni mayaları kullanıyorlar."
Michael Jackson "Daha çok satma" uğruna kitabına müdahale edilmesinden de şikayetçi: "Son viski kitabımın kapağına, viski tadım bardağı olan ve ufak bir şarap bardağını andıran kadehin konmasını istedim. Yayıncı yine normal viski bardağındaki viskinin resmini kapağa koydu. Neymiş, okuyucular yadırgar, ürkermiş. Daha çok okuyucu kitabı alacakken, almazmış. Daha çok okuyucunun canı cehenneme!"

"Eski viskiler de daha iyiydi"
Bira ve viskinin arpadan yapılmalarına atfen, "Arpanın Gurusu" olarak adlandırılan, bira, viski ve pub kültürü konulu onlarca kitabının yanı sıra "Bira Avcısı" adıyla uzun yıllar BBC'de yerel biraları keşfettiren programlar da yapan Jackson, Efes'in konuğuydu. Efes Biracılık'ın Gusta adıyla piyasaya çıkardığı buğday birasının lansmanında bulundu, "Yeni biçilmiş çimen kokularını saçan, ferahlatıcı bir bira" diyerek övdüğü biranın tanıtımının ardından, bir grup yeme-içme yazarıyla Feriye Lokantası'nda öğle yemeği yedi.
Yemekte Jackson'a, viski dünyasındaki değişimi de sordum: "Zaman zaman eski yıllardan kalma harman viskileri açıyoruz. Malt oranları daha fazla, daha dolgunlar, daha uzun yıllanmış gibiler..." Usta yazar, "Size katılıyorum" dedi. "Eskiden özellikle harman viskiler daha güzel, daha zengindi. Mayalanmanın orada da etkisi var. Eskiden damıtımevleri, arpa sularını damıtmadan önce kendilerine ait yabani mayalarla mayalandırırlardı. Daha 'bilimsel' fermantasyon, orada da lezzetleri etkiledi..."
Peki ya malt viskilerdeki aşırı çeşitlenme, ikinci bir fıçıda yıllandırılmış viski türünün yaygınlaşması ve abartılı boyutlara gelmesi?
Jackson gülümsedi: "Birkaç yıl önce İskoçya'da deniz kenarında bir damıtımevindeyken, sahile bir gemi yanaştı ve tuzlu ringa balığı fıçıları indirmeye başladı. Damıtımevindekilerle, 'Bu fıçılarda amma viski olur' diye dalga geçtik. İş neredeyse o hale geldi ama yine de ben tutucu değilim. Şeri fıçılarının dışında, Porto ve Madeira şarabı fıçıları da viskiye güzel bir çeşni veriyor doğrusu."
Michael Jackson'la yaklaşık dört saat lafladık ve az daha Londra uçağını kaçırmasına yol açacaktık. Sohbetimizin zenginliği, bu sütunun sınırlarını zorluyor. Ancak Jackson'ın renkli kaleminden dünya viski ve biralarını tanımak isteyenler, kitaplarını iyi kitabevlerimizde bulabilirler.
Dünyanın en önde gelen viski ve bira yazarının, bira devimiz tarafından Türkiye'ye davet edilmesi, içki dünyamızın dünya trendlerini izlemeye başlamasının, dünya standartlarına yönelmeye başlamasının da bir göstergesi. İçkiyi sarhoş olmak için değil, bir damak tadı unsuru olarak yudumlayan uygar insanlar için, doğrusu mutluluk verici gelişmeler bunlar.


PAZAR
Güney Kutbu'na yürüyüşün hikayesi
"Ne isimmiş bu Gönül Yazar... Sermayeden yiyorum bitmiyor"
"Köpeğime verdiğiniz bu ilacı ben de kullanıyorum"
"Hâlâ en kuvvetli okul ruhu bizde!"
Partilemenin yeni adı: Sexenbir
İstanbul'u çizdiler...
Yeni belgelerle Çanakkale'deki Atatürk
Amber kokulu şarkılar
Kentler ve heykeller
İpek raylar
Benim kuşağımın dizi kahramanları
Büyük değişimler dönemi: 2008-2012
Roma'nın lezzetli yüzü
Renkli bir ressam: Amadeo Preziosi
Duygusal açlık kilo aldırır
Kart kurt ve "Kurtlar Vadisi Terör"
Romantik bir tatil için rotalar
"İçki profesörü" Michael Jackson





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet