Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Şubat 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yetmiş sekiz kuşağı

Görüş / Engin Önen

Geçen hafta nostaljik anların yaşandığı bir yemeğe katıldık. Yetmişli yıllarda sol hareket içinde yer alan bir fraksiyon içinde tanışmış, ba€ kurmuş bir grubun düzenlediği yemekti bu.
Balçova Termal Tesisleri’nde düzenlenen bu gece, neredeyse otuz yıl sonra tekrar bir araya gelen yüzlerce insanın duygusal anlar yaşamasına neden oldu. Türkiye’nin dört bir tarafından, Kıbrıs’tan, Almanya’dan ve Hollanda’dan bu geceye katılanların amacı, bu kez, siyasal bir mücadeleye girmek gibi gözükmüyordu. Bir vakıf arayışı içindeydiler.
Ama yaşanan onca acı ve tatlı hatıralar depreştikçe, nostaljik bir siyasal atmosfer oluşuveriyordu. Konuşma yapan sözcü, otuz yıl öncesini hatırlatan içerik ve tonda bir konuşma yaptı.
***
Emperyalizm, emek ve tam bağımsızlık kavramlarının bugün eski anlamlarını koruyup korumadığı pek önemli değildi. Önemli olan ''Güzel günler göreceğiz çocuklar'' heyecanının hatırlanmasıydı. ''Güneşli güzel günler''e inanmanın oluşturduğu sıcak bağlara duyulan özlemin paylaşılmasıydı.
Ege Üniversitesi günleri, küçük kantin, yurtlar, MÖTBE, Tariş olayları ve Gültepe... Boykot ve okul işgalleri... Üniversitede panzerler, barikatlar, okul duvarlarındaki kurşunlar hatırlandı. Sorgular, hapishane koğuşları, işkenceler, idamlar ve bazen daha on yedisinde...
***
İzmir’in her bir köşesinde faşist kurşunlara ve kalleş pusulara hedef olmuş gençlerin adı anons edildi tek tek, ''aramızdalar'' diye. Çok yıllar önceydi. Vatan haininin, düşmanın adının ''komünizm'' ve ''solculuk'' olduğu yıllardı.
Marşların söylendiği ve sloganların atıldığı anlar, çok farklı düşüncelere alıp götürdü beni.
''Faşizme ölüm, halka hürriyet.''
Böyle bir slogan ister istemez, bugün solun veya sözde solun, faşizmle ve hürriyetle nasıl bir probleminin olduğunu akla getiriyor.
Ve düşünmeden edemiyor insan. Kendini solda görenlerin önemli bir kısmı, nasıl oldu da faşizme yakın hareketlerle bu kadar fikri yakınlaşma içine girdiler? Böyle bir pozisyonu, solla ilişkilendirmek ne kadar mümkündür?
Adil (Serim) Hoca, geceye güzel türküler ile renk kattı.
Hele hele ''Sarı Gelin''le başlaması, çok önemli bir boşluğu doldurdu.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Otobüslere bakım ve kontrol yapılmıyor mu?
Yetmiş sekiz kuşağı
Marka şehir yaratabilmek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet