|
 |
|
|
Alex ve Deivid'in maçı
Fenerbahçe'nin Rize'de oynadığı oyun, var olan sıkıntılarının doğal sonucu değil. Bunun ötesinde bir kötü oyundu.
Bu kötü oyun, Fenerbahçe'nin tek güçlü, ama çok güçlü yönü olan orta sahasının çöküşünden. Appiah, Marco ve Tuncay'ın bu kadar sıradanlaşması futbolun doğasına ters. Savunmada topla oynayabilen oyuncu bulmaktaki sıkıntı, hücumda iplerini bağlayabilecekleri bir santrfor bulmakta yaşadıkları sorun onları zorluyor ve iflas noktasına getiriyor olabilir. Ama bu kadar düşük bir oyun muhtemelen onlar için de kabul edilemezdir. Fenerbahçe orta alanı, böyle bir tecrübeyi Alkmaar maçından önce yaşadığı için şanslı. Ekstra bir hücum gücüyle karşılaşmadan önce, pabucun pahalı olduğunu daha iyi hiçbir şey bu kadar iyi anlatamazdı.
Çöküşlerinin nedeni
Fenerbahçe geride top kurarken daha güvenli ve soğukkanlı olması gerektiğini artık biliyor olmalı. Her maçta mutlaka yaptıkları, Rize de bir kez yapıp gol buldukları hızlı tek pas oyununun, skor bulmada en önemli şansları olduğunu da (attıkları son 3 gol hızlı tek pas oyunlarıyla oldu.)
Bunu yaparken rakibi bozmak için onlardan daha sert olmaları gerektiğine uyanmış olmalılar. Tuncay, Appiah ve Marco belki de ilk kez Alex gibi gölge takibi yaptı Rize'de. Çöküşleri bundan.
Bunlar Fenerbahçe'nin kalbinin, yani orta 4'lüsünün yeniden kuvvetle işe el koymaları için gereken unsurlar. Bunu destekleyecek diğer temel hamleleri de Zico yapacak mutlaka. Serkan Rize'de sağ kanadı tutamadı. AZ karşısında tutması beklenemez. Bu bölge için en uygun aday Deniz. Göbek Can'ın olabilir. Seçenek az zira. Sağ kanatta Deniz - Yozgatlı ikilisinin ideale en yakın seçenek olduğunu söylemek mümkün.
Zico'nun çözmesi gerek
Sol kanat içinse. Ümit'in orta yapma becerisi yüksek Uğur'un geri dönüşü daha iyi. Tuncay'ın santrfor yokluğunda golcülüğünün ortaya çıkabilmesi için arkasının daha sağlam tutulması mı yoksa daha iyi bir pasör mü daha önemli? Zico'nun çözmesi gerek.
Ve gerçek mevzu. Semih ve Kezman'ın yokluğu Çarşamba akşamı, en çok tartışılan 2'linin rüştünü ispat etmeleri için gerekli ortamı sağlıyor. Yozgatlı Appiah- Marco ve Tuncay'ın önünde, Deivid ve Alex'in ortaya koyacakları oyun, her şeyi anlatacak. Önceden fazla lafa gerek yok. Bu iki oyuncu Fenerbahçe'yi ileriye taşıyabilir mi, yoksa olmasalar da olur mu? Göreceğiz. Bu herkesten çok onların maçı.
Ronaldinho vuruşu
Onu Galatasaray'dan genç bir yıldız adayıyken Terim yolladı. Türkiye'nin ortak fikirle 1 numara ilan ettiği hoca. Son yılların sevip sevmemek ayrı konudur- en başarılı başkanı Aziz Yıldırım da Fenerbahçe'den... Yani yaşadığı sürgünlerde Ceyhun'un da payı olduğu açıktır. Bir kez olsa haksızlık ya da tesadüf denebilir. Ama 2 kez olunca böyle düşünmek normal. Biliyoruz ki adı, Ceyhuninho olsaydı, yollamak bu kadar kolay olmazdı. Türk oyuncuların kaderidir bu. 2 maçta Marcelinho'dan fazlasını vermesi değerini ortaya koyuyor. Umarım bu kez başka türlü mutlu bir hikaye olur onunki. Çünkü laf olsun diye değil, gerçekten Milli Takım'ın ihtiyacı var ona. Tümer, Yıldıray, Emre, bir dolu gole dönük oyuncunun beklenenin altındaki seviyelerine iyi bir alternatif çünkü. Ve kariyerinin sonlarına doğru, Terim'le 2. bir şans bulması da hoş bir tesadüf olur.
Bunları yazdıran attığı müthiş gol. Sınıflandıramıyorum. Aşırtma değil, plase değil, kalçadan, dizden ya da bilekten çıkmış bir şut değil. Gerrard ve Ronaldinho'dan zaman zaman gördüğümüz bir mucize attığı şut. Sezonun ilk 3'ünde olacağı şimdiden belli.
Yabancı hocaların işi ne?
Türkiye Türkleri 70 milyon, AvroTürkler 4 milyon.
AvroTürklerin Türkiye nüfusuna oranı kaba hesapla %5...
Turkcell Süper Lig'de benim sayabildiğim 56 AvroTürk var.
Yani yine kaba hesapla her takımda 22 oyuncu var, ortalama 3'ü AvroTürk. Oran yüzde 14.
6 yabancıyı çıkar.
Türkcell Süper Lig'deki Türk oyuncuların %19'u AvroTürk.
Nüfusun yüzde 5'inden ligdeki Türklerin yüzde 20'si çıkıyor.
Avrupa'nın en genç nüfusu bu topraklarda. Avrupa'nın ekonomik şartlar gereği futbolcu tarlası olmaya en müsait nüfusu burada...
Ancak Türk futbolunun lige yetiştirdiği her 4 oyuncu için 1 oyuncu da Almanlar yetiştiriyor.
Hani ayrımcı olan Almanlar.
Sen 4 yetiştiriyorsun, onlar 1 ekliyor. Bir de ayrımcı olmasalar, ligin yarısı AvroTürk olacak.
Turkcell'le sınırlı değil bu. Telekom Lig'de benim sayabildiğim AvroTürk sayısı 44. 2B'de de varlar. Çokça.
Son yıllarda her ne şartta olursa olsun Türkiye'ye gelmek istemeyen Yıldıray, Hamit, Halil, Nuri gibi onlarcasını da ekleyin. Gelseler bu oran kim bilir kaça çıkacak?
Peki bu oyuncuların hepsi bonservisi elinde mi geliyor? Yo! Bizim Türkler için Almanya'ya tonla para ödeniyor.
Adamı ayda 2 bin avro para kazansın da, köydeki eşe dosta baksın, Türkiye'de yatırım yapsın diye yolla, sonra çocuğuna 2 milyon avro bonservis ödeyip Türkiye'ye getir. Ticarete bak sen?
Böyle ticaret olur mu?
Peki ters yönde durum ne? İhracat? Almanya'da Türkiye'de yetişmiş kaç Türk oynuyor? Bir. Alpay Özalan. 2. Lig'de. Peki tüm Avrupa'da? Sadece 6 oyuncu. Sadece Rize'de lig başında 7 AvroTürk vardı. Olur mu böyle ticaret?
Bu ticaretin dışında kalmış orada Alman gibi oynayıp emekli olanları kat işin içine. Neredeyse senin kadar oyuncu yetiştiriyor adam 4 milyon insandan.
Bizim 2 haftada bir, yılda 3 kulüp değiştiren, 2 yılda 2 kez tur atıp aynı kulübün başına gelen dünya dahisi teknik direktörlerimiz, bu durumdan hiç gocunmaz. TV'ye çıktıkları zaman yabancı hocalara çok kıyak geçildiğinden, Türk hocalara şans verilmediğinden şikayet eder dururlar.
Senin 70 milyondan yetiştirdiğin her dört oyuncuya, o adam 4 milyondan 1 tane aslan gibi futbolcu eklesin, sonra da şikayet et. Azlar bile mirim! Azlar.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|