Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Şubat 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sıra ne zaman K. Irak'a gelecek?


Amerikan yetkililerinden bir süredir duyduğumuz laf şuydu: PKK'ya karşı mücadelede somut sonuçları yakında göreceksiniz. Sabırla bekleyin...
Geçen hafta Fransa'da PKK yöneticilerine ve yandaşlarına karşı girişilen ve 14 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyon, ABD yetkilileri tarafından bu sonuçlardan biri olarak gösterildi.
Fransa'daki operasyon haberinin geldiği gün, ABD'nin Türkiye'deki büyükelçisi Ross Wilson, bir grup Türk gazeteciyle sohbetinde bu sonucu PKK ile mücadele için kurulan özel temsilcilik mekanizmasının bir başarısı olarak gösterdi.
Aynı gün Washington'da bulunan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de Fransa'da PKK'lıların yakalanmasında ABD'nin katkısı bulunduğunu belirtti.
Türk medyası da olayı aynı açıdan değerlendirdi. Hatta bazısı -Belçika'da bir tutuklamayı da ekleyerek- "PKK'ya karşı Avrupa çapında bir operasyon başladığını" bildirdi...

Neden şimdi?
Fransız polisinin PKK'lılara karşı operasyon düzenleyerek bazı önde gelen kişileri gözaltına alması, kuşkusuz önemli bir gelişme. Türkiye öteden beri Fransa dahil Avrupalı dostlarına PKK'lıların faaliyeti konusunda bilgi aktarıyor ve terörle mücadele bağlamında gereken önlemleri almasını istiyordu.
Fransa son operasyonu kendi inisiyatifiyle mi, yoksa ABD'nin isteği veya ortak mekanizmanın gayretiyle mi yaptı?
ABD'li yetkililer bu "somut sonucun" kendi katkılarıyla alındığını söylüyorlar. Fransa'daki PKK'lılar da ABD'yi Paris'i bu yöne itmekle suçluyorlar.
Ancak Fransız yetkililer bu iddiayı reddediyorlar ve hatta Amerikalılara böyle haberler yaydıkları için kızıyorlar.
Fransızlar zaten bu işin peşinde olduklarını ve geçenlerde bazı delillerin ele geçirilmesinden sonra, bu operasyona girişmeye karar verdiklerini söylüyorlar.
Ama gene de bunun zamanlaması düşündürücü...
Neyse, önemli olan, sonunda Fransa'nın da bu konuda harekete geçmesidir.
Diğer Avrupa ülkelerine gelince, en azından şu aşamada, "Avrupa'da PKK'ya karşı geniş bir operasyon"dan söz etmek abartılı olur. PKK'nın kümelendiği ve faaliyette bulunduğu belli başlı Avrupa ülkelerinde henüz bu yönde bir hareket yok...

Ne kadar yakın?
Aslında Türk kamuoyunun esas beklentisi, Kuzey Irak'taki PKK varlığıyla ilgili. Bu beklenti her fırsatta ABD özel temsilcisine ve Washington'daki ilgili yetkililere iletildi.
Kuzey Irak'taki durum bu bağlamda daha karışık. Türkiye ABD'ye -ve Irak hükümetine- gerekli bilgileri çoktan verdi. PKK'nın o bölgedeki varlığı ve faaliyeti de zaten açıkça biliniyor.
Büyükelçi Ross Wilson ile sohbetimizde, ABD'nin neden bilinen bazı önemli isimleri yakalamadığını ve Fransa'dakine benzer bir operasyonu düzenlemediğini sorduk. Yanıtı şu oldu: "Orada bizim polis gücümüz yok"...
Amerikalıların bu tür operasyonları "yasal" kurallara uygun olarak yapma konusundaki duyarlılığı, aslında Irak'taki gerçeklerle uyuşmuyor. ABD bu ülkede kendi çıkarları gerektirdiğinde her türlü müdahalede bulunabiliyor. Kuzey Irak'ta İranlılara karşı girişilen baskın ve tutuklamalar bunun son örneği...
Bununla beraber, ABD'nin şu yakınlarda K. Irak'taki PKK'lılarla ilgili bazı "jestler" yapması olasılığı var. ABD Dışişleri Bakan yardımcılarından Daniel Fried'in "şimdi sıranın Kuzey Irak'a geldiği" yolunda Türk medyasına son verdiği mesaj bu umudu artırıyor. Bekleyip göreceğiz.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anadolu'da bin yıl
CNN Türk'te geçen cuma akşamı tarihçi İlber O...
Melih AŞIK
"Hedef Tahran"
Independent gazetesi dün "Hedef Tahran" manşe...
Fikret BİLA
Baykal ne yapmak istiyor?
Uluslararası Güvenlik Konferansı'nı izlemek ü...
Hasan CEMAL
Amerika, aklını yediyse!
Amerika, Türkiye'de istikrar istiyor mu? ...
Güneri CIVAOĞLU
Cumhurbaşkanı robot resmi
Bülent Arınç'ın cumhurbaşkanlığı seçimi için ...
Can Dündar
Savaş kültürü ve ırkçı tehdit
Alman Der Spiegel dergisi, "Öldürücü milliye...
Abbas GÜÇLÜ
Şûrada kopartılan fırtına ve sonrası
Hatırlanacağı gibi 17. Milli Eğitim Şûrası, 1...
Hurşit GÜNEŞ
Seneye bütçeyi acaba kim açıklayacak?
Geçen hafta 2006 bütçesinin kesin sonuçları a...
Sami KOHEN
Sıra ne zaman K. Irak'a gelecek?
Amerikan yetkililerinden bir süredir duyduğum...
Metin MÜNİR
Türk ekonomisi dadısız yaşayabilir mi?
Türkiye'nin IMF boyunduruğundan kurtulma zama...
Derya SAZAK
ÖDP ve sol
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Baş...
Meral TAMER
Latinlerin yeni IMF'si Venezuela
Birkaç gün önce gözüm Venezuela'nın bölgesel ...
Güngör URAS
İstihdamsız ve de gelirsiz büyüme
2000-2004 yılları arasında:
Serpil YILMAZ
Doğalgazda ithalat oyunu
Botaş'ın doğalgaz ithalatını yüzde 20'ye düşü...
M. Ali BİRAND
Bu defa kurtulmak güç görünüyor...
Ermeniler, yıllardan beri böyle bir konjonktü...

© 2006 Milliyet